YTUP
Journals
About
Services
Guides
Sign InSubmit Article
HomeJournalsYildiz Journal of Educational Research10.51280/yjer.2021.010
YJYildiz Journal of Educational Research
Get Alerted Download PDF
AbstractKeywords1. Rehber öğretmenlerin, okul idaresi tarafından rehberlik2. Rehber öğretmenlerin, sahip olduğu fiziki imkânlar ve3. Rehber öğretmenlerin, üniversitede aldıkları dersleri,5. Rehber öğretmenlerin, okulda karşılaşılan sorunların tekYöntemBulgularSonuç VE TartişmaÖneri̇lerShare and CiteRelated Articles
Article Open Access1 January 2021

Determining the opinions of guidance teachers on the problems they encounter at school

Order Reprints Cite Share

Yasin Bayraktar, and Sübhan Ekşioğlu

* Author to whom correspondence should be addressed.

Yildiz Journal of Educational Research 2021, Vol. 6, Issue 1, pp. 9-20; doi.org/10.51280/yjer.2021.010

Download PDF View DOI record

Abstract

The purpose of this study is to identify the problems faced by guidance teachers in their professions and to suggest solutions to resolve these problems. The data of this qualitative study, which was designed as a case study, were obtained from interviews with 31 guidance teachers working in kindergarten, primary and secondary schools. A semi-structured interview form was used as a data collection tool. The data was analyzed using the descriptive analysis technique. Results revealed that guidance teachers had various problems in the provision of appropriate space for interviewing and procurement of necessary equipment for the school administration. In addition, guidance teachers have indicated that school administrators and teachers are lacking in guidance. The results were discussed in line with the related literature and some suggestions were presented.

Keywords: Descriptive analysis; case study; qualitative research; guiding; guidance teacher.

1. Rehber öğretmenlerin, okul idaresi tarafından rehberlik

servisine gereken değer ve önemin verilip verilmediğine ilişkin görüşleri nelerdir?

2. Rehber öğretmenlerin, sahip olduğu fiziki imkânlar ve

çalışma yöntemleri nedeniyle diğer öğretmenler ile yaşadıkları sorunlara ilişkin görüşleri nelerdir?

3. Rehber öğretmenlerin, üniversitede aldıkları dersleri,

okulda karşılaştıkları problemlere ne kadar uygulayabildiklerine ilişkin görüşleri nelerdir? 4. Rehber öğretmenlerin, okulda karşılaştıkları problemlerin, günlük yaşantılarını etkileme durumuna ilişkin görüşleri nelerdir?

5. Rehber öğretmenlerin, okulda karşılaşılan sorunların tek

çözüm noktası olarak görülüp görülmediklerine ilişkin görüşleri nelerdir?

Yöntem

Araştırmanın Modeli Bu çalışmada anaokulu, ilk ve ortaöğretim seviyesindeki resmî okullarda görev yapan rehber öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda çalışma nitel araştırma yöntemi ve tekli durum deseninde kurgulanmıştır. Çalışma Grubu Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örneklem türlerinden kolay ulaşılabilir örnekleme metodu kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma grubunu üniversitelerin Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Lisans programlarından mezun olup hali hazırda Ankara, Kocaeli, Mersin, Manisa, Antalya ve Uşak illerindeki anaokulu, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında çalışmakta olan 31 rehber öğretmen oluşturmaktadır. Katılımcıların 18’i kadın, 13’ü ise erkektir. Katılımcıların en düşük kıdem yılı 2, en yüksek kıdem yılı ise 23’tür. Veri Toplama Aracı Bu çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından alanyazına ve uzman görüşlerine dayalı olarak geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Formda cinsiyet, meslekteki kıdem yılı ve görev yeri bilgilerine yönelik sorular ve araştırmanın problemiyle ilişkili beş soru yer almaktadır. Hazırlanan görüşme formu uzman görüşüne sunularak, uzmanlardan gelen öneriler doğrultusunda forma son hali verilmiştir. Formda yer alan görüşme sorularından bazıları şu şekildedir: “Okul idaresi tarafından rehberlik servisine gereken değer ve önemin verildiğini düşünüyor musunuz? Bunu bir örnekle açıklayınız.”, “Okuldaki diğer öğretmenlerden, ayrı odanızın olması ve çalışmalarınızı burada gerçekleştirmeniz konusunda ayrılıyorsunuz. Bu konuda bir sorun yaşıyor musunuz? Bunu

bir örnekle açıklayınız.”, “Üniversitede aldığınız dersleri, okulda karşılaştığınız problemlere ne kadar uygulayabiliyorsunuz?”, “Okulda karşılaştığınız problemler, günlük yaşantınızı etkiliyor mu? Bunu bir örnekle açıklayınız.” ve “Okuldaki sorunların tek çözüm noktası olarak siz mi görülüyorsunuz? Vakalar doğrudan rehberlik servisine yönlendirildiğinde tepkiniz ne oluyor?” Verilerin Toplanması Verilerin toplanabilmesi verilerin toplanacağı illerdeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerinden izin alınmıştır. İzin işlemleri tamamlandıktan sonra çalışmanın katılımcılar araştırmanın aamacı hakkında bilgilendirilerek kimliklerinin ve paylaştıkları verilerin gizli kalacağı bildirilmiştir. Sonrasında Kocaeli ve Mersin'de bulunan katılımcılarla yüz yüze, Ankara, Manisa, Antalya ve Uşak'ta görev yapan katılımcılardan ise mobil iletişim araçları vasıtasıyla yapılan uzaktan görüşmelerle araştırma verileri elde edilmiştir. Her bir katılımcı ile ortalama 20 ile 30 dakika arasında süren görüşme yapılmıştır. Tüm görüşmeler tamamlandıktan sonra ise ses kayıtları doküman haline getirilmiştir. Verilerin Analizi Elde edilen veriler betimsel yöntemiyle çözümlenmiştir. Betimsel analiz, çeşitli veri toplama teknikleri ile elde edilmiş verilerin daha önceden belirlenmiş temalara göre özetlenmesi ve yorumlanmasını içeren bir nitel veri analiz türüdür. Bu analiz türünde araştırmacı görüştüğü ya da gözlemiş olduğu bireylerin görüşlerini çarpıcı bir biçimde yansıtabilmek amacıyla doğrudan alıntılara sık sık yer verebilmektedir (Özdemir, 2011). Bu çalışmada öncelikle temalar belirlenmiş, her bir temaya ait kodları oluşturan kodlar ile birlikte yüzde ve frekans tabloları halinde gösterilmiştir. Ayrıca bulguları desteklemek amacıyla gerekli yerlerde katılımcıların görüşlerine doğrudan alıntılarla yer verilmiştir. Doğrudan alıntılar sunulurken katılımcılar Ö1, Ö2…şeklinde kodlanmıştır.

Bulgular

Bu bölümde araştırma problemlerine yönelik elde edilen bulgular sunulmuştur. Okul idaresinin rehberlik servisine verdiği öneme ilişkin bulgular. Okul idaresinin rehberlik servisine gereken değer ve önemi vermesiyle ilgili öğretmen görüşleri aşağıda sunulmuştur. Tablo 1 incelendiğinde rehber öğretmenlerin %77,4’ü rehberlik servisine gereken değer ve önemin verildiğini, %6,4’ü gereken değerin kısmen verildiğini söylerken %16,1’lik kısım ise gereken değeri görmediklerini dile getirmişlerdir. Rehberlik servisine değer verildiğini düşünen öğretmenler; okuldaki faaliyetlerde fikirlerinin alındığını, rehberlik çalışmalarının destek gördüğünü, servise araç, gereç ve maddi destek sağlandığını ve önerilerinin dikkate alındığını ifade etmişlerdir. Rehberlik servisine değer veril-

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 9–20, September, 2021

Tablo 1. Okul idaresinin rehberlik servisine verdiği öneme ilişkin öğretmen görüşleri Tema (kategoriler)

Tablo 2. Diğer öğretmenlerden farklı çalışma koşullarına sahip olmalarına ilişkin rehber öğretmen görüşleri Tema (kategoriler)

mediğini belirten öğretmenler, rehberlik servisinin kullanımına ayrılan fiziksel mekânın diğer öğretmenler tarafından sorun olarak algılandığını ve çalışmalarına müdahale edilmesini bunun nedeni olarak göstermişlerdir. Rehberlik servisinin zaman zaman gereksiz olduğunun belirtilmesi ve ortalama bir değer verildiğini belirten rehber öğretmenler, rehberlik servisine kısmen değer verildiğini ortaya koymuşlardır. Öğretmenlerin görüşlerine ilişkin ana düşünceyi yansıtan alıntılar aşağıda sunulmaktadır. Açıkçası gereken değerin verilmediğini düşünüyorum bunun sebebi de odamla ilgili bir sorun olduğunda müdürümün anaokullarını rehber öğretmeni düşünerek yapmamışlar o yüzden odanızı almamız gerekiyor demesiydi." (ö2) "Evet rehberlik servisine önem veriliyor. Okulda olan olaylar ve durumlar rehberlik servisi-

ne yönlendiriliyor. Rehberlik servisinin görüş ve önerileri dikkate alınıyor." (ö3) Rehber öğretmenlerin farklı çalışma koşullarına sahip olmasının etkilerine ilişkin bulgular. Rehber öğretmenleri derse girmeme, ayrı odalarının olması gibi diğer öğretmenlerden ayıran konularda sorun yaşamalarıyla ilgili öğretmen görüşleri aşağıda sunulmuştur. Tablo 2 incelendiğinde; rehber öğretmenlerin kendilerine ait odalarının olması ve çalışmalarını bu odada gerçekleştirmeleri nedeniyle diğer öğretmenlerle sorun yaşama durumlarına ilişkin veriler şu şekildedir. Rehber öğretmenlerin %77,4’ü bu konuda sorun yaşamıyorken %16,1’inin sorun yaşadığı, %6,4’ünün ise kısmen sorun yaşadığı ortaya çıkmaktadır. Sorun yaşamadığını ifade eden öğretmenler ayrı odalarının olmasının ve çalışma şekillerinin anlayışla karşılandığını, rehberlik algısının yerleştiğini, servis ve imkânlarının kabul gördüğünü, rehber

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 9–20, September, 2021

Tablo 3. Lisans derslerinin meslek hayatına sağladığı katkıyla ilgili rehber öğretmen görüşleri Tema (kategoriler)

öğretmenin başarı algısı nedeniyle bunun sorun olmaktan çıktığını ortaya koymuşlardır. Sorun yaşadığını ifade edenler ise iş yapmadan oturdukları şeklinde bir anlayışın olduğunu ve ayrı çalışma odasına sahip olmalarının sorun teşkil ettiğini belirtmişlerdir. Rehber öğretmenlerden bir bölümünün boş derslerde görevlendirilmesi ve çalışma şartlarına karşı rahatsızlıkların dile getirilmesi kısmen sorun yaşayanların olduğunu ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin görüşlerine ilişkin ana düşünceyi yansıtan alıntılar aşağıda sunulmaktadır. "Sorun yaşamıyorum. Ancak bu konuyla ilgili öğretmen arkadaşlar şaka da olsa imalarda bulunuyor. Bu durum beni rahatsız etmiyor, aksine özel hissettiriyor." (ö3) "Bazen öğretmenler sınıf ortamında çalışmadığımız için sizin işiniz kolay akşama kadar oturuyorsunuz gibi sözler söylemektedir bu da sorun yaşadığımı gösteriyor." (ö8) Lisans derslerinin meslek hayatında sağladığı katkıya yönelik bulgular. Üniversitede alınan derslerin mesleğin icrasına yönelik sağladığı katkı ile ilgili rehber öğretmen görüşleri aşağıda sunulmuştur. Tablo 3 incelendiğinde rehber öğretmenlere lisans eğitimlerinde aldıkları derslerin meslek hayatlarında karşılaştıkları problemlerin çözümünde sağladığı faydaya ilişkin şu veriler elde edilmiştir. Rehber öğretmenlerin %32,2’si lisans derslerini yararlı bulurken %38,7’si yararlı olmadığını, %29’u ise kısmen yararlı olduğunu belirtmiştir. Lisans derslerinin yararlı olduğunu ifade eden öğretmenler, derslerin her açıdan yararlı olduğunu, danışma ilke ve tekniklerini uygulamada, ölçme araçlarının kullanılmasında ve problem çözmede yararlı olduklarını belirtmişlerdir. Derslerin yararlı olmadığını belirten öğretmenler, aldıkları lisans eğitiminin okullardaki uygulama ile uyuşmadığını ve teori ağırlıklı olduğunu, hizmet içi eğitim ve tecrübenin dersler-

den daha yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Diğer rehber öğretmenler ise lisans derslerinin kısmen yararlı olduğunu, sadece uygulamalı derslerin yararını gördüklerini, ailelerden dolayı aldıkları eğitimin uygulamaya dökülemediğini ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin görüşlerine ilişkin ana düşünceyi yansıtan alıntılar aşağıda sunulmaktadır. "Çok uygulayabildiğimi düşünmüyorum. Teoride olanlar ve yaşananlar çok farklı nitelik gösteriyor. Üniversite derslerinin daha çok teorik olduğunu ama uygulamada birebir uyuşmadığını düşünüyorum. Karşılaşılan problemlere daha farklı yöntemlerle yaklaşıyorum." (ö4) "Sıklıkla. Aldığımız eğitim karşılaştığımız problemlerin çözümünde etkili oluyor." (ö12) Karşılaşılan problemlerin günlük yaşamı etkilemesine ilişkin bulgular. Rehber öğretmenlerin eğitim süreçleri içerisinde öğrencilere ilişkin karşılaştıkları problemlerin günlük yaşantılarına olan etkisiyle ilgili öğretmen görüşleri aşağıda sunulmuştur. Tablo 4 incelendiğinde rehber öğretmenlerin karşılaştıkları problemlerin günlük hayatlarını etkileme durumuna ilişkin şu verilere ulaşılmıştır. Rehber öğretmenlerin %54,8’i karşılaştıkları sorunlardan etkilenirken, %32,2’si sorunların günlük hayatlarını etkilemediğini, %12,9’u ise kısmen etkilediğini söylemişlerdir. Problemlerin günlük yaşantılarını etkilediğini ifade eden öğretmenler; karşılaştıkları sorunlara üzüldüklerini, sorumluluk duygusu ve çaresizliğin kendilerini yıprattığını, gizlilik gerektiren konuların tükenmişliğe yol açtığını, ailelerle yaşanan sorunların etki ettiğini ve tecrübesizliğin bu etkiyi arttırdığını belirtmişlerdir. Problemlerin yaşantılarına etki etmediğini belirten rehber öğretmenler, iş ve özel hayatlarını birbirinden ayırdığını ve sorunlar karşısında kendi hayatlarını etkileyecek ölçüde etki altında kalmadıklarını ifade etmiş-

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 9–20, September, 2021

Tablo 5. Rehber öğretmenlerin her sorunun tek çözüm noktası olarak görülmeleriyle ilgili öğretmen görüşleri Tema (kategoriler)

lerdir. Rehber öğretmenlerin bir bölümü ise karşılaştıkları özel birtakım konuların günlük hayatlarını etkileyebildiğini ve bu etkiyi tecrübeyle sınırlandırabildiklerini, bu sorunlardan kısmen etkilendiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin görüşlerine ilişkin ana düşünceyi yansıtan alıntılar aşağıda sunulmaktadır. "Elbette günlük yaşantımı etkiliyor. Bir öğrenci gelip bir sıkıntısını anlattığında ister istemez üzülüyorum ve okul dışında bile ne yapabileceğimi düşünüyorum." (ö1) "Hayır. Biraz gamsız olduğum için etkilememesi için uğraşıyorum." (ö21) Rehber öğretmenlerin konumlarının algılanma şekline ilişkin bulgular. Rehber öğretmenlerin her sorunun tek çözüm noktası olarak görülmeleriyle ilgili öğretmen görüşleri aşağıda sunulmuştur. Tablo 5 incelendiğinde; rehber öğretmenlerin %25,8’inin okuldaki sorunların tek çözüm noktası olarak görülürken, %58’inin tek çözüm noktası olarak görülmediği, %16,1’inin ise kısmen görüldüğü ortaya çıkmaktadır. Sorunların tek çözüm noktası olarak görülmediğini belirten rehber öğretmenler; sorunların ortak bir anlayışla çözümlendiğini, idare ve diğer öğretmenlerin sorumluluk aldığını ve ailelerin de sürece katkı sağladığını ifade etmektedir. Sorunların tek çözüm noktası olarak görülen rehber öğretmenler; sınıf öğretmenlerinin bütün problemleri doğrudan servise ilettiklerini, özellikle "problemli" olarak algılanan öğrencilerde sorumluluğun servise bırakıldığını ve ellerinde sihirli bir değnek varmış gibi davranıldığını belirtmişlerdir. Rehber öğretmenlerin bir bölümü ise, bazı durumlarda sorunlarla baş başa bırakıldıklarını ve ortak bir rehberlik anlayışına erişmenin zaman aldığını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin görüşlerine ilişkin ana düşünceyi yansıtan alıntılar aşağıda sunulmaktadır.

"Evet. Sihirli değneğimiz olduğu sanılıyor. Ama bunun bir ekip ve özveri işi olduğunu vurguluyorum." (ö13) "Okuldaki sorunlara okul idaresi ve sınıf rehber öğretmeni arkadaşların desteği ile çözümler arıyoruz." (ö22) "Hayır okuldaki tek çözüm merkezi olarak rehberlik servisi görülmüyor. Sorunun türüne göre okul idaresi, öğretmenler ve rehberlik servisi olarak problemleri paylaşıyoruz." (ö6)

Sonuç VE Tartişma

Araştırmaya katılan rehber öğretmenlerin görüşüne göre; okul idaresi tarafından rehberlik servislerine gereken değerin verildiği, okul rehberlik servisi ve idarenin iş birliği içinde çalıştığı ve gerektiğinde her iki biriminde birbirine destek olduğu, okul idaresinin önemli konularda rehber öğretmenlerin fikirlerine önem verdiği ve danıştığı, öğrencilerle ilgili yaşanan sorunlarda ilk başvurulan kişilerin rehber öğretmenler oldukları ortaya çıkmaktadır. Hatunoğlu ve Hatunoğlu (2006) yaptıkları çalışmada psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin bir ekip işi olması nedeniyle verimli ve sağlıklı yürümesi için okuldaki yönetici, öğretmen, çalışan, öğrenci velileri, öğrenciler ve rehber öğretmenin ortak anlayışla iş birliği içinde hareket etmesinin son derece önemli olduğunu ancak idarecilerin rehberlik hizmetlerine olumsuz ve bilinçsiz bakış açısını, rehberlik hizmetleri alanındaki akademik bilgi yetersizliğini, idarecilerin rehber öğretmenleri, alanları dışındaki işlere yöneltmesini ve rehber öğretmenlerin idarecilerden ve diğer çalışma arkadaşlarından (sınıf rehber öğretmenleri başta olmak üzere) yeterli yardım ve desteği alamamasını bu konudaki en büyük eksikliklerden biri olarak belirtmiştir. Kepçeoğlu (1987), tüm eğitim kurumlarında çalışan personelin halen

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 9–20, September, 2021

sahip olduğu rehberlik bilgi, beceri ve anlayışının ortak ve yeterli bir düzeye çıkarılabilmesi için her türlü yayım çalışmalarının yapılması gerektiğini, görev başındaki yönetici, danışman ve öğretmenlerin yeterli bir anlayış kazanmaları ve eğitim eksikliklerinin giderilmesi için çeşitli hizmet içi eğitim etkinliklerine geniş yer verilmesinin bir mecburiyet olduğunu ifade eder. Okul idaresi ve diğer öğretmenler tarafından rehberlik servisine gereken önemin verilmediğini Güven (2009) ve Nazlı (2007) çalışmalarında belirtirken, Kılıç (2010) yaptığı bir araştırmada yöneticilerin tamamının rehberlik servisinin gerekliliğine inandığını, Özabacı, Sakarya ve Doğan (2008) ise "Okul yöneticilerinin okuldaki psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi" isimli çalışmasında okul yöneticilerinin rehberlik servisinin gerekliliğine ve okulda sürekli bir birim olarak hizmet vermesinin önemine inandıklarını ortaya koymuşlardır. Bu çalışmadan okul idaresinin rehberlik servisine verdiği öneme ilişkin elde edilen sonuçlar; Özabacı, Sakarya ve Doğan (2008) ile Kılıç (2010) tarafından yapılan çalışmalar ile benzerlik gösterirken, Kepçeoğlu (1987), Hatunoğlu ve Hatunoğlu (2006), Nazlı (2007) ve Güven’in (2009) çalışmaları ile farklılaşmaktadır. Çalışmada rehber öğretmenlerinçalışma koşullarının farklılığına yönelik görüşlerde belirlenmeye çalışılmıştır. Rehberlik hizmetlerinin verildiği okullarda rehber öğretmenlerin ayrı çalışma ortamlarının olması ile ilgili belirgin düzeyde bir sorun yaşanmadığı, rehberlik servisinin, çoğu öğretmen ve idarecide kavram olarak oturmuş olduğu, ancak bu durumun tamamen sorun olmaktan çıktığının söylenemeyeceği görülmüştür. Ayrıca bu konunun rehber öğretmenin işini ne kadar özveriyle yaptığıyla da ilintili olduğu, öğretmenin profesyonellik çerçevesinde işini layığıyla yaptığında ayrı çalışma ortamının gerekliliğini kanıtlamış olacağı, okulda rehber öğretmen olmadığında eksikliğinin hissedilmesiyle değerinin daha iyi anlaşıldığı gözlenmiştir. Sonuç olarak psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin gizlilik ilkesine uyularak ve gerekli bir ortam sağlanarak yürütülmesi gerektiği anlayışının günümüzde hak ettiği konuma daha yakın olduğu ortaya çıkmaktadır. Benzer bir şekilde Doğan (1999) tarafından da psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin okulda idareciler ve özellikle öğrenciler tarafından anlaşılması, kabul görmesi, varlığını ve önemini hissettirmesi için her şeyden önce yeterli araç ve gereçle donanmış fiziksel bir mekânının olması gerektiği ifade edilmiştir. Pişkin (2006), Türkiye’nin uzun sayılabilecek PDR geçmişine rağmen, bu hizmetlerin yürütülmesi için gerekli olan uygun fiziksel mekan konusunda sıkıntıların bugün bile yaşandığına, ölçme araç ve gereçleri yönünden sorunların mevcut olduğuna, bilişim teknolojilerinden yeterince yararlanılmadığına, bilgisayar destekli PDR programlarının geliştirilmesi, veri tabanlarının oluşturulması, ölçme araçlarına bilgisayar üzerinden ya da çevrimiçi sistemle erişme gibi destek sistemlerinin de olması gerektiğine dikkat çekmektedir. Abbasoğlu (2014) ilk ve ortaokul öğ-

retmenlerinin rehberlik ve psikolojik danışma faaliyetlerine yönelik tutumlarını incelediği çalışmasında, öğretmenlerin rehberlik hizmetlerine karşı tutumlarının cinsiyet, kıdem yılı ve aldıkları hizmet içi eğitimlere göre farklılık gösterdiğini ifade etmiştir. Öğretmenlerin rehberlik servisine karşı tutumunda yaş, medeni durum, branş, mezun olunan üniversite, okulda görevli rehber öğretmen sayısı ve özellikle de okulun fiziksel imkânları açısından anlamlı düzeyde bir farklılık oluşmadığını belirtmiştir. Rehber öğretmenlerin çalışma şekilleri açısından farklı olması ve çalışmalarını rehberlik servisine tahsisli bir odada gerçekleştirmelerinin öğretmenler üzerindeki etkisini doğrudan ortaya koyan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Ancak fiziksel imkânların rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi açısından etkisini konu alan çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; Abbasoğlu (2014) tarafından ortaya konan, okulun fiziki imkânlarının, öğretmenlerin rehberlik hizmetlerine karşı tutumlarına etki etmediği yönündeki bulguları ile örtüşmektedir. Çalışmada yanıt aranan bir diğer soru ise lisans derslerinin rehber öğretmenlerin meslek hayatına olan katkısını belirlemeye yöneliktir. Araştırmaya katılan rehber öğretmenlerin görüşüne göre; üniversitede alınan teorik eğitimlerin kısmen faydalı olduğu ancak gerçek hayatta teorik bilginin zaman zaman kifayetsiz kalabildiği ve sonuç olarak kitabi öğretilerin ancak pratik düzleme aktarılması ile olgunlaşabildiği, uygulamada bu aktarımın okulun öğrenci profili ile de ilgili olduğu ve yüksek eğitim seviyesindeki öğrencilere lisansta alınan teorik bilgilerin rahatlıkla uygulanabildiği, bununla birlikte her şeyin kitaplarda öğretilen gibi olmayabileceği vurgulanmıştır. Hamamcı, Murat ve Esen Çoban (2004), yaptıkları çalışmada psikolojik danışmanların teorik açıdan iyi eğitim almış bir şekilde okullara atanmakta olduklarını fakat gerçek okul ortamında bilgilerini uygulamada problem yaşadıklarını belirtmiştir. Aydemir Sevim ve Hamamcı’nın (1999) psikolojik danışmanların mesleki doyumları ile mesleki yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi inceledikleri çalışmada ise psikolojik danışmanların; daha çok rehberliğin bilgi verme işlevini yerine getirme konusunda kendilerini yeterli hissettikleri ve bu yönde aldıkları lisans derslerinin amacına ulaştığını ancak rehberlik çalışmalarında kullanılacak test, anket gibi ölçme araçları geliştirme, öğrencilerle bireysel danışma yapma, öğrencileri ilgilendiren değişik konularda araştırma yapma, yetenek testleri uygulama ve yorumlama gibi saha tecrübesi gerektiren konularda ise kendilerini diğer görev maddelerine nazaran daha yetersiz gördüklerini ortaya koymuşlardır. Pişkin (2006) Türkiye’de psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin dünü, bugünü ve yarını adlı çalışmasında PDR lisans programları hakkında şu tespiti yapmaktadır: Türkiye’nin coğrafi bölgeleri arasındaki gelişmişlik düzeyi farklılık göstermektedir. Yeterince gelişmemiş bölgelerimizde bulunan üniversitelere öğretim üyesi akışı bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Öğretim üyesi eksikliği ve diğer fiziki imkânlar göz önüne

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 9–20, September, 2021

alındığında bu üniversitelerin diğer programlarından mezun olanlar gibi PDR lisans programlarından mezun olanlarında bu durumdan olumsuz etkilendiği söylenebilir. Balcı (2014) okul psikolojik danışmanlarının rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini hem daha etkili sunabilmelerine hem de karşılaştıkları sorunlarla baş etmeleri konusunda öz yetkinlik düzeylerini geliştirmelerine katkıda bulunacak doğrudan deneyime dayalı destek eğitim programları ve hizmet içi eğitimlerin yanında üniversitelerin PDR lisans programlarında uygulamaya ağırlık veren yönlerin ön plana çıkartılarak uygulama derslerine ağırlık verilebileceğini, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından mesleğin belirli dönemlerinde psikolojik danışmanların öz yetkinlik düzeylerini olumsuz etkileyen etmenlerin belirlenerek bu olumsuz etkilerin önlemesi için gerek bireysel çalışmalar gerekse grup çalışmaları yapılabileceğini ifade etmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; Aydemir Sevim ve Hamamcı (1999), Hamamcı ve arkadaşları (2004), Pişkin (2006) ve Balcı (2014) tarafından yapılan çalışmaların sonuçları ile örtüşmektedir. Araştırmaya katılan rehber öğretmenlerin görüşüne göre; rehber öğretmenlerin okulda karşılaştıkları sorunların kendi yaşamlarını etkilediği, çaresiz kalınan durumlarda duygusallaşmanın olduğu, bazen sabaha kadar bir öğrencinin durumuna takılı kalıp uyku problemlerinin baş gösterebildiği ancak zamanla profesyonellik çerçevesinde bu durumun daha fazla kontrol edilebilir bir hâl aldığı sonucuna varılmaktadır. Ceyhan (2000) tarafından yapılan "Mesleki sorun düzeyleri farklı okul rehber öğretmenlerinin kişisel ve sosyal uyum düzeylerinin incelenmesi" isimli çalışmada mesleki sorun düzeyleri düşük olan rehber öğretmenlerin kişisel ve sosyal uyum, kendini gerçekleştirme, duygusal kararlılık, psikotik belirtiler ve nevrotik eğilimler yönünden mesleki sorun düzeyleri yüksek olanlara göre ortalamaların yüksek olduğu ve bu farkların mesleki sorun düzeyleri düşük rehber öğretmenler lehine anlamlı olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte rehber öğretmenlik mesleğine yönelik algı ve beklentiler ile ilgili değişkenlerden; rehber öğretmenlerin mesleğin uygulanabilirlik düzeyine ilişkin algılarının, mesleğini sürdürmedeki isteklilik durumlarının ve algıladıkları iş doyumu düzeylerinin onların kişisel ve sosyal uyum düzeylerini farklılaştırmadığı saptanmıştır. Sonuç olarak rehber öğretmenlerin kişisel ve sosyal uyum düzeyleri üzerinde; özlük niteliklerine, çalıştıkları okulun niteliklerine ve mesleğe yönelik algı ve beklentilere ilişkin değişkenlerden daha ziyade okullarda karşılaşılan mesleki sorunların daha fazla etki ettiği görülmektedir. Akten (2007) rehber öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeylerini incelediği araştırmasında, çalışma hayatında yaşanılan güçlükler olarak; yöneticilerin olumsuz tutumları, öğretmen-öğrenci-velilerin rehberlik anlayışları, rehberlik servisinin fiziki imkânlarının yetersizliği, görev tanımı dışındaki beklentiler, rehberlik hizmetlerine ilişkin yasal mevzuatın eksikliği, eğitim sisteminde son yıllarda yaşanan değişimler, rehber öğretmenlere çalışmalarında destek olacak

meslek kuruluşlarının olmaması ve hizmet içi eğitimlerin yeterli seviyede olmaması belirtilmiştir. Akten (2007) aynı çalışmada rehber öğretmenlerin duygusal tükenmelerine etki eden faktörleri incelemiş, cinsiyet, meslekteki kıdem yılı, mesleklerini nasıl yaptıklarına ilişkin algıları ve meslek öncesi seçim değişkenlerinin duygusal tükenmeyi etkilediğini, kadın öğretmenlerde, 2-5 yıl kıdeme sahip olanlarda, mesleğini orta-kötü seviyede yaptığını belirtenlerde ve mesleği istemeden seçenlerde bu etkinin negatif yönlü olduğunu ortaya koymuştur. Medeni durum, çalışılan kurum tipi ve haftalık çalışma saati değişkenlerinin duygusal tükenmeye etki etmediğini belirtmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; Ceyhan (2000) ve Akten (2007) tarafından yapılan çalışmanın sonuçları ile benzerlik göstermektedir. Bu çalışmada son olarak rehber öğretmenlerinin konumlarının algılanmasına yönelik görüşler belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmaya katılan rehber öğretmenlerin görüşüne göre; rehber öğretmenlerin büyük çoğunluğunun okullarında sorunların tek çözüm noktası olarak görülmedikleri, her konuda kendileri ilk danışma ve sorunlara müdahale etme yeri olarak değerlendirilse de vakaların idare-aile-rehberlik servisi üçgeninde ele alındığı ve bunun bir takım çalışması bilinci içerisinde değerlendirildiği görülmektedir. Bir kısmında ise tam aksine sorunun tek çözüm noktası olarak rehberlik servisinin görüldüğü ve öğrencinin sorunlarıyla birebir muhatap olanlar tarafından çözüm geliştirilmesinde isteksiz davranıldığı, bütün sorumluluğun rehberlik servisinde olduğu yanlışına düşüldüğü ortaya konmaktadır. Hamamcı ve arkadaşları tarafından 2004 yılında yapılan çalışmada ise okul idaresi ile rehber öğretmenler arasında rehberlik hizmetlerinin konumlandırılması noktasında fikir ayrılıklarının olduğu, yöneticilerin bilgi ve anlayış eksikliği bulunduğu, bu yüzden rehberlik ve danışma hizmetlerinin sunulmasında zorluklar yaşandığı tespit edilmiştir. Bu noktadan hareketle özellikle son yıllarda okul idarecilerinin rehberlik anlayışlarının değişerek geliştiği, rehberliğin kâğıt üzerinde yapılan formalite bir hizmet olamayacağı düşüncesini benimsedikleri, ideal rehberlik servisinin idareci-öğretmen-öğrenci-veli döngüsü kurularak sağlanabileceği anlayışının yaygınlaştığı görülmektedir. Kepçeoğlu (1987) okullarda danışmanların görev, yetki ve sorumluluklarının yasal mevzuat kapsamında yeterince netleştirilmediğini, müdür, danışman ve öğretmenler arasında görev ve iş birliği esaslarının eksik olduğunu belirtmiştir. İçtüzer (2017) okulda PDR hizmetlerinin bir takım çalışması gerektirdiğini, müdür, psikolojik danışman ve sınıf öğretmenlerinin üstüne düşen sorumluluklar olduğunu, PDR hizmetlerinin yerine getirilmesinde en üst derece sorumlunun müdür olduğunu ifade etmektedir. Özdemir (2008) yönetici, öğretmen, öğrenci ve rehberlik uzmanı arasında her birinin kendi konumlarında rehberliği anlamlandırdıklarını, eğitimde başarının öğretim, yönetim ve öğrenci kişilik hizmetleri arasındaki iş birliğine bağlı olduğunu ortaya koymuştur. Poyraz (2007) kapsamlı gelişim-

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 9–20, September, 2021

sel rehberlik programının uygulanması için öğretmenlerle psikolojik danışmanların yoğun bir iş birliği içinde olmaları gerektiğini, hatta çevredeki diğer kurumların ve ailenin de bu iş birliğine katılmalarının gerektiği üzerinde durmuştur. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; Kepçeoğlu’nun (1987) çalışması ile farklılık gösterirken, Hamamcı ve arkadaşları (2004) ve Poyraz’ın (2007) çalışmaları ile örtüşmektedir. Bunun nedeni rehberlik hizmetlerinin yıllar içerisinde daha sistemli hale gelmesi ve idareci, öğretmen ve veliler tarafından daha fazla kabul görmeye başlaması olarak değerlendirilmektedir.

Öneri̇ler

Bu sonuçlara dayalı olarak uygulamaya ve gelecek araştırmalara dönük bazı öneriler sunulabilir. Uygulama açısından bakıldığında, okullarda yürütülen rehberlik hizmetlerinin istenilen seviyeye getirilmesine yönelik olarak, Rehber öğretmenlere ve rehberlik sistemine verilen değerin korunarak arttırılması, Rehber öğretmenlere sağlanan fiziki imkânların, rehberlik anlayışının profesyonelliği içerisinde değerlendirilmeye devam edilmesi, Teori ile pratiğin mümkün olduğunca lisans seviyesinde iken örtüştürülmesi ve uygulama odaklı bir lisans programı stratejisinin benimsenmesi, Rehber öğretmenlerin yaşadıklarından etkilenme düzeylerini en aza indirecek tedbirlerin alınması, moral, motivasyon ve tükenmişlik düzeylerinin takibinin yapılması, Sorunlara ilk müdahalenin sınıf rehber öğretmenleri tarafından yapılması ve sonrasında okulun rehberlik servisine intikal ettirilmesi, idarenin de süreç boyunca iş birliği içerisinde hareket etmesi önerilebilir. Araştırma açısından bakıldığında, konuya yönelik daha fazla araştırma bulgusunun üretilmesi önemli görülebilir. Bunun için ise daha ayrıntılandırılmış görüşme formları kullanılabilir. Çalışmanın örneklemi genişletilerek farklı coğrafi bölgelerden veri toplanabilir. Farklı gelir gruplarına ait öğrencilerin öğrenim gördükleri okulların rehberlik servislerinin karşılaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılabilir. Etik: Bu makalenin yayınlanmasıyla ilgili herhangi bir etik sorun bulunmamaktadır. Hakem Değerlendirmesi: Dış bağımsız. Çıkar Çatışması: Yazarlar, bu makalenin araştırılması, yazarlığı ve/veya yayınlanması ile ilgili olarak herhangi bir potansiyel çıkar çatışması beyan etmemiştir. Finansal Destek: Yazarlar bu çalışma için finansal destek almadığını beyan etmiştir. Ethics: There are no ethical issues with the publication of this manuscript. Peer-review: Externally peer-reviewed. Conflict of Interest: The authors declared no potential conflicts of interest with respect to the research, authorship, and/or publication of this article. Financial Disclosure: The authors declared that this study has received no financial support.

Share and Cite

BAYRAKTAR, Y.; EKŞİOĞLU, S. Determining the opinions of guidance teachers on the problems they encounter at school. Yildiz Journal of Educational Research 2021, Vol. 6, pp. 9-20. https://doi.org/10.51280/yjer.2021.010

Export:

Related Articles

Examining the factors affecting the subjective well-being of high school studentsTuba YALDIZ, Ali Çağatay KILINÇ, 1 January 2021Opinions of students in the undergraduate program of arts and crafts education on the professionYeliz ERDOĞAN, Sema ÜNLÜER, 1 January 2022Fen Bilimleri Dersinde Değerler Eğitiminin Uygulanabilirliğine İlişkin Öğretmen GörüşleriGöktürk ŞENTÜRK, Mustafa ARSLAN, 1 January 2020A case study on lean occupational safetyMesut ULU, Semra BİRGÜN, 1 January 2024
Publication History
Published1 January 2021
Versionv1
AccessOpen Access
10.51280/yjer.2021.010
Related Articles
Examining the factors affecting the subjective well-being of high school studentsTuba YALDIZ, Ali Çağatay KILINÇYildiz Journal of Educational Research, 1 January 2021Opinions of students in the undergraduate program of arts and crafts education on the professionYeliz ERDOĞAN, Sema ÜNLÜERYildiz Journal of Educational Research, 1 January 2022Fen Bilimleri Dersinde Değerler Eğitiminin Uygulanabilirliğine İlişkin Öğretmen GörüşleriGöktürk ŞENTÜRK, Mustafa ARSLANYildiz Journal of Educational Research, 1 January 2020
Yildiz Journal of Educational Research coverYildiz Journal of Educational Research Download PDF

Subscribe to YTUP

Stay connected and receive the latest research updates directly in your inbox.

YTUP — Yıldız Technical University Publishing

Advancing knowledge and fostering innovation through high-quality, peer-reviewed academic publications.

About YTU

Discover

  • ›Articles
  • ›Journals
  • ›Research Topics
  • ›Open Access Policy

Guidelines

  • ›Author guidelines
  • ›Services for authors
  • ›Policies and publication ethics
  • ›Editor guidelines
  • ›Fee policy

Explore

  • ›Articles
  • ›Research Topics
  • ›Journals
  • ›How we publish

Support

  • ›Help center
  • ›Emails and alerts
  • ›Contact us
  • ›Submit
  • ›Career opportunities
YTU Logo

© 2026 Yıldız Technical University (Istanbul, Turkey)

Terms and ConditionsTerms of UsePrivacy PolicyPrivacy SettingsDisclaimer
Like this platform? Join our teamHave feedback or questions?
Supervisor