The relationship between teachers perceptions of change faciliation and resistance to change
* Author to whom correspondence should be addressed.
Yildiz Journal of Educational Research 2023, Vol. 8, Issue 1, pp. 28-42; doi.org/10.14744/yjer.2023.018
Abstract
Keywords: Resistance to change; change fatigue; change management; organizational change.
2. Öğretmenlerin, değişim yorgunluğu ve değişime direnç
düzeyleri konusundaki algılarına yönelik; cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, kıdem, okulda çalışma süresi, okulun bulunduğu yer ve mesleki yaşantıları boyunca değişim yönetimi ile ilgili herhangi bir kurs veya seminer alma değişkenleri açısından istatiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermekte midir?
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
Yöntem
Araştırmanın Modeli Bu çalışma betimsel tarama modeli kullanılarak yapılan bir araştırmadır. Betimsel araştırmalar; nesnelerin, olayların, olguların, örgütlerin, kurumların, grupların ve değişik alanların ne olduğunu açıklamaya, betimlemeye yönelik yapılan araştırmalardır. Söz konusu durum sayesinde onları tam olarak anlayabilme, kendi içinde gruplara ayırma imkânı elde edilir ve aralarındaki ilişkiler tespit edilebilir (Kaptan, 1998). Betimsel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmalarla, bilimin gözlem, verileri kaydetme, meydana gelen olaylar arsındaki ilişkileri saptama ve daha önce belirlenen değişmeyen kurallar üzerinde genelleme yapma gibi özellikleri bulunmaktadır. Yani bilimin tasvir edilmesi işlevi önceliklidir (Yıldırım ve Şimşek, 2011). Araştırmada, öğretmenlerin, değişim yorgunluğu ve değişime direnç konusundaki algıları arasındaki ilişki ele alınmıştır. Bu amaçla öğretmenlerin, değişim yorgunluğu ile değişime direnme tutumlarına ilişkin durumlarını, anket çalışması ile elde edilen veriler ışığında tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılarak desenlemiştir. Nicel araştırmalar, üzerinde yaşanılan dünya ile ilgili bilgilere ulaşmak için
sayısal verilerin planlı, tarafsız ve sistematik bir süreçte ele alınmasıdır (Aslan ve Güzel, 2018). Araştırma için oluşturulan model aracılığıyla öğretmenlerin, değişim yorgunluğu ve değişime direnç arasındaki ilişki araştırılmıştır. Evren ve Örneklem Bu çalışmanın evrenini Adıyaman İli Kahta İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde bulunan okullarda çalışan 1929 öğretmenden oluşturmaktadır. Örneklem belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme, “derinlemesine araştırma yapabilmek amacıyla çalışmanın amacı bağlamında bilgi açısından zengin durumların seçilmesidir” (Büyüköztürk, 2012). Kolay örnekleme ise, “zaman, para ve işgücü açısından var olan sınırlılıklar nedeniyle örneklemin kolay ulaşılabilir ve uygulama yapılabilir birimlerden seçilmesidir” (Büyüköztürk, 2012). Salgın süreci içinde sosyal mesafenin korunması, örnekleme kolay ulaşma imkânı sağlaması, ek bir açıklamaya gerek duyulmaması, ulaşılan kişilerin anlamalarında sıkıntı çekmemesi gibi durumlar bu yöntemin seçilmesinde etkili olmuştur. Araştırmanın örneklemi, Adıyaman İli Kahta İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda çalışan 360 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan örnekleme grubu ile ilgili bilgiler Tablo 1‘de gösterilmiştir.
Tablo 1. Araştırmaya Katılan Örneklem Grubu (n=360) Değişkenler
Kadın Erkek Toplam 25 ve Altı 26-35 Arası 36-45 Arası 46-55 Arası 56 ve üzeri Toplam Ön Lisans Lisans Yüksek Lisans Doktora Toplam İlkokul Ortaokul Lise Toplam Okul Öncesi Sınıf Öğretmenliği Sözel Branşlar (Türkçe, Sosyal Bilgiler, Edebiyat, Tarih, Coğrafya, Felsefe) Sayısal Branşlar (Matematik, Fen
Kıdem Okuldaki Çalışma Süresi Okulun Bulunduğu Yer Değişim Yönetimi Kurs/ Seminer Alma
Bilimleri, Fizik, Kimya, Biyoloji) Beceri (TeknolojiTasarım, Bilişim, Beden Eğitim, Görsel Sanatlar, Müzik) Toplam 0-5 yıl 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21-25 yıl 26 ve üzeri Toplam 0-5 yıl 6- 10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Toplam Kırsal Kesim Şehir Merkezi Toplam Evet Hayır Toplam
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
Tablo 1’deki bulgulara göre; araştırmaya katılanların %40’si (148 kişi) kadın, %58.9’i (212 kişi) erkek öğretmendir. Katılımcıların %3.1’i (11 kişi) 25 yaş ve altı, %48.3’sı (174) 26-35 yaş, %37.2’ü (134 kişi) 36-45 yaş, % 10.8’i (39 kişi) 46-55 yaş ve %0.6’i (2 kişi) 56 yaş ve üzeridir. Katılımcıların %85.6’i (308 kişi) lisans, %14.4’i (52 kişi) yüksek lisan mezunudur. Katılımcıların %11.9’ü (43 kişi) okul öncesi öğretmenliği, %32.5’ü (117 kişi) sınıf öğretmenliği, %32.2’i (116 kişi) sözel branşlar (Türkçe, sosyal bilgiler, edebiyat, tarih, coğrafya, felsefe), %12.2’u (44 kişi) sayısal branşlar (matematik, fen ve teknoloji, fizik, kimya, biyoloji), %11.1’u (40 kişi) beceri (beden eğitim, teknoloji-tasarım, bilişim, görsel sanatlar, müzik), branşlarındaki öğretmenlerden oluşmaktadır. Katılımcıların %18.9’u (68 kişi) 0-5 yıl, %32.5’i (117 kişi) 6-10 yıl, %25.8’si (93 kişi) 11-15 yıl, %11.9’i (43 kişi) 16-20 yıl, %6.4’i (23 kişi) 21-25 yıl, %4.4’u (16 kişi) 26 yıl ve üzeri kıdemdeki öğretmenlerden oluşmaktadır. Katılımcıların %42.2’i (152 kişi) ilkokulda, %40.6’u (146 kişi) ortaokulda ve %17.2’i (62 kişi) lisede türü okullarda çalışmaktadır. Katılımcıların %73.6’i (265 kişi) 0-5 yıl, %20.8’i (75 kişi) 6-10 yıl, %4.7’si (17 kişi) 11-15 yıl ve %0.8’i (3 kişi) 16-20 yıl arası görev yaptığı okuldaki süreyi ifade etmektedir. Katılımcıların %26.4’ü (95 kişi) kırsal kesimde, %73.6’si (265 kişi) ise şehir merkezinde çalışmaktadır. Katılımcıların %35.8 ‘si (129 kişi) değişim yönetimi ile ilgili kurs ya da seminer almış olup %64.2 (231 kişi) ise değişim yönetimi ile ilgili kurs ya da seminer almamıştır. Veri Toplama Araçları Araştırmada verileri toplamak için ölçek uygulanmıştır. Ölçek bilgisayar ortamında düzenlenerek katılımcılara link gönderilerek ulaştırılmıştır. Veri toplamak için öğretmenlerin, değişim yorgunluğu ile değişime direnç düzeyleri konusundaki algıları arasındaki ilişkiyi araştırmak için alınyazın taranarak araştırma için uygun görülen; sosyo-demografik bilgi formu, Limon (2020) tarafından uyarlanan Değişim Yorgunluğu Ölçeği ve Oreg (2006) tarafından geliştirilen Kurt (2010) tarafından dilimize çevrilen Değişime Direnç Ölçeği kullanılmıştır. Değişim Yorgunluğu ölçeği altı maddeden oluşan tek boyutlu bir ölçektir. Değişim Yorgunluğu Ölçeğinin güvenirliğinin hesaplanması için Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı ve madde toplam korelasyon katsayıları hesaplamıştır. Ölçeğe ait Cronbach Alfa Katsayısı 0,84 olarak hesaplanmıştır. Değişim Yorgunluğu Ölçeğinin güvenirliğine ilişkin bu değer veri toplama aracının ölçüm güvenilirliğin kabul edilebilir düzeyde olduğunu belirtmektedir. Değişime Direnme Ölçeği 16 maddeden oluşan 5’li likert tipi bir veri toplama aracıdır. Ölçek dört alt boyut bulunmaktadır. Birinci alt boyutu ‘‘rutin arama’’, ikinci alt boyutu ‘‘duygusal tepki’’, üçüncü alt boyutu ‘‘ kısa vadeli düşünme’’ ve dördüncü alt boyutu ise ‘‘bilişsel katılık’’tır. Ölçeğe ait Cronbach Alpha Katsayısı 0.80 olarak hesaplanmıştır. Değişime Direnme Ölçeğinin Güvenirliğine ilişkin bu değerler veri toplama aracının ölçüm güvenilirliğin kabul edilebilir düzeyde olduğunu göstermektedir. Tüm maddelerin ortak
varyarns değerinin 0.5’ten büyük olduğu, döndürülmüş faktör matrisinde yer alan faktör yüklerinin 0,3’ün üzerinde olduğu ve ölçeğin orijinal ölçek yapısına benzer şekilde 4 boyutlu bir yapı olduğu görülmüştür. Ayrıca bu 4 boyutlu toplam faktör varyansı %56,896’sını açıklamaktadır. Ölçekler 5’li likert (1=Kesinlikle Katılmıyorum; 5=Kesinlikle Katılıyorum) tipindedir. Sosyo demografik bilgi formu, araştırmada kullanılan ve araştırmanın amacına yönelik belirlenen, katılımcılara ait cinsiyet, yaş, eğitim durumu, branş, mesleki kıdem, görev yaptığı okulda çalışma süresine, okul türü, okulun bulunduğu yer ve değişim yönetimi ile ilgili alınan seminer ve kurs bilgilerine ilişkin verileri toplamak amacıyla tarafımdan hazırlanan bilgi formudur. Verilerin Toplanması Veriler, tüm dünyayı etkileyen Covid-19 salgını nedeniyle katılımcılara çevrimiçi ulaştırılarak toplanmıştır. Ölçekler, katılımcılara ulaştırılarak gönüllülük esasına dayalı olarak ankete katılmaları istenmiştir. Araştırma kapsamında uygulanan anket iki bölümden meydana gelmiş olup. İlk kısım katılımcılara ilişkin demografik bilgileri içerirken ikinci kısımda araştırma değişkenlerin ölçümüne yönelik Değişim Yorgunluğu Ölçeği ve Değişime Direnç Ölçeği, olmak üzere iki farklı ölçek bulunmaktadır. Adıyaman ili Kahta ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise türündeki okullarda görev yapan öğretmenlere uzaktan erişim yoluyla ölçekler ulaştırılmıştır. Anket 413 öğretmene ulaştırılarak ve 360 öğretmenden elde edilen veriler kullanılmıştır. Verilerin Analizi Araştırmada öğretmenlere uygulanan ölçekten elde edilen verileri SPSS 23 istatistiki analiz programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz esnasında yüzde, standart sapma ve ortalama istatistiklerine yer verilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla çarpıklık (Skewness), basıklık (Kurtosis) değerleri incelenmiştir. Çarpıklık ve basıklık değerlerinin -1 ve +1 arasında olduğu saptanmıştır. Tabachnick ve Fidell (2013), çarpıklık ve basıklık düzeyi +1 ile -1 aralığında ise dağılımın normal olduğunu söylenebileceğini belirtmiştir. Ölçeklerden elde edilenveriler normal dağılıyorsa verilere parametrik testler uygulanır. Araştırmada yer alan ve iki gruptan oluşan değişkenlere t- testi, üç ve daha fazla gruptan oluşan değişkenlere ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmıştır (Demir vd. 2016) Araştırmaya öğretmenlerin değişim yorgunluğu ve değişime direnç ölçek ifadelerine verilen cevapların puanlar dikkate alınarak belirlenmiştir. Bu ölçeklerin puan aralıkları tespit edilirken [(En yüksek puan – En düşük puan)/ En yüksek puan] formülü kullanılmıştır. Bu formüle göre; değişim yorgunluğu düzeyleri belirlenirken kullanılacak puan aralığı [(5 –1)/5] 0.80 olarak belirlenmiştir. Değişime direnç düzeyleri belirlenirken kullanılacak puan aralığı
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
Araştırmanın katılımcıları öğretmenlerin değişim yorgunluğu ve değişime direnç düzeylerine ilişkinin analiz bulguları ve bu bulgulara ilişkin yorumlar bu bölümde ele alınmıştır. Değişim Yorgunluğunun genel puan ortalaması (X= 3.88) olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak değişim yorgunluğu düzeylerinin yüksek olduğu söylenebilir. Bu bulgularak dayanarak öğretmenlerin eğitim sisteminde gerçeklertirilen değişimlerden dolayı yorgunluk yaşadıkları söylenebilir. Alanyazın tarandığında yapılan çalışamanın bulgularını destekleyen çalışmalara rastlamaklanmaktadır. Eğitim örgütlerinde mevcut araştırmaya benzer çalışmalarda öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının değişim yorgunluğu yaşadıkları belirtilmektedir (Grigg, 2016; Leushke, 2017; Limon, 2019; Orlando, 2014). Öğretmenlerin değişim yorgunluğu ölçeği t-testi sonuçları incelendiğinde; cinsiyet, eğitim durumu, görev yaptığı okuldaki çalışma süresi, görev yaptığı okulun yeri ve değişim yönetimi alanında kurs alma durumu değişkenlerine göre değişim yorgunluğu düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Öğretmenlerin; cinsiyet (p=0.93), eğitim durumuna göre değişim yorgunluğu (p=0.16), görev yaptıkları okuldaki çalışma sürelerine göre değişim yorgunluğu (p=0.11), görev yaptıları okulun bulunduğu yere göre değişim yorgunluğu (p=0.48) ve değişim yönetimi alanında kurs ya da seminer alma durumlarına göre değişim yorgunluğu (p=0.35), düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bu bağlamda öğretmenlerin cinsiyet, eğitim durumu, görev yaptığı okuldaki çalışma süresi, görev yaptığı okulun yeri ve değişim yönetimi alanında kurs alma durumu değişkenleri düzeyinde benzer şekilde değişim yorgunluğu yaşadıkları söylenebilir. Öğretmenlerin değişim yorgunluğu ölçeği ANOVA sonuçları incelendiğinde; yaş, branş, mesleki kıdem ve görev yaptıkları okul türü değişkenlerine göre değişim yorgunluğu düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Öğretmenlerin; yaşa göre değişim yorgunluğu (p=0.74), branşa göre değişim yorgunluğu (p=0.18), mesleki kıdeme göre değişim yorgunluğu (p=0.59) ve görev yaptığı okul türüne göre değişim yorgunluğu (p=0.74) düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu bağlamda öğretmenlerin yaş, branş, mesleki kıdem ve görev yaptıkları okul türü değişkenleri düzeyinde benzer şekilde değişim yorgunluğu yaşadıkları söylenebilir. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde öğ-
Bulgular VE Yorum
retmenlerin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, okul türü, branş, kıdem, görev yaptığı okuldaki çalışma süresi, görev yaptığı okulun bulunduğu yer ve değişim yönetimi ile ilgili kurs ya da seminer alma durumlarına göre değişim yorgunluğu düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamamıştır. Limon (2019), öğretmenlerin cinsiyet, okul türü, görev yaptığı okulun bulunduğu yer, eğitim durumuna değişkenlerine göre mevcut araştırma sonuçlarına benzer sonuçlara ulaşmış olup değişim yorgunluğu düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir farlılık bulunamamıştır. Limon (2019), öğretmenlerin kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu belirtilmiştir. 0-5 ile 6-10 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin değişim yorgunluğu düzeylerinin 16-20 ile 21 ve üzeri kıdemdeki öğretmenlere nazaran daha yüksek olduğu belirtilmiştir. Değişime direnç rutin arama boyutu puan ortalaması (X=3.10), duyggusal tepkiler boyutu puan ortalaması (X =3.24), kısa vadeli düşünme boyutu puan ortalaması (X =2.57) ve bilişsel katılık boyutu puan ortalaması (X=3.73) olarak bulunmuştur. Değişime direnç ölçeğinin ana boyutu puan ortalaması ise (X=3.15) olarak bulunmuştur. Bu bulgulara göre öğretmenlerin direncinin en yüksek olduğu boyut bilişsel katılıktır. Bunu duygusal tepkiler, rutin arama ve kısa vadeli düşünme boyutunun takip ettiği görülmektedir. Öğretmenlerin değişime dirençlerinin ölçeğin ana boyutunda orta düzeyde olduğu söylenebilir. Alanyazın incelendiğinde; Kurt (2010) değişime direnç ana boyutu ve alt boyutlarda öğretmenlerin değişime direnme düzeyleri orta ve düşük düzeyde olduğunu belirtmiştir. Okar (2018) değişime direnç ana boyutu ve alt boyutlarda öğretmenlerin değişime direnme düzeyleri orta ve düşük düzeyde olduğunu belirtmiştir. Bu bulgulara göre değişime direnç düzeylerinin mevcut araştırmaya benzer olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin değişime direnç ölçeği ve alt boyutlarının t-testi sonuçları incelendiğinde; öğretmenlerin eğitim durumu değişkenine göre değişime direnç ana boyutu ve tüm alt boyutları düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Öğretmenlerin eğitim durumu değişkenine göre değişime direnç ana boyutu (p=0.76), rutin arama alt boyutu (p=0.44), duygsusal tepki alt boyutu (p=0.85), kısa vadeli düşünme alt boyutu (p=0.76) ve bilişsel katılık alt boyutu (p=0.81) düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu bulgulara dayanarak öğretmenlerin eğitim durumu değişkenine göre değişime benzer düzeyde direnç gösterikleri söylenebilir. Okar (2018) genel olarak öğretmenlerin değişime direnç düzeyinde, mevcut araştırmaya benzer olarak, eğitim durumuna göre anlamlı farklılık olmadığını belirtmiştir. Ölçeğin ana boyutu ve tüm alt boyutlarında öğretmenlerin görüşlerine göre eğitim durumu düzeyinde anlamlı farklılık olmadığını belirtmiştir. Çelik (2019) araştırmada öğretmenlerin değişime direnç düzeyinde, mevcut araştırmaya benzer olarak, eğitim durumuna göre anlamlı farklılık olmadığını belirtmiştir. _
[(5 –1)/5] 0.80 olarak belirlenmiştir. Puan ortalamalarının yüksekliği yüksek değişim yorgunluğu veya değişime direnç ifade ederken, puan ortalamalarının düşüklüğü düşük değişim yorgunluğu veya değişime direnci ifade etmektedir. Değişim yorgunluğu düzeyleri çok düşük ile çok yüksek, değişime direnç düzeyleri düşük ile çok yüksek arasında yorumlanmıştır.
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
Öğretmenlerin değişime direnç ölçeği ve alt boyutlarının t-testi sonuçları incelendiğinde; öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki çalışma süresi değişkenine göre değişime direnç ana boyutu ve tüm alt boyutları düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki çalışma süresi değişkenine göre değişime direnç ana boyutu (p=0.05), rutin arama alt boyutu (p=0.05), duygsusal tepki alt boyutu (p=0.18), kısa vadeli düşünme alt boyutu (p=0.20) ve bilişsel katılık alt boyutu (p=0.42) düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu bulgulara dayanarak öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki çalışma süresi değişkenine göre değişime benzer düzeyde direnç gösterikleri söylenebilir. Okar (2018) mevcut araştırma bulgularına benzer olarak öğretmenlerin görev yaptığı okuldaki çalışma süresi göre değişime direnç düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadığını belirtmiştir. Tablo 2’deki bulgulara göre; cinsiyete göre değişime direnç ölçeğinin ana boyutu, duygusal tepki ve bilişsel katılık düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Değişime direnç ölçeği ana boyutu ortalamaları incelendiğinde kadın öğretmenlerin (X=3.31), erkek öğretmenlerin ise (X =3.04) bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda kadın öğretmenlerin değişime direnç düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Duygusal tepki düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Ortalamalar incelendiğinde kadın öğretmenlerin (X=3.53), erkek öğretmenlerin ise (X=3.04) bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda kadın öğretmenlerin duygusal tepki düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Bilişsel katılık düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Ortalamalar incelendiğinde kadın öğretmenlerin (X=3.91), erkek öğretmenlerin ise (X=3.60) ortalamaya sahip oldukları belirlenmiştir. Bu sonuç doğrultusunda kadın öğretmenlerin bilişsel katılık düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Öğretmenlerin cinsiyet değişkenine göre rutin arama ve kısa vadeli düşünme düzeylerinde ise anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0.05).
Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin cinsiyete göre değişime direncin ana boyutu düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda kadın öğretmenlerin değişime direnç düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Duygusal tepki düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda kadın öğretmenlerin duygusal tepki düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Bilişsel katılık düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda kadın öğretmenlerin bilişsel katılık düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Öğretmenlerin cinsiyet değişkenine göre rutin arama ve kısa vadeli düşünme düzeylerinde ise anlamlı farklılık bulunamamıştır. Kurt (2010) öğretmenlerin cinsiyete göre değişime direnç ölçeği rutin arama düzeylerinde mevcut araştırmanın aksine anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın rutin arama düzeyi sonuçlarına göre erkek öğretmenlerin rutin arama düzeylerinin kadın öğretmenlere göre daha yüksek olduğunu belirtmiştir. Bu sonuçların mevcut araştırmayla örtüşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Duygusal tepki düzeylerinde, araştırma bulgularına benzer olarak, anlamlı farklılık bulunmuştur. Yine araştırma bulgularına benzer olarak öğretmenlerin cinsiyet değişkenine göre kısa vadeli düşünme düzeylerinde ise anlamlı farklılık bulunmadığını belirtmiştir. Bilişsel katılık boyutunda anlamlı farklılık bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durum bilişsel katılık düzeyinde bulunan sonuçların mevcut araştırma ile uyuşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çelik (2019) değişime direnç boyutları cinsiyet açısından önemli bir değişken olduğunu ve erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre direnç düzeylerinin daha yüksek olduğunu belirtmiştir. Okar (2018) rutin arama düzeyinde mevcut araştırmaya benzer olarak anlamlı farklılık olmadığı belirtilmiştir. Duygusal tepki düzeylerinde, araştırma bulgularına benzer olarak, anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyet değişkenine göre kısa vadeli düşünme düzeylerinde araştırma bulgularına benzer olarak anlamlı farklılık bulunmadığını belirtmiştir. Bilişsel katılık düzeylerinde ise mevcut araştırma bulgularının aksine cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık olmadığını belirtilmiştir.
Tablo 2. Değişime Direnç Ölçeğinin Cinsiyete Göre t Testi Sonuçları _
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
Tablo 4’teki bulgulara göre; Öğretmenlerin değişim yönetimi kursu ya da semineri alma durumlarına göre kısa vadeli düşünme düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Ortalamalar incelendiğinde evet cevabını veren öğretmenlerin (X=2.72), hayır cevabını veren öğretmenlerin ise (X=2.50) bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda evet cevabını veren öğretmenlerin kısa vadeli düşünme düzeylerinin hayır cevabını veren öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Ancak öğretmenlerin görev yaptığı okulun bulunduğu yer değişkenine göre rutin arama, duygusal tepkiler ve bilişsel katılık boyutu düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin değişim yönetimi kursu ya da semineri alma durumlarına göre kısa vadeli düşünme düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda evet cevabını veren öğretmenlerin kısa vadeli düşünme düzeylerinin hayır cevabını veren öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Bu bağlamda değişim yönetimi alanında kurs ya da seminer alan ve kısa vadeli düşünen öğretmenlerin kurs ya da seminer almayanlara göre daha fazla değişime _
Tablo 3’teki bulgulara göre; görev okulun bulunduğu yere göre değişime direnç ölçeğinin duygusal tepki düzeylerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Ortalamalar incelendiğinde şehir merkezinde çalışan öğretmenlerin (X =3.16), kırsal kesimde çalışan öğretmenlerin ise (X=3.46) bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda kırsal kesimde çalışan öğretmenlerin duygusal tepki düzeylerinin şehir merkezinde çalışan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Ancak öğretmenlerin görev yaptığı okulun bulunduğu yer değişkenine göre rutin arama, duygusal tepkiler ve bilişsel katılık boyutu düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin görev yaptığı okulun bulunduğu yere göre kısa vadeli düşünme alt boyutu düzeyinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuç doğrultusunda şehir merkezinde çalışan öğretmenlerin kısa vadeli düşünme düzeylerinin kırsal kesimde çalışan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Ancak öğretmenlerin görev yaptığı okulun bulunduğu yer değişkenine göre rutin arama, duygusal tepkiler ve bilişsel katılık boyutu düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamamıştır. _
Tablo 3. Değişime Direnç Ölçeğinin Görev Yaptığı Okulun Bulunduğu Yer Göre t-Testi Sonuçları n
Değişime Direnç Rutin Arama Duygusal Tepkiler Kısa Vadeli Düşünme Bilişsel Katılık
Tablo 4. Değişime Direnç Ölçeğinin Görev Yaptığı Okulun Bulunduğu Yer Göre t-Testi Sonuçları
Rutin Arama Duygusal Tepkiler Kısa Vadeli Düşünme Bilişsel Katılık
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
karşı direndikleri söylenebilir. Ancak öğretmenlerin görev yaptığı okulun bulunduğu yer değişkenine göre rutin arama, duygusal tepki ve bilişsel katılık boyutu düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamamıştır. Öğretmenlerin değişime direnç ölçeği ANOVA sonuçları incelendiğinde; yaş, branş ve mesleki kıdem değişkenlerine göre değişime direnç ana boyutu ve tüm alt boyutları düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Öğretmenlerin değişime direnmeleri yaş değişkenine göre; değişim direnme ana boyutu (p=0.52), rutin arama (p=0.93), duygusal tepki (p=0.70), kısa vadeli düşünme (p=0.93), bilişsel katılık (p=0.14) anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu bağlamda öğretmenlerin yaş değişkenine göre değişime benzer düzeyde direnç gösterdikleri söylenebilir. Okar (2018), öğretmenlerin genel olarak değişime direnç ana boyutunda yaşa göre benzer olarak anlamlı düzeyde farklılık olmadığını belirtmiştir. Duygusal tepki ve bilişsel katılık boyutlarında da yaşa göre anlamlı farklılık olmadığı belirtilmiştir. Ancak rutini arama ve kısa vadeli düşünme boyutlarında yaşa göre anlamlı farklılığın olduğu belirtilmiştir. Öğretmenlerin değişime direnmeleri branş değişkenine göre; değişime direnme ana boyutunda (p=0.44) ve rutin arama (p=0.45), duygusal tepki (p=0.08), kısa vadeli düşünme (p=0.71), bilişsel katılık (p=0.40) alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu bağlamda öğretmenlerin branş değişkenine göre değişime benzer düzeyde direnç gösterdikleri söylenebilir. Kurt (2010)
araştırmada öğretmenlerin değişime direnç düzeyinde, mevcut araştırmaya benzer olarak, branşa göre anlamlı farklılık olmadığını belirtmiştir. Çelik (2019) araştırmada öğretmenlerin değişime direnç düzeyinde, mevcut araştırma bulgularına benzer olarak, eğitim durumuna göre anlamlı farklılık olmadığını belirtmiştir. Öğretmenlerin değişime direnmeleri mesleki kıdem değişkenine göre; değişim direnme ana boyutu (p=0.38), rutin arama (p=0.67), duygusal tepki (p=0.61), kısa vadeli düşünme (p=0.09), bilişsel katılık (p=0.64) düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bu bağlamda öğretmenlerin mesleki kıdem değişkenine göre değişime benzer düzeyde direnç gösterdikleri söylenebilir. Çelik (2019) mevcut araştırma bulgularına benzer olarak öğretmenlerin değişime direnç düzeyinde eğitim durumuna göre anlamlı farklılık olmadığını belirtmiştir. Ancak Kurt (2010) mevcut araştırma bulgularının aksine rutin arama boyutu düzeyinde anlamlı farklılık olduğunu belirtmiştir. Okar (2018) mevcut araştırma bulgularına benzer olarak öğretmenlerin kıdeme göre değişime direnç düzeylerinin genel olarak anlamlı farklılık göstermediğini belirtmiştir. Ancak mevcut araştırma bulgularının aksine bilişsel katılık boyutunda değişime direnç düzeyinde anlamlı farklılık olduğunu belirtmiştir. Tablo 5’teki bulgulara göre; öğretmenlerin okul türlerine göre duygusal tepki, kısa vadeli düşünme ve bilişsel katılık boyutunda anlamlı farklılık olmadığı görülürken (p>0.05) rutin arama alt boyutunda farklılık olduğu görülmüştür
Tablo 5. Öğretmenlerin Okul Türlerine Göre Değişime Direnç Düzeyleri ANOVA Testi Sonuçları
X Ölçek/Boyut Okul Türü n SS Varyans Kaynağı Değişime Direnç
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
(p<0.05). Farklılığın anlamlı olup olmadığını ve hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemek amacıyla farklılık bulunan ve varyansları homojen olan rutin arama boyutunda Post Hoc testlerinden LSD testi yapılmıştır. Post Hoc testlerinin sonuçlarına göre; rutin arama boyutunda ilkokullarda çalışan öğretmenlerle ortaokullarda çalışan öğretmenler arasındaki fark anlamlıdır (p<0.05). Ortalamalar incelendiğinde ilkokullarda (X=3.18), ortaokullarda çalışan öğretmenlerin (X=2.94) olduğu görülmüştür. İlkokullarda çalışan öğretmenlerin rutin arama düzeylerinin ortaokullarda çalışan öğretmenlerden yüksek bulunmuştur. Post Hoc testlerinin sonuçlarına göre; rutin arama boyutundaki liselerde çalışan öğretmenlerle ortaokullarda çalışan öğretmenler arasındaki fark anlamlıdır (p<0.05). Ortalamalar incelendiğinde liselerde çalışan öğretmenlerin (X=3.26), ortaokullarda çalışan öğretmenlerin (X=2.94) olduğu görülmüştür. Liselerde çalışan öğretmenlerin rutin arama düzeylerinin ortaokullarda çalışan öğretmenlerden yüksek bulunmuştur. Bu bağlamda bulgulara göre rutin arama boyutunda, ilkokullarda çalışan öğretmenlerle ortaokullarda
çalışan öğretmenler arasındaki fark anlamlıdır. İlkokullarda çalışan öğretmenlerin rutin arama düzeylerinin ortaokullarda çalışan öğretmenlerden yüksek bulunmuştur. Ayrıca rutin arama boyutunda liselerde çalışan öğretmenlerle ortaokullarda çalışan öğretmenler arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur. Liselerde çalışan öğretmenlerin rutin arama düzeylerinin ortaokullarda çalışan öğretmenlerden yüksek olduğu bulunmuştur. Okar (2018) mevcut araştırma bulgularının aksine öğretmenlerin genel olarak değişime direnme tutumları okul türüne göre anlamlı farklılık göstermediğini belirtmiştir. Tablo 6’da araştırmaya katılan öğretmenlerin değişim yorgunluğu ve değişime dirençleri arasındaki ilişkiler görülmektedir. Buna göre öğretmenlerin değişim yorgunluğu düzeyleri ile değişime direncin duygusal tepki boyutu arasında pozitif yönlü olarak orta düzeyde (r=0.310), değişim yorgunluğu düzeyleri ile değişime direncin kısa vadeli düşünme boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde (r=0,140), değişim yorgunluğu düzeyleri ile değişime direnç ana boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde
Tablo 6. Öğretmenlerin Değişim Yorgunluğu ve Değişime Direnç Düzeyleri Arasındaki Korelasyon
**p<0,01 düzeyinde çift yönlü ilişki. *p<0,05 düzeyinde çift yönlü ilişki.
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
(r=0.109) anlamlı bir ilişki (p<0.01); p<0.05) bulunmuştur. Değişime direnç boyutlarının kendi arasında da anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Rutin arama boyutuyla duygusal tepki boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde (r=0.245), rutin arama boyutuyla kısa vadeli düşünme boyutu arasında pozitif yönde düşük düzeyde (r=0.270), rutin arama boyutuyla bilişsel katılık boyutu arasında ise pozitif yönde orta düzeyde (r=0.474), anlamlı bir ilişki (p<0.01); p<0.05) bulunmuştur. Öğretmenlerin değişim yorgunluğu ve değişime dirençleri arasındaki ilişkiye baktığımız zaman öğretmenlerin değişim yorgunluğu düzeyleri ve değişime direncin duygusal tepki boyutu arasında pozitif yönlü orta düzeyde, değişim yorgunluğu düzeyleri ile değişime direncin kısa vadeli düşünme boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde, değişim yorgunluğu düzeyleri ve değişime direnç ana boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Değişime direnç boyutlarının kendi arasında da anlamlı ilişkilere rastlanmıştır. Rutin arama boyutuyla duygusal tepki boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde rutin arama boyutuyla kısa vadeli düşünme boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde, rutin arama boyutuyla bilişsel katılık boyutu arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Sonuç VE Öneriler
Öğretmenlerin değişim yorgunluğu düzeyi yüksek ve değişime direnç düzeylerinin orta düzeyde olduğu söylenebilir. Öğretmenlerin değişim yorgunluk düzeylerinin yüksek olması; yönetici atama yönetmeliğindeki değişiklikler, öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğindeki değişiklikler, müfredat değişiklikleri, öğrencilerin okula başlama yaşlarını değişimi, öğrenci yerleştirme sınavlarındaki değişiklikler, ders kitabı içeriklerinin ve kitap türlerinin değişmesi gibi çok hızlı ve sık değişim tecrübelerini yaşamalarına bağlayabiliriz. Öğretmenlerin değişime direnç düzeylerinin orta düzeyde olmasını ise değişimlere ön yargılı yaklaşılması, değişimlerin düzenlerini bozacağını düşünmeleri, değişimlerin ek iş yükü ve maliyet getireceği düşüncesi ve daha önceki başarısızlıkla sonuçlanan değişimlere bağlayabiliriz. Ayrıca öğretmenlerin cinsiyet, okul türü ve değişim yönetimi alanında kurs veya seminer alma durumlarına göre değişim yorgunluğu düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunmazken; değişime direnç düzeyinde farklılık bulunmaktadır. Kadın öğretmenlerin değişime direnç düzeylerinin rutin arama boyutunda erkek öğretmenlere göre daha çok rutini arama yöneliminde oldukları söylenebilir. Bunun nedeni kadın öğretmenlerin alışılagelmiş düzenlerini bozmak istememeleri olabilir. Kadın öğretmenlerin değişime direnç düzeylerinin duygusal tepki boyutunda anlamlı farklılık bulunmuş ve kadın öğretmenlerin duygusal tepki düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Bilişsel katılık düzeyle-
rinde anlamlı farklılık bulunmuş ve kadın öğretmenlerin bilişsel katılık düzeylerinin erkek öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Öğretmenlerin cinsiyet değişkenine göre kısa vadeli düşünme düzeylerinde ise anlamlı farklılık bulunamamıştır. Değişime direnç düzeyinin okul türlerine göre duygusal tepki, kısa vadeli düşünme ve bilişsel katılık alt boyutlarında anlamlı farklılık bulunamazken; rutin arama alt boyutunda farklılık bulunmuştur. İlkokullarda ve liselerde çalışan öğretmenlerin rutin arama düzeylerinin ortaokullarda çalışan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu söylenebilir. Bunun nedeni ilkokul ve lise düzeyinde ortaokullara göre daha çok değişiklik yapılması olarak yorumlanabilir. Öğretmenlerin görev yaptığı okulun bulunduğu yer değişkenine göre değişime direnç düzeyinin rutin arama, duygusal tepkiler ve bilişsel katılık boyutu düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamazken; kısa vadeli düşünme boyutunda anlamlı farklılık bulunmuştur. Şehir merkezinde çalışan öğretmenlerin kırsal kesimde çalışan öğretmenlere göre daha çok kısa vadeli düşündükleri söylenebilir. Öğretmenlerin değişim yönetimi alanında kurs ya da seminer alma durumlarına göre değişime direnç düzeyinin rutin arama, duygusal tepkiler ve bilişsel katılık boyutu düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamazken; kısa vadeli düşünme boyutunda anlamlı farklılık bulunmuştur. Kurs ya da seminer alan öğretmenlerin almayanlara göre daha çok kısa vadeli düşündükleri söylenebilir. Bunun nedeni kurs ya da seminer gören öğretmenlerin bu durumun yorucu olması ve yarar sağlamadığı düşüncesi gibi kısa vadeli düşündükleri için değişime direnç gösterdikleri söylenebilir. Öğretmenlerin değişim yorgunluğu ve değişime dirençleri arasındaki ilişkiler baktığımız zaman öğretmenlerin değişim yorgunluğu ve değişime direnç düzeyleri arasında ilişki olduğu söylenebilir. Değişim yorgunluğunu etkileşimde olduğu duygusal tepki ve kısa vadeli düşünme boyutlarında olduğu ve değişim yorgunluğu arttıkça duygusal tepki ve kısa vadeli düşünmenin de arttığı görülmektedir. Değişim yorgunluğu ile rutin arama ve bilişsel katılık arasında ilişki olmadığı söylenebilir. Eğitim sitemimizde yaşanan hızlı ve sık değişimler yorgunluğa sebep olmakta. Bu yorgunlukta beraberinde duygusal tepkilere ve kısa vadeli düşünmeye sebep olduğu söylenebilir. Bu durumun da öğretmenlerin değişimlerle ilgili sağlıklı kararlar vermesini ve değişime uyum sağlamasını engellediği ve sonuç olarak değişime direnmeye yol açtığı söylenebilir. Bu çalışmayla ulaşılan sonuçlara göre aşağıdaki öneriler de sunulabilir:
1. Araştırmanın verilerine göre öğretmenlerin eğitimde
değişimlerin yorgunluğa ve dirence sebep olduğu görülmektedir. Bunun için eğitimde çok hızlı ve sık sık değişim yapılmamalıdır.
2. Yapılan değişiklikler için yeterince zaman tanınarak bir
olumlu veya olumsuz bir sonuca varmadan ve gerekli değerlendirme yapılmadan başka bir değişime gidilmemelidir.
Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 8, Issue. 1, pp. 28–42, June, 2023
Etik: Bu makalenin yayınlanmasıyla ilgili herhangi bir etik sorun bulunmamaktadır. Hakem Değerlendirmesi: Dış bağımsız. Çıkar Çatışması: Yazarlar, bu makalenin araştırılması, yazarlığı ve/veya yayınlanması ile ilgili olarak herhangi bir potansiyel çıkar çatışması beyan etmemiştir. Finansal Destek: Yazarlar bu çalışma için finansal destek almadığını beyan etmiştir. Ethics: There are no ethical issues with the publication of this manuscript. Peer-review: Externally peer-reviewed. Conflict of Interest: The authors declared no potential conflicts of interest with respect to the research, authorship, and/or publication of this article. Financial Disclosure: The authors declared that this study has received no financial support.
Share and Cite
TURAN, A.; AKÇAY, R.C. The relationship between teachers perceptions of change faciliation and resistance to change. Yildiz Journal of Educational Research 2023, Vol. 8, pp. 28-42. https://doi.org/10.14744/yjer.2023.018

