YTUP
Journals
About
Services
Guides
Sign InSubmit Article
HomeJournalsYildiz Journal of Educational Research10.51280/yjer.2021.012
YJYildiz Journal of Educational Research
Get Alerted Download PDF
AbstractKeywords4. Öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerini arttırma yollarıYöntemBulgular1. Öğrencilerin Öznel İyi Oluşa İlişkin Algıları2. Öğrencilerin Öznel İyi Oluşunu Etkileyen Faktörler3. Öğrencilerin Öznel İyi Oluş Düzeylerinin Yaşamlarına4. Öğrencilerin Öznel İyi Oluşunu Artırma YollarınaTartişmaSonuç VE Öneri̇lerShare and CiteRelated Articles
Article Open Access1 January 2021

Examining the factors affecting the subjective well-being of high school students

Order Reprints Cite Share

Tuba Yaldiz, and Ali̇ Çağatay Kılınç

* Author to whom correspondence should be addressed.

Yildiz Journal of Educational Research 2021, Vol. 6, Issue 1, pp. 34-47; doi.org/10.51280/yjer.2021.012

Download PDF View DOI record

Abstract

The primary purpose of this study is to determine the factors that influence the subjective well-being of high school students. The data of this qualitative study, which was designed as a case study, were obtained from face-to-face interviews with 34 students studying in high schools. A semi-structured interview form was used as a data collection tool. The data was analyzed using the content analysis technique. Results revealed that the subjective well-being of students is influenced by factors that increase and reduce life satisfaction, along with positive and negative events they experience. Besides, this study has identified how subjective well-being is understood by students and reflected in their lives, along with the ways that students follow to increase their levels of subjective well-being. The results were discussed in line with the related literature and some suggestions were presented.

Keywords: Case study; content analysis; high school student; qualitative research; subjective well-being.

4. Öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerini arttırma yolları

nelerdir? Öznel İyi Oluş Öznel iyi oluş mutluluk kavramının ifade bulmuş bir diğer hali olarak değerlendirilebilir. Mutluluk, araştırmacıların ilgisini çeken bir kavramdır. Pozitif psikoloji alanındaki gelişmelerle birlikte araştırmacılar mutluluk kavramına yönelik daha fazla çalışma yapmışlar ve özellikle insan mutluluğunu etkileyen unsurlara odaklanmışlardır (Myers ve Diener, 1995). Bu kavrama dayalı olarak kavramsallaştırılan öznel iyi oluş, insanların yaşamlarında olumlu duyguların varlığı, olumsuz duyguların yokluğu olarak açıklanmaktadır (Diener, Lucas ve Oishi, 2002). İnsanların kendilerini olumsuz duygulardan uzak tutmaları, olumlu duyguları ise sahiplenmeleri olarak da ifade edilen öznel iyi oluşun bilişsel ve duyuşsal olmak üzere iki boyutu bulunmaktadır (Diener, 2000). Bilişsel boyut bireylerin kendi yaşamlarına ilişkin değerlendirmeleri sonucu vardıkları yargılar olarak belirtilirken duyuşsal boyut olumlu ve olumsuz duygulanımlar olarak ele alınabilir (Myers ve Diener, 1995). Bu noktada olumlu duygulanım; neşe, ümit, güven, heyecan gibi kavramlara; olumsuz duygulanım ise korku, öfke, üzüntü gibi kavramlara göndermede bulunmaktadır (Ben-Zur, 2003). Bu doğrultuda olumlu duygulanımlar yaşayan bireylerin olumsuz duygulanımlar yaşayan bireylere göre daha yüksek düzeyde öznel iyi oluş algısına sahip oldukları düşünülmektedir. Kavramın teorik temellerine ilişkin yapılan başka bir incelemede, Ryff (1989), öznel iyi oluşu ödonmik ve hedonik iyi oluş olarak iki boyutta incelemektedir. Ödonmik boyut psikolojik anlamda büyümeyi ifade etmektedir. Bu büyümenin gerçekleşebilmesi için öncelikle bireyin olumlu ve olumsuz yönleriyle kendini kabul etmesi, çevresindekilerle sevgi, güven ve empati içeren ilişkiler kurması, davranışlarına yönelik özdenetim sahibi olması, yaşamın amacını kavramış olması ve kendi potansiyelinin farkına varması gerekmektedir (Ryff ve Keyes, 1995). Hedonik boyut ise bireyin yaşamdan aldığı hazzı ifade etmektedir. Bu hazzın gerçekleşebilmesi için de olumlu duyguların en üst düzeye çıkarılması, olumsuz duyguların da en alt düzeye indirilmesi gerekmektedir (Ryff ve Singer, 2008).

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

Yöntem

Araştırmanın Modeli Bu araştırmada lise öğrencilerinin öznel iyi oluşunu etkileyen faktörlerin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda mevcut çalışma nitel araştırma yöntemi ve tekli durum deseninde kurgulanmıştır. Çalışma Grubu Bu araştırmanın katılımcılarını 2019-2020 eğitim öğretim yılında Karabük ili Eflani ilçesinde bulunan ortaöğretim kurumunda öğrenim gören toplam 34 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıları belirlemek için ölçüt örnekleme, maksimum çeşitleme ve kolay ulaşılabilir örnekleme birlikte kullanılmıştır. Bu doğrultuda ilk olarak ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Katılım ölçütü, lise öğrencisi olmak olarak belirlenmiştir. Kolay ulaşılabilirlik bağlamında fiziksel yakınlık gözetilerek Karabük ili Eflani ilçesindeki lise öğrencilerine ulaşılmıştır. Farklı sınıf düzeylerinden, farklı yaş gruplarından öğrenciler katılımcı olarak seçilerek maksimum çeşitlilik sağlanmaya çalışılmıştır. Buna göre katılımcıların yaşları 15-18 arasında değişmektedir. Araştırmanın yapıldığı dönemde 9 ve 10. sınıflarda öğrenim göre 9’ar, 10 ve 11. sınıflardan öğrenim gören 8’er öğrenci araştırmaya katılmıştır. Ayrıca katılımcıların 20’si kız, 14’ü erkektir. Veri Toplama Aracı Bu çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından alanyazına ve uzman görüşlerine dayalı olarak geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Formda araştırmanın problemiyle ilişkili dört soruya yer verilmiştir. Soruların daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla gerektiği yerde sonra sorularına yer verilmiştir. Hazırlanan görüşme formu uzman görüşlerine sunulmuştur. Uzman önerileri doğrultusunda forma son hali verilmiştir. Formda yer alan görüşme sorularından bazıları şunlardır: “Öznel iyi oluş ile ilgili bir bilginiz var mı? Öznel iyi oluş size neyi çağrıştırıyor?”, “Yaşamınızdaki olumlu duygulanımlar nelerdir?” ve “Size olumlu duygular yaşatan durumlar nelerdir? Örnek verir misiniz?”, “Size olumsuz duygular yaşatan durumlar nelerdir? Örnek verir misiniz? Verilerin Toplanması Verilerin toplanabilmesi için Karabük Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Etik Kurulu’ndan Etik Kurul izni alınmıştır. İzin işlemleri tamamlandıktan sonra çalışmanın katılımcıları ile ön görüşme yapılarak araştırma hakkında bilgi sunulmuş, katılımcılara kimliklerinin ve paylaştıkları verilerin gizli kalacağı bildirilmiştir. Sonrasında öğrencilerle görüşme için randevu günü ve saati kararlaştırılmıştır. Her bir katılımcı ile görüşmeler ortalama 30 ile 40 dakika arasında sürmüştür. Görüşmeler sonucunda ses kayıtları doküman haline getirilerek 108 sayfalık ham veri elde edilmiştir.

Verilerin Analizi Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. İçerik analizi yöntemi kullanılarak yapılan veri analizi sonucunda ana temalara ve bu ana temalar altında temalara ulaşılmıştır. Bu çalışma bir yüksek lisans tezinden üretilmiştir. Bu bakımdan veriler tezin yazarı ve danışman tarafından ayrı ayrı çözümlenmiş, tema ve kodlara ulaşılmıştır. Ardından üretilen tema ve kodlar üzerinden yürütülen tartışmalar sonucunda uzlaşı sağlanan tema ve kodlarla devam edilmiştir. Bir sonraki aşamada nitel araştırma konusunda uzman iki öğretim üyesinden verileri ayrı ayrı çözümlemeleri istenmiştir. Alan uzmanlarının ürettiği tema ve kodlar ile mevcut tema ve kodlar arasındaki uyuma dönük yapılan tartışmalar sonucunda üzerinde uzlaşıya varılan haliyle bulgular raporlanmıştır. Bulguları desteklemek amacıyla gerekli yerlerde katılımcıların görüşlerine doğrudan alıntılarla yer verilmiştir. Doğrudan alıntılar sunulurken katılımcılar K1, K2…şeklinde kodlanmıştır. İnandırıcılık, Aktarılabilirlik, Tutarlılık ve Teyit Edilebilirlik Bu çalışmada Lincoln ve Guba’nın (1985) önerileri doğrultusunda araştırmanın inandırıcılık, aktarılabilirlik, tutarlılık ve teyit edilebilirliğini sağlamak amacıyla bazı stratejiler kullanılmıştır. Buna göre inandırıcılık için katılımcılarla uzun süre aynı ortamda kalınarak onlarda olumlu tutum oluşturulmaya çalışılmıştır. Veri toplama süreci, katılımcılarla birlikte planlanmış ve katılımcılarla karşılıklı güvene dayalı bir ilişki oluşturulmaya çalışılmıştır. Aktarılabilirliği sağlamak amacıyla problem durumu ve kuramsal çerçeve bölümleri ayrıntılı olarak yazılmış ve katılımcıların belirlenmesinde ölçüt örnekleme ve kolay ulaşılabilir örnekleme sistematik bir biçimde kullanılmıştır. Tutarlılığın sağlanması için katılımcılardan elde edilen verilerin ayrıntılı olarak kaydı tutulmuş ve bazı katılımcı görüşleri doğrudan alıntı biçiminde bulguların raporlanması sürecinde sunulmuştur. Son olarak teyit edilebilirliğin sağlanmasında uzman görüşlerinden yararlanılmıştır. Özellikle verilerin analizi aşamasında ortaya çıkan temaların ve kodların oluşturulmasında ve verilerin çözümlenmesinde uzman görüşüne başvurulmuş ve araştırma bu doğrultuda gözden geçirilip sürdürülmüştür. Bu uzmanların belirlenmesinde nitel araştırma konusunda deneyim ve derinlemesine bilgi sahip olma kriteri göz önünde bulundurulmuştur.

Bulgular

Bu bölümde araştırma problemlerine yönelik elde edilen bulgular sunulmuştur.

1. Öğrencilerin Öznel İyi Oluşa İlişkin Algıları

Öğrencilerin öznel iyi oluşa ilişkin algıları; (a) öznel iyi oluşun anlamı, (b) olumlu duygulanımlar yaşama, (c) olumsuz duygulanımlar yaşama, (d) yaşam doyumu sağlama alt temalarında ele alınmıştır. Her bir temaya ve her

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

bir tema içinde oluşan kodlara (varsa) yönelik açıklamalar aşağıda verilmiştir. a. Öznel iyi oluşun anlamı Öğrenciler öznel iyi oluşu; mutlu olma, iyi hissetme ve hayattan zevk alma olarak anlamlandırmışlardır. a.1. Mutlu olma Öznel iyi oluş geçmişten günümüze mutluluk kavramı ile eş değer olarak anılmıştır. Yapılan araştırmada da öğrencilerden bazıları öznel iyi oluşu ifade ederken mutluluk kavramını kullanmıştır. Öznel iyi oluşun mutlu olma olarak anlamlandırıldığı öğrenci görüşlerinden bazıları aşağıda sunulmuştur; ‘Kişinin kendini geliştirmesi, kendi kendine mutlu olabilmesi.’ (K26) ‘Öznel iyi oluş insanın kendi iç dünyasında kendini iyi hissetmesi, mutlu olması.’ (K29) Doğrudan alıntılanan katılımcı görüşlerine ek olarak bazı katılımcıların da ‘öznel iyi oluş size neyi çağrıştırmaktadır?’ sorusuna verdikleri yanıtın ‘mutluluk’ olması öznel iyi oluş ile mutluluk kavramının eş değer olarak görüldüğünün önemli bir kanıtı olarak düşünülebilir. a.2. İyi hissetme Katılımcılardan bazıları öznel iyi oluşun anlamını ifade ederken kendini iyi hissetme ifadesini kullanmıştır. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşleri ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘İnsanın kendi kendini iyi hissetmesi.’ (K27) ‘Öznel iyi oluş insanın kendini özünde iyi hissedebilmesi durumudur bence.’ (K21) a.3. Hayattan zevk alma Katılımcıların bir kısmı öznel iyi oluşu anlamlandırırken öznel iyi oluşu hayattan zevk alma olarak ifade etmişlerdir. Bu ifadeyi destekleyen katılımcı görüşü şu şekildedir: ‘Öznel iyi oluş benim çizdiğim sınırlarda kendi doğrum ve yanlışımı belirlediğim içsel tatmin yaşama, hayatımdan zevk alma durumu.’ (K28) b. Olumlu duygulanımlar yaşama Olumlu duyguların varlığı ve olumsuz duyguların yokluğu olarak da ifade bulan öznel iyi oluşta olumlu duygulanımlar katılımcılar tarafından daha çok sevgi, neşe, heyecan, huzur, güven gibi tek kelimelik ifadelerle tanımlamıştır. Ayrıca bu duygulara ek olarak katılımcıların olumlu duygulanımlar konusunda verdikleri aşağıdaki şu ifadeler de dikkat çekici olabilir: ‘Sevdiğim insanlarla birlikte olmak.’ (K15) ‘Ailem ve değer verdiğim insanların yanımda olduğunu hissetmek.’ (K18) c. Olumsuz duygulanımlar yaşama Öznel iyi oluşta yokluğu istenen olumsuz duygulanımlar konusunda katılımcılar tek kelimelik ifadelerle üzüntü, öfke, mutsuzluk, hayal kırıklığı, korku, kaygı, sinir, aşk acısı duygularını ifade etmişlerdir. Ayrıca katılımcıların olumsuz duygulanımlar konusunda verdikleri aşağıdaki ifadeler de dikkat çekici olabilir:

‘Erkeklerin ve kadınların eşit olması gereken bir toplumda erkeklerin üstün gösterilip kadınların birçok konuda kısıtlanması.’ (K25) ‘İnsanlar tarafından olmadığım birisi gibi algılanmak, yanlış anlaşılmak.’ (K18) d. Yaşam doyumu sağlama Yaşam doyumu bireylerin yaşamlarına ilişkin değerlendirmeleri sonucu vardıkları yargı olarak öznel iyi oluşta varlığı istenen bir alt boyutu ifade etmektedir. Katılımcıların yaşam doyumunu “hayattan zevk alma” ve “hayatı dolu dolu yaşama” olarak anlamlandırdıkları görülmektedir. d.1. Hayattan zevk alma Yaşam doyumu araştırma katılımcılarının bir kısmı tarafından öznel iyi oluşu anlamlandırmada olduğu gibi hayattan zevk alma olarak anlamlandırılmıştır. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşleri ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Yaşam her anından zevk alarak yaşanacak bir şey. Ben de yaşadığım her anın tadını çıkarmaya çalışıyorum.’ (K29) ‘Yaşam her şeye gülümseyerek bakabileceğim her anından zevk alabileceğim bir yer. Ben de böyle yapıp umutlu olmaya çalışıyorum.’ (K30) d.2. Hayatı dolu dolu yaşama Yaşam doyumu bir kısım katılımcı tarafından da hayatın tüm yönleriyle dolu dolu yaşanacak bir süreç olması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır. Yaşam doyumunun hayatı dolu dolu yaşamak olarak anlamlandırıldığı öğrenci görüşlerinden bazıları ise şu şekildedir: ‘Hayatın her anını hakkını vererek yaşamaya çalışıyorum.’ (K14) ‘Hayatın her anını içimden geldiğince dolu dolu yaşamaya çalışıyorum.’ (K15)

2. Öğrencilerin Öznel İyi Oluşunu Etkileyen Faktörler

Araştırmanın katılımcıları öznel iyi oluşlarını etkileyen faktörleri; (a) olumlu yaşam olayları, (b) olumsuz yaşam olayları, (c) yaşam doyumunu arttıran durumlar, (d) yaşam doyumunu engelleyen durumlar şeklinde ifade etmişlerdir. Aşağıda her bir temaya ilişkin ortaya çıkan kodlar sunulmuştur. a. Olumlu yaşam olayları Olumlu yaşam olayları bireylerin ruhsal sağlığını iyileştirmede önemli bir yere sahiptir. Katılımcılar olumlu yaşam olaylarını “sosyal ilişkilerde doyum” ve “yükselen akademik başarı” olarak anlamlandırmıştır. a.1. Sosyal ilişkilerde doyum Katılımcıların çoğu arkadaş ortamlarında geçirdikleri vaktin kendilerine çok iyi geldiğini ve olumlu arkadaş ilişkilerinin öznel iyi oluşları üzerinde olumlu etkisinin olduğunu belirtmişlerdir. Aşağıdaki katılımcı görüşü ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Okulda arkadaşlarımla vakit geçirmek bana iyi geliyor. Onların yanında daha enerjik ve neşeli hissediyorum kendimi.’ (K27)

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

Arkadaşlık ilişkilerine ek olarak aile içindeki ilişkilerin de olumlu yaşam olayı olarak algılanıp öznel iyi oluş üzerinde olumlu etkisinin olduğunu ifade eden katılımcı görüşleri de mevcuttur. Bu bulguyu destekler nitelikteki katılımcı görüşü aşağıdaki gibidir: ‘Ailemle vakit geçirmek bana olumlu duygular yaşatan durumlardan biri. Onlarla akşamları oturup çay içmek bile beni mutlu ediyor.’ (K14) a.2. Yükselen akademik başarı Katılımcıların öğrenci olması sebebiyle yükselen akademik başarı hayatlarında önemli bir yer edinmektedir. Katılımcı görüşlerine göre gösterilen akademik başarı hem öğrencilere hem de yakın çevrelerine gurur ve haz sağlamakta; böylece kişilerin mutlulukları yani öznel iyi oluşları üzerinde olumlu etki oluşturmaktadır. Yükselen akademik başarıyı olumlu yaşam olayı olarak anlamlandıran bir öğrencinin ilgili ifadesi aşağıdaki gibidir: ‘Sınavdan güzel not almak bana olumlu duygular yaşatan olaylardan biri. O zaman kendimi iyi hissediyorum, sınıfın iyisi olma duygusu da beni mutlu ediyor.’ (K15) b. Olumsuz yaşam olayları Olumsuz yaşam olayları insanların hayatında derin izler bırakarak insanların hayattan zevk almasını engelleyebilmektedir. Bu sebeple öznel iyi oluş için istenmeyen bir durum niteliği taşıyan olumsuz yaşam olayları katılımcılar tarafından “sosyal ilişkilerde yaşanan sorunlar”, “akademik sorunlar” ve “ekonomik sorunlar” olarak anlamlandırılmıştır. b.1. Sosyal ilişkilerde yaşanan sorunlar Sosyal ilişkiler bireylerin hayatında olumlu etkiler bırakabileceği gibi olumsuz etkiler de bırakabilmektedir. Katılımcılar arkadaş ortamlarında deneyimledikleri olumsuz yaşam olayları sonucu kendilerini iyi hissetmediklerini, mutsuz olduklarını belirtmişlerdir. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Arkadaşlarımla aramda yaşadığım tatsızlıklar bana olumsuz duygular yaşatıyor. Çünkü vaktimizin çoğu okulda geçiyor, okulda da tatsızlık yaşansın istemiyorum. Öyle şeyler yaşandığında tüm günümüz kötü geçiyor.’ (K1) b.2 Akademik sorunlar Akademik başarı öğrenciler için olumlu bir yaşam olayı olarak nitelendirilirken akademik başarısızlık da olumsuz bir yaşam olayı olarak nitelendirilmektedir. Katılımcılar akademik başarı sağlanamadığında mutsuzluk ve kendini kötü hissetme yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Akademik sorunların olumsuz yaşam olayı olarak anlamlandırıldığı öğrenci görüşüne örnek aşağıdaki gibidir: ‘Sınavlarla ilgili yaşanan belirsizlikler, hangi konulardan sorumlu olup hangi konulardan sorumlu olmayacağımız konusundaki belirsizlikler bana olumsuz duygular yaşatıyor.

Çünkü nasıl ve neye çalışmam gerektiği konusunda karar veremiyorum ve başarısız olma kaygısı yaşıyorum.’ (K27) b.3 Ekonomik sorunlar Ekonomik sorunlar temel ihtiyaçların giderilmesini engellediği için bireylerin yaşantısında olumsuz bir etki oluşturmaktadır. Katılımcılar tarafından da ekonomik sorunlar olumsuz yaşam olayı olarak anlamlandırılmıştır. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Ekonomik sıkıntılar aile içinde bizlerin okumasını etkileyebiliyor. Ailelerimiz ekonomik sebeplerden dolayı bizleri okutamamayı bile düşünebiliyor. Bu durum da bizde gelecek kaygısı oluşturuyor. Benim için de büyük bir olumsuz duygular yaşatan durum oluyor.’ (K34) c. Yaşam doyumunu arttıran durumlar Yaşam doyumu öznel iyi oluşun önemli bir parçasıdır. Bireylerin öznel iyi oluşunu arttırmak için de yaşam doyumunu arttıracak unsurlar gereklidir. Katılımcılar yaşam doyumunu arttıran durumları “ait hissedilen ortamlar”, “kişiyi mutlu eden etkinlikler” ve “hayata karşı olumlu bakış açısı” olarak anlamlandırmıştır. c.1. Kişinin kendini ait hissettiği ortamlar Katılımcılar kendilerini ait hissettikleri ortamların, öznel iyi oluşları üzerinde olumlu bir etkisinin olduğunu belirtmişlerdir. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Pozitif insanlar, huzur veren ortamlar yaşamımdan doyum almamı sağlayan durumlardan. Böyle ortamlarda kendim olabiliyorum ve rahat hissediyorum. Bu sayede de mutlu oluyorum.’ (K26) Pozitif bir nitelik gösteren aile yaşantısı da ait olma hissiyatıyla birlikte bireylere doyum yaşatarak öznel iyi oluş üzerinde olumlu etki oluşturan bir unsur olarak ifade edilmiştir. Aşağıdaki katılımcı görüşü bu bulguyu destekler nitelikte oldukça manidardır: ‘Ailem ve arkadaşlarımla bulunduğum her ortam benim yaşamdan doyum almamı sağlıyor. Onların mutlu olması benim mutlu olmam anlamına geliyor. O yüzden onların varlığı yaşam doyumumu arttıran bir şey.’ (K21) c.2 Kişiyi mutlu eden etkinlikler Çeşitli etkinliklerle uğraşmak insan zihnine, bedenine ve ruhuna iyi gelmektedir. Katılımcıların çoğu da kendilerine iyi gelen etkinliklerle ilgilendiklerinde daha mutlu olduklarını belirtmişlerdir. Hoşa giden etkinlikler yapmanın yaşam doyumunu arttıran durumlar olarak anlamlandırıldığı katılımcı görüşleri aşağıdaki gibidir: ‘Başındayken zaman geçirmekten hoşlandığım şeyler yaşamdan doyum almamı sağlıyor. Örneğin telefon, telefonda vakit geçirirken

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum ve zevk alıyorum.’ (K2) ‘Gezmek, alışveriş yapmak yaşamdan doyum almamı sağlayan şeyler arasında. Burada yapacak çok etkinlik yok ama yapabildiğimiz etkinlikler beni mutlu ediyor ve yaşamdan daha çok zevk almamı sağlıyor.’ (K22) c.3 Hayata karşı olumlu bakış açısı Hayata olan bakış açımız yaşamımızı büyük ölçüde etkilemektedir. Katılımcıların çoğu hayata olumlu tarafından bakıldığında yaşam doyumlarının ve dolayısıyla öznel iyi oluşlarının artacağını belirtmektedir. Olumlu bakış açısının yaşam doyumunu arttıran durumlardan biri olarak anlamlandırıldığı katılımcı görüşleri aşağıdaki gibidir: ‘Hayata bir kez geliyor olmamızı hatırlamak ve bu bakış açısıyla hayatı yaşamak hayattan doyum almamı sağlıyor.’ (K14) ‘Deli gibi çılgınlar gibi her şeyi yapabilme hissi, hayallerimi ve isteklerimi gerçekleştirebilme umudu.’ (K15) d. Yaşam doyumunu engelleyen durumlar Öznel iyi oluşun önemli bir parçası olan yaşam doyumunu engelleyen birtakım unsurlar söz konusudur. Bu unsurlar katılımcılar tarafından “olumsuz duygular”, “ait hissedilmeyen/yabancılaşan ortamlar” ve “kurallar ve kısıtlamalar” olarak anlamlandırılmıştır. Bu unsurların varlığı öncelikle yaşam doyumunu engellemekte, sonrasında da öznel iyi oluş üzerinde olumsuz etki oluşturmaktadır. d.1. Olumsuz duygular Olumsuz duyguların varlığı yaşam doyumu ve dolayısıyla öznel iyi oluş için istenmeyen bir durumdur. Katılımcıların çoğu da olumsuz duyguların yaşamlarından zevk almaları noktasında bir engel oluşturduğunu belirtmiştir. Aşağıda alıntılan katılımcı görüşleri ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Öfke gibi duygular beni çok fazla etkisi altına alıyor ve o an gözüm bir şey görmüyor. Böyle durumlar da benim yaşamdan doyum almamı engelliyor.’ (K3) ‘Bazı konularda yetersiz olduğumu düşünmek ve bu düşünceyle gelen umutsuzluk gibi duygular, özellikle ders başarım söz konusu olduğunda gelen yetersizlik duygusu yaşamımdan doyum almamı engelliyor.’ (K10) d.2. Ait hissedilmeyen/yabancılaşan ortamlar Katılımcılar ait hissetmedikleri ortamları yabancılaştıkları ortamlar olarak değerlendirmekte ve bu ortamları yaşam doyumunu engelleyen bir unsur olarak nitelendirmektedirler. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Hayatımda kötü insanların bulunması ve onların enerjimi sömürmesi benim yaşamdan doyum almamı engelliyor. O yüzden böyle insanların olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum.’ (K18)

Ait hissedilmeyen ortamlara eşlik eden negatif insanların varlığı da katılımcılara göre yaşam doyumunu ve öznel iyi oluşu olumsuz anlamda etkileyebilmektedir. Aşağıdaki katılımcı görüşü bu bulguyu destekler niteliktedir: ‘Negatif insanlar, kendimi ait hissetmediğim ortamlar yaşamdan doyum almamı engelleyen durumlardan. Çünkü böyle ortamlarda kendimi yabancı hissediyorum ve zevk alamıyorum. Bir de negatif insanlar varsa böyle ortamlarda hiç keyif almıyorum.’ (K29) d.3. Kurallar ve kısıtlamalar Kurallar, sınırlar ve yasaklar özellikle ergenlik dönemindeki bireyler için istenmeyen durumlardır. Katılımcıların bir kısmı kuralları yaşam doyumlarını engelleyen durumlar olarak anlamlandırmıştır. Kuralların yaşam doyumunu engelleyen durumlar olarak anlamlandırıldığı katılımcı görüşleri aşağıdaki gibidir: ‘Yaşımın küçük olması ve bu durumdan dolayı bazı kısıtlamaların getirilmesi yaşamdan doyum almamı engelliyor. Örneğin her istediğimde arkadaşlarımla buluşamamak, eve erken dönmek durumunda kalmak gibi.’ (K15) ‘Hayatımın bir çember içinde olması, çok istediğim şeyleri yapamayıp pes etmek istemem doyum almamı engelliyor.’ (K4)

3. Öğrencilerin Öznel İyi Oluş Düzeylerinin Yaşamlarına

Yansımaları Araştırmanın katılımcıları öznel iyi oluşlarının; (a) sosyal ilişkilerinde, (b) akademik gelişimlerinde, (c) psikolojik/ ruhsal durumlarında, (d) fiziksel gelişimlerinde ve (e) toplumsal yaşamlarında yansıma bulduğunu ifade etmişlerdir. a. Sosyal ilişkiler Katılımcıların çoğu öznel iyi oluşlarının sosyal hayatları üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu belirtmişlerdir. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Öznel iyi oluşum yüksek olduğunda arkadaşlarımla daha pozitif iletişim kurabiliyorum. Böylece arkadaşlık ilişkilerim daha çok gelişiyor. Bu yüzden öznel iyi oluşumun özellikle arkadaşlıklarımda önemli olduğunu düşünüyorum.’ (K6) Öznel iyi oluşun yansıma bulduğu bir başka sosyal ilişki ise katılımcılar tarafından aile ilişkileri olarak ifade edilmiştir. Bu bulguyu destekleyen katılımcı görüşü ise aşağıdaki gibidir: ‘Ailemle ilişkimde bazen sinirli olabiliyorum. Ama mutlu olduğum öznel iyi oluşumun iyi olduğu zamanlarda onlarla da iletişimim daha iyi oluyor. Yani olumlu yansıyor ilişkilerime.’ (K9) b. Akademik gelişim Akademik gelişim katılımcılara göre birtakım unsurlardan etkilenmektedir ve öznel iyi oluş da bu unsurlardan

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

biridir. Katılımcılar öznel iyi oluşun yüksek olmasının akademik alanda başarıyı beraberinde getirebileceği gibi öznel iyi oluşun düşük olmasının akademik alanda başarısızlığı da beraberinde getirebileceğini ifade etmişlerdir. Öznel iyi oluşun akademik gelişim alanında yansıma bulduğuna dair öğrenci görüşleri aşağıdaki gibidir: ‘Kendimi iyi hissettiğim zamanlar derslerime daha çok odaklanabiliyorum. Bu sayede de derslerimde daha başarılı olabiliyorum.’ (K13) ‘Akademik alanda gelişimim için öznel iyi oluşumun iyi olması önemli. Çünkü kendimi iyi hissetmediğim zamanlar kafam kötü hissettiren şeyle dolu oluyor ve derslerime çalışmamı engelliyor.’ (K22) c. Psikolojik/Ruhsal gelişim Katılımcılar öznel iyi oluşlarının psikolojik durumları üzerinde etki göstererek hayatlarını etkilediğini ifade etmişlerdir. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşleri ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Öznel iyi oluşum psikolojim için olumlu etki ediyor. Hayattan keyif almama sebep oluyor.’ (K23) ‘Öznel iyi oluşumun yüksek olması sayesinde ruhsal anlamda kendimi daha enerjik hissediyorum, hayata daha deli dolu bakıp daha deli dolu yaşayabiliyorum.’ (K33) d. Fiziksel gelişim Katılımcıların çoğu öznel iyi oluşları yüksek olduğunda fiziksel anlamda da kendilerini daha iyi hissettiklerini ve biyolojik gelişimleri de dâhil olmak üzere her alanda kendilerine daha çok dikkat ettiklerini belirtmişlerdir. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşleri ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Öznel iyi oluşum sayesinde fiziksel anlamda kendimi hep enerjik hissediyorum. Böylece daha aktif bir yaşam sürebiliyorum.’ (K32) ‘Fiziksel gelişimim için yapmam gereken şeyler olduğunu biliyorum, çünkü hala gelişme dönemindeyiz. Öznel iyi oluşum yüksek olduğunda fiziksel aktivitelere de daha fazla zaman harcamak istiyorum. Bu sayede kendimi hep dinç ve sağlıklı hissediyorum.’ (K30) e. Toplumsal yaşam Toplumsal yaşam katılımcıların görüşlerine göre öznel iyi oluştan etkilenen bir yaşam alanıdır. Katılımcılara göre öznel iyi oluşu yüksek olan bireyler toplumsal yaşamlarına olumlu anlamda daha çok katkı sunabilmektedirler. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Toplumsal yaşam içerisindeyken öznel iyi oluşum yüksekse daha duyarlı, anlayışlı, iyimser ve yardımsever olabiliyorum. Öznel iyi oluşum yüksek değilse kendimle ilgilenmekten bu tür davranışlar gösteremiyorum.’ (K27)

Alıntılanan katılımcı görüşünden hareketle öznel iyi oluşun varlığının duyarlı bir vatandaş olmayı da beraberinde getirdiği söylenebilir. Öznel iyi oluşun yüksek olması sayesinde bireyler hem kendilerine hem de etraflarına karşı daha pozitif ve yapıcı davranışlar içerisine girebilmektedirler.

4. Öğrencilerin Öznel İyi Oluşunu Artırma Yollarına

İlişkin Algıları Araştırmanın katılımcıları öznel iyi oluşu arttırma yollarını; (a) kendini sevmek, (b) kendini kusurlarıyla beraber kabul etmek, (c) kişinin kendisi olabilmesi, (d) pozitif ve enerjik olmak, (e) özgüvenli olmak, (f) olumsuz düşünceleri en aza indirmek, (g) olumlu düşünebilmek, (h) hayata olumlu tarafından bakabilmek, (ı) olumlu duygulara odaklanmak, (i) kendini mutlu eden etkinliklerle ilgilenmek, (j) kendini mutlu eden kişilerle vakit geçirmek olarak ifade etmişlerdir. a. Kendini sevmek Katılımcıların çoğu öznel iyi oluşu arttırma yolu olarak öncelikle bireylerin kendilerini sevmeleri gerektiği üzerinde durmuştur. Öznel iyi oluşu arttırma yolu olarak kendini sevmeyi gören katılımcı görüşü aşağıdaki gibidir: ‘İnsan kendinden önemli hiçbir şeyin olmadığını bilir ve kendi değerinin farkında olup kendine hak ettiği sevgiyi en başta kendi verirse bu şekilde öznel iyi oluşunu arttırabilir.’ (K26) b. Kendini kusurlarıyla kabul etmek Kendini kusurlarıyla kabul etmek katılımcılar tarafından öznel iyi oluşu arttırma yollarından biri olarak anlamlandırılmıştır. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşleri ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Kendini severek, kendini kusurlarınla güzelliklerinle kabul ederek öznel iyi oluşumuzu artırabiliriz bence.’ (K14) ‘İnsan hatalarıyla doğrularıyla var olan bir varlıktır. Bunu bu şekilde kabul edersek hayatta daha mutlu oluruz.’ (K24) Katılımcılardan alıntılanan görüşlerden de anlaşılacağı üzere insan kendine karşı koşulsuz kabul anlayışı içinde olursa daha mutlu ve öznel iyi oluşu daha yüksek olabilir. Koşulsuz kabul anlayışı da katılımcı görüşleri doğrultusunda kendini doğrularıyla ve güzellikleriyle kabul etmenin yanı sıra, hatalarıyla ve kusurlarıyla da kabul etmeyi ifade etmektedir. c. Kişinin kendisi olabilmesi Katılımcılar ait olduklarını hissettikleri ortamlarda oldukları gibi davranabildiklerini, kendileri gibi olabildiklerini ve bu durumların öznel iyi oluşlarını arttırdığını belirtmişlerdir. Öznel iyi oluşu arttırma yolu olarak kendin olabilmek ifadesini kullanan katılımcı görüşü aşağıdaki gibidir: ‘İnsan kendini başkası olmaya zorlamazsa, olduğu gibi görünüp olduğu gibi davranırsa kendini daha iyi hisseder. Bu da öznel iyi oluşu artırır.’ (K18)

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

d. Pozitif ve enerjik olmak Katılımcılar hayata karşı pozitif bir bakış açısı içinde olmayı ve olumsuz unsurları göz ardı etmeyi öznel iyi oluşu arttırmanın bir yolu olarak görmektedirler. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Hayata pozitif bakabilmek, olayları olumlu tarafından görebilmek hayattaki öznel iyi oluşumuz üzerinde olumlu etki yapar.’ (K33) Öznel iyi oluşu arttırma yolu olarak kendi yaşam biçimini ifade eden ve aşağıda sunulan katılımcı görüşü de bulguyu destekler nitelikte oldukça manidardır: ‘Ben kendimi hep enerjik hisseden bir insanım. Hayatı ve yaşamı da seviyorum. Dolu dolu da yaşamaya çalışıyorum. Bence başkaları da böyle yaparsa öznel iyi oluşlarını arttırabilir.’ (K11) e. Özgüvenli olmak Katılımcılar kendine güvenen kişilerin öz güvenleri sayesinde daha mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Özgüvenli olmak olarak belirtilen öznel iyi oluşu arttırma yolu katılımcılar tarafından şu şekilde ifade bulmuştur: ‘Her koşulda güçlü ve dimdik ayakta kalabilirsek ve bunları yapabilmek için kendimize güvenirsek öznel iyi oluşumuzu arttırabiliriz.’ (K18) ‘Hayatın her anında cesur bir şekilde olabilirsek cesaret gösterebilirsek kendimizi hep güçlü hissederiz ve böylece öznel iyi oluşumuzu da arttırabiliriz diye düşünüyorum.’ (K20) f. Olumsuz düşünceleri en aza indirmek Katılımcı görüşleri analiz edildiğinde, öznel iyi oluşta yokluğu istenen olumsuz duygulanımları yaşamamak için olumsuz düşüncelere de kapılmamak gerektiği anlaşılmaktadır. Katılımcılar da bu doğrultuda olumsuz düşünceleri en aza indirerek öznel iyi oluşlarını arttırabileceklerini ifade etmişlerdir. Aşağıdaki alıntılanan katılımcı görüşleri ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Negatif düşünmeye başladığımız an hayat enerjimiz de gitmeye başlıyor. O yüzden bu tür düşünceleri hayatımızdan yani kafamızdan çıkarabilirsek ya da öyle düşünceleri engelleyebilirsek öznel iyi oluşumuzu da arttırabiliriz.’ (K32) ‘Öznel iyi oluşumuzu arttırmak için olumsuz düşünceleri aklımızdan çıkarmamız gerekiyor bence. Çünkü onlar insanı etkisi altına alınca her şey kötü oluyor.’ (K4) g. Olumlu düşünebilmek Olumlu düşünebilmek katılımcıların ifadelerine göre hayata daha umutla bakabilmenin ve hayattan keyif almanın bir ön koşulu olarak görülmektedir. Öznel iyi oluşu arttırmanın bir yolu olarak kabul edilen olumlu düşünebilmek bir katılımcı tarafından şu şekilde ifade bulmuştur:

‘Hayatta pozitif düşünebilmek, bardağın dolu tarafını görmek ya da pembe gözlüklerle bakmak dediğimiz şeyi yapabilirsek öznel iyi oluşumuzu arttırabiliriz diye düşünüyorum.’ (K23) h. Hayata olumlu tarafından bakabilmek Katılımcılar hayata nasıl bakarlarsa öyle görebileceklerini ifade ederek olumlu bakış açısına sahip olmanın öznel iyi oluşu arttırmada kullanılabilecek etkili bir yol olabileceğini belirtmişlerdir. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili konuyu açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Hayata karşı nasıl baktığımız önemlidir. Hayattan keyif alabilmek için güzelliklerini görmek gerekir. Bunu yapabilirsek öznel iyi oluşumuzu da arttırabiliriz.’ (K8) ı. Olumlu duygulara odaklanmak Katılımcılar tarafından olumlu duygulara odaklanmak öznel iyi oluşu arttırmanın yollarından biri olarak anlamlandırılmıştır. Bu bulguyu destekler nitelikteki katılımcı görüşü aşağıdaki gibidir: ‘Güzel duygular yaşadığımızda daha mutlu oluruz. O yüzden böyle duyguları artırmamız gerekir. O zaman öznel iyi oluşumuz da artar.’ (K3) Öznel iyi oluşu arttırmanın bir yolu olarak görülen ‘olumlu duygulara odaklanmak’ ifadesi bazı katılımcılar tarafından da ‘olumsuz duygulara odaklanmamak’ şeklinde ifade bulmuştur. Aşağıda alıntılanan katılımcı görüşü ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Öznel iyi oluşumuzu arttırmak için kötü duyguların bizi ele geçirmesine engel olmalıyız.’ (K10) i. Kendini mutlu eden etkinliklerle ilgilenmek Katılımcıların çoğu hoşlarına giden etkinliklerle ilgilenmenin öznel iyi oluşlarını arttırmada kullanılabilecek bir yol olabileceğini belirtmişlerdir. Katılımcılardan alıntılanan aşağıdaki görüşler ilgili noktayı açığa kavuşturması bakımından önemli olabilir: ‘Kişinin kendi istekleri ön planda olmalı, ilgi ve yeteneklerine yönelmeli ve bu yönde uğraşlarla ilgilenmeli. Bu şekilde öznel iyi oluşunu arttırabilir.’ (K17) ‘Kendimize zaman ayırarak, kendimize iyi gelen işlerle uğraşarak öznel iyi oluşumuzu arttırabiliriz.’ (K12) j. Kendini mutlu eden kişilerle vakit geçirmek Katılımcılar, insanların kendilerine daha yakın hissettikleri insanlarla vakit geçirmelerinin, yaşamdan zevk almalarını sağladığını ifade etmişlerdir. Yaşamdan doyum alma da öznel iyi oluş için istenen bir durum olarak ifade edilmiştir. Öznel iyi oluşu arttırmanın bir yolu olarak anlamlandırılan kendini mutlu eden kişilerle vakit geçirmek şeklinde ifade bulan katılımcı görüşü aşağıdaki gibidir: ‘İnsan kendini mutlu edecek kişilerle zaman geçirip sosyalleşirse öznel iyi oluşunu arttırabilir.’ (K21)

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

İnsanların kendilerine iyi gelen kişilerle vakit geçirmesinin yanı sıra kendilerine iyi gelmeyen insanlarla birlikte olmaktan vazgeçmesi de katılımcılara göre öznel iyi oluşu arttırma yollarından biridir. Bu bulguyu destekler nitelikteki katılımcı görüşü oldukça manidardır: ‘Çevremizde bizi mutsuz eden kişilerle iletişimimizi keserek, onları hayatımızdan çıkararak ve etrafımızı sevdiğimiz insanlarla doldurarak öznel iyi oluşumuzu arttırabiliriz.’ (K2)

Tartişma

Araştırma sonuçları öğrencilerin öznel iyi oluşu, olumlu duygulanımlar yaşama olarak anlamlandırdıklarını ortaya koymuştur. Bu duygular katılımcılar tarafından mutluluk, sevgi, neşe, heyecan, huzur ve eğlenme olarak ifade edilmiştir. Derin (2013) bu bulguyu destekler nitelikte yaptığı araştırmada olumlu duygular arttıkça öznel iyi oluşun da arttığını bulgulamıştır. Bu bağlamda daha önce de ifade edildiği gibi olumlu duygulanımların varlığı öznel iyi oluş için istenen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı öğrenciler ise öznel iyi oluşa ilişkin algılarını olumsuz duygulanımlar yaşama olarak ifade etmişlerdir. Olumsuz duygulanımlar yaşamak, öznel iyi oluş açısından istenmeyen bir durumdur (Diener, 1984). Varlığı olumlu karşılanmayan bu duygular katılımcılar tarafından üzüntü, öfke, mutsuzluk, hayal kırıklığı, sinir, korku, kaygı olarak ifade edilmiştir. Küçükköse (2015) de yaptığı çalışmada olumsuz duygulanımların öznel iyi oluş üzerinde olumsuz etkilerini saptamıştır. Buna göre yazar, lise öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeyleri ile sürekli öfke, öfkeyi ifade ediş tarzları ve stres düzeyleri arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğunu bulmuştur. Bu bağlamda olumsuz duygulanımların öznel iyi oluş için istenmeyen bir durum olduğu söylenebilir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda katılımcıların öznel iyi oluşa ilişkin bir başka algıları da yaşam doyumu sağlamadır. Araştırmada katılımcıların yaşam doyumunu, hayattan zevk alma ve hayatı dolu dolu yaşama şeklinde anlamlandırdıkları görülmektedir. Dursun (2015) tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada da bu bulguyu destekler nitelikte öznel iyi oluşu yüksek olan ergenlerin yaşam doyumlarının da yüksek olduğu bulunmuştur. Bu bağlamda yaşam doyumunun öznel iyi oluş için var olması gereken durumlardan biri olduğu ileri sürülebilir. Öğrencilerin öznel iyi oluşunu etkileyen bir faktör olarak bulunan olumlu yaşam olaylarından biri sosyal ilişkilerde doyumdur. Sosyal ilişkilerin kapsadığı akran ve aile ilişkilerinde yaşanan doyumun öğrencilerin kendilerini daha mutlu, huzurlu hissetmesine ve olumlu duygular yaşamasına katkı sunarak öznel iyi oluşlarını arttırdığı araştırma sonucu elde edilen bulgulardan biridir. Bu bulguya benzer şekilde Özkan (2014) ergenlerle yaptığı çalışmasında, aile ilişkilerinde yaşanan doyumun öznel iyi oluşu arttırdığını ortaya koymuştur. Bu bağlamda mevcut araştırma bulgusunun ilgili alanyazınla uyumlu olduğu ileri sürülebilir.

Araştırmada öğrencilerin öznel iyi oluşunu etkileyen bir faktör olarak bulunan olumlu yaşam olaylarından bir diğeri de yükselen akademik başarıdır. Öğrencilik döneminin de etkisiyle akademik alanda başarının ergenlerin hayatında önemli bir yer edindiği düşünülebilir. Katılımcı görüşleri doğrultusunda akademik alanda yaşanan başarılar bireylere mutluluk, gurur gibi olumlu duygular yaşatmakta ve bu duyguların etkisiyle bireylerin öznel iyi oluş düzeyleri artmaktadır. Benzer şekilde Çakır (2015), lise öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeylerinin akademik başarılarına göre anlamlı farklılık gösterdiği bulgusunu bulmuştur. Bu bağlamda, mevcut araştırma sonuçlarının ilgili alanyazınla benzerlik gösterdiği söylenebilir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda öğrencilerin öznel iyi oluşunu etkileyen bir diğer faktör de olumsuz yaşam olayları olarak bulunmuştur. Olumsuz yaşam olaylarının doğurduğu olumsuz duygulanımlar öznel iyi oluş için yokluğu istenen bir durumdur (Diener, 1984). Katılımcılar tarafından olumsuz yaşam olayları sosyal ilişkilerde sorunlar, akademik sorunlar, ekonomik sorunlar olarak ifade edilmiştir. Sosyal ilişkiler, bireylerin kendini iyi ya da kötü hissetmesinde bir etkendir (Fordyce (1977). Katılımcı görüşleri doğrultusunda sosyal ilişkilerde yaşanan olumsuzluklar ya da istenmedik durumlar bireylerin öznel iyi oluşunu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu bulguya benzer şekilde Büyükcebeci (2017), ergenlerde sosyal dışlanma ve yalnızlık durumlarının öznel iyi oluşu olumsuz yönde etkilediğini bulmuştur. Bayram (2018) ise ergenlerin öznel iyi oluş düzeyleri ile olumsuz kişilerarası ilişki tarzları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda mevcut araştırma bulgularının alanyazınla uyumlu olduğu ve sosyal ilişkilerde yaşanan sorunların öznel iyi oluşu olumsuz yönde etkileyen bir etmen olduğu söylenebilir. Akademik alanda yaşanan başarısızlıklar ya da benzer unsurlar da öğrenciler tarafından olumsuz yaşam olayı olarak anlamlandırılmaktadır ve bunlar da öznel iyi oluş üzerinde olumsuz etki oluşturmaktadır. Bu bulguyu destekler nitelikte Okumuşoğlu (2015), sınıf tekrarı yapan ve yapmayan lise öğrencilerinin öznel iyi oluşlarında anlamlı farklılık olduğunu bulmuştur. Bu bağlamda akademik alanda yaşanan sorunların öznel iyi oluş üzerinde olumsuz etki oluşturması beklenebilir. Araştırma bulgularına göre öznel iyi oluşu etkileyen faktörlerden bir diğeri, yaşam doyumunu arttıran durumlardır. Bu çalışmada yaşam doyumunu arttıran durumlar, kişinin kendini ait hissettiği ortamlar, kişiyi mutlu eden etkinlikler ve hayata karşı olumlu bakış açısı olarak bulunmuştur. Ryff ’a (1989) göre yaşamdan alınan haz olumlu duyguları beraberinde getirerek öznel iyi oluşa katkı sunmaktadır. Katılımcı görüşlerinden de bireylerin kendilerini ait hissettikleri ortamlarda içlerinden geldiği gibi davranarak yaşamlarından daha fazla doyum sağladıkları anlaşılmaktadır. Bu bulguya dayalı olarak kişinin kendini ait hissettiği ortamlarda bulunmasının öznel anlamda iyi oluş halini de beraberinde getireceği düşünülebilir. Nitekim Güney (2017), ergenlerde

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

öznel iyi oluş ile sosyal destek arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu bulmuştur. Bu bağlamda ait hissedilen ortamlar ve aitlik hissiyatının yaşam doyumunu ve öznel iyi oluşu olumlu yönde etkileyen önemli bir faktör olduğu ileri sürülebilir. Yaşam doyumunu arttıran durumlardan bir diğeri de hayata karşı olumlu bir bakış açısına sahip olmaktır. Öğrenciler olumlu bakış açısına sahip olduklarında kendilerini daha iyi hissettiklerini, olumsuz bir bakış açısına sahip olduklarında ise kendilerini daha kötü hissettiklerini ifade etmişlerdir. Bu nedenle hayata karşı olumlu bakış açısına sahip olunması gerektiğini belirtmişlerdir. Yetim’e (2001) göre de hayata iyimser tarafından bakmak hayatın güzelliklerini görmemizi sağlamakta ve bizlere olumlu duygular yaşatarak hayattan zevk almamızı sağlamaktadır. Bu doğrultuda araştırma sonucunun alanyazınla benzerlik gösterdiği ve hayata karşı olumlu bakış açısının yaşam doyumunu arttıran bir durum olarak öznel iyi oluşu olumlu yönde etkileyen bir etmen olduğu söylenebilir. Çeşitli etkinliklerle ilgilenmek de araştırmada öznel iyi oluşu etkileyen bir faktör olan yaşam doyumunu arttıran durumlardan biri olarak bulunmuştur. Katılımcılardan elde edilen veriler doğrultusunda çeşitli etkinliklerde bulunmak, özellikle kişinin kendini mutlu hissettiği etkinliklerde bulunması, yaşamdan aldığı hazzı arttırarak öznel iyi oluş haline katkı sunmaktadır. Bir etkinlikte bulunmanın ve ‘yapabiliyorum’ duygusunu yaşamanın verdiği haz da bireylerin öznel iyi oluşlarını arttırmaktadır (Csikszentmihalyi, 1999). Hem öğrencilerden hem de alanyazından elde edilen bilgiler doğrultusunda çeşitli etkinliklerle ilgilemenin, yaşam doyumunu ve öznel iyi oluşu etkileyen bir faktör olduğu söylenebilir. Bu bulguyu destekler nitelikte Canbay (2010) da öznel iyi oluş ile dahil olunan etkinlik arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit etmiştir. Bu bağlamda araştırmanın mevcut bulgusunun alanyazınla uyumlu olduğu ifade edilebilir. Olumsuz duygular, araştırmada öznel iyi oluşu etkileyen bir faktör olan yaşam doyumunu engelleyen durumlardan biri olarak bulunmuştur. Olumsuz yaşantıların doğurduğu olumsuz duygular bireylerin kendilerini kötü hissetmelerine neden olmakta ve öznel anlamda da iyi oluşlarını engellemektedir (Myers ve Diener, 1995). Öğrenciler de olumsuz duyguların kendilerini etkisi altına aldığında kendilerini mutsuz hissettiklerini, yaşamdan zevk alamadıklarını ve bu nedenle öznel iyi oluşlarının da olumsuz etkilendiğini belirtmişlerdir. Benzer şekilde Avcı (2019), lise öğrencilerinin olumsuz değerlendirilme korku düzeylerinin öznel iyi oluşları üzerinde olumsuz etki oluşturduğu bulgusunu elde etmiştir. Bu bağlamda mevcut araştırma bulgusunun ilgili alanyazınla uyumlu olduğu ileri sürülebilir. Araştırma bulgularına göre öznel iyi oluşun yansıma bulduğu ilk yaşam alanı sosyal ilişkilerdir. Sosyal ilişkiler mevcut araştırmada hem öznel iyi oluş üzerinde etkisi bulunan hem de öznel iyi oluştan etkilenen bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, öznel iyi oluşun öğrencilerin sosyal yaşamlarında önemli ölçüde yansıma

bulduğu ve öğrencilerin öznel iyi oluşlarının sosyal yaşamlarını olumlu yönde etkilediği söylenebilir. Benzer şekilde Yılmaz (2016), lise öğrencilerinin öznel iyi oluşları ile akran ilişkileri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit etmiştir. Gündoğan (2016) da ortaöğretim öğrencilerinin öznel iyi oluşları ile algılanan sosyal destek düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu bulmuştur. Öznel iyi oluşun yansıma bulduğu yaşam alanlarından ikincisi akademik gelişimdir. Akademik alanda yaşanan olumlu ve olumsuz durumlar kişilerin hayatını büyük ölçüde etkilemektedir (Yetim, 2001). Araştırma sonuçlarına bakıldığında, akademik alanda yaşanan durumların öznel iyi oluşu etkilediği gibi öznel iyi oluşun da akademik gelişim üzerinde etkisi olduğu söylenebilir. Nitekim Akpınar (2016) da ergenlerin öznel iyi oluş düzeyleri ile ergenlerde akademik stres arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulgusunu elde etmiştir. Araştırma bulgularına göre, öznel iyi oluşun yansıma bulduğu bir başka yaşam alanı da psikolojik/ruhsal gelişimdir. Psikolojik durumun öznel iyi oluşun yansıma bulduğu ve bireylerin hayata bakış açısını belirleyen içsel bir unsur olduğu söylenebilir. Katılımcılardan elde edilen verilerden öznel iyi oluşun, ruhsal iyi oluş haliyle iç içe geçmiş bir nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda öznel iyi oluşun psikolojik/ruhsal gelişim üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Benzer şekilde Gündoğan (2016), ortaöğretim öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeyleri ile saldırganlık düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Yine Akdoğan (2017), lise öğrencilerinin öznel iyi oluşları ile psikolojik dayanıklılıkları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşmıştır. Alim (2018) ise ergenlerde öznel iyi oluş ile depresyon arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki saptamıştır. Bu bağlamda ilgili araştırmalardan elde edilen sonuçların mevcut araştırmanın sonuçları ile benzerlik gösterdiği ve öznel iyi oluşun öğrencilerin psikolojik/ruhsal gelişim alanında yansıma bulduğu söylenebilir. Öznel iyi oluşun yansıma bulduğu diğer bir yaşam alanı fiziksel gelişimdir. Fiziksel gelişimin ergenlik dönemindeki öğrenciler için önemli bir gelişim alanı olduğu söylenebilir. Bu nedenle bu gelişim alanının desteklenmesi gerekmektedir. Araştırma bulgularına göre öğrenciler öznel anlamda iyi oluş hali sergilediklerinde, fiziksel anlamda kendilerini daha iyi hissetmekte ve fiziksel gelişimlerine daha fazla özen göstermektedirler. Bu bulguyu destekler nitelikte Kaplan (2016), lise öğrencilerinin öznel iyi oluşları ile serbest zaman etkinliklerine katılımları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit etmiştir. Mallı (2018) ise öğrencilerin öznel iyi oluşu ile okul sportif etkinliklerine katılımları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulgusunu elde etmiştir. Araştırma bulgularına göre öznel iyi oluşun yansıma bulduğu son yaşam alanı da toplumsal yaşamdır. Toplumsal yaşamın bireylerin sosyal bir varlık olmasından hareketle öğrenciler için önemli olan bir gelişim alanı olduğu düşü-

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

nülebilir. Araştırma sonuçlarına göre, öznel iyi oluş düzeyi yüksek olan kişiler toplumun yararına daha fazla çabalayabilmektedir. Benzer şekilde Demir Çelebi (2014), lise öğrencilerinin öznel iyi oluşları ile ahlaki olgunluk düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu bulgusunu elde etmiştir. Baş (2019) ise ergenlerin öznel iyi oluşları ile sahip oldukları değerler arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğunu bulmuştur. Bu bağlamda mevcut araştırma bulgusunun ilgili alanyazınla uyumlu olduğu söylenebilir. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan biri de öğrencilerin öznel iyi oluşu arttırma yollarına ilişkin görüşleridir. Araştırmada, katılımcıların öznel iyi oluşu arttırmak amacıyla çeşitli stratejiler kullandıkları belirlenmiştir. Katılımcılar tarafından ilk olarak öznel iyi oluşu arttırma yolunun kendini sevmek olduğu ifade edilmiştir. Öğrenciler kendini seven kişilerin başkaları tarafından da sevileceğini ve kabul göreceğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Kişiler kendilerini güçlü ve zayıf yönleriyle kabul edebildikleri takdirde öznel anlamda iyi oluş hali sergileyebileceklerdir (Ryff, 1989). Bu nedenle kendini kusurlarıyla beraber kabul etmek, öznel iyi oluşu arttırmanın başka bir yolu olarak ifade edilmiştir. Katılımcıların, kendilerine karşı koşulsuz kabul anlayışı içinde bulunan kişilerin öznel iyi oluşunun daha yüksek olacağını düşündükleri ortaya konmuştur. Bu nedenle öznel iyi oluşu arttırmak için öğrencilerin öncelikle kendilerini sevmeleri ve tüm yönleriyle kendilerini kabul etmeleri gerektiği söylenebilir. Araştırmadan elde edilen başka bir bulgu da öznel iyi oluşu arttırmak için kişinin kendisi olabilmesi gerekliliğidir. Katılımcı görüşlerinden hareketle bireyler kendilerini ait hissettikleri, yabancı hissetmedikleri ortamlarda içlerinden geldiği gibi doğal davranarak kendileri olabilmekte ve kendilerini daha mutlu hissetmektedirler. Yaşanan bu aitlik hissi ve beraberinde gelen olumlu duygular sayesinde öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerinin artması beklenmektedir. Benzer şekilde Seki (2014), ergenlerin sosyal görünüş kaygısı ile öznel iyi oluş düzeyleri arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğunu bulmuştur. Araştırmada, pozitif ve enerjik olmak öznel iyi oluşu arttırmanın bir başka yolu olarak bulunmuştur. Katılımcılara göre hayata olumlu tarafından bakmak, pozitif bir yapıya sahip olmak insanın enerjisini yükseltmekte ve dolayısıyla öğrencilerin öznel iyi oluş düzeylerini de arttırmaktadır. Bu bulguya benzer şekilde Eryılmaz (2009), dışadönük kişilik özelliklerinin öznel iyi oluşun önemli bir yordayıcısı olduğunu bulmuştur. Bu bağlamda mevcut araştırma sonucunun ilgili alanyazınla benzerlik gösterdiği ileri sürülebilir. Araştırma sonuçları, öğrencilerin öznel iyi oluşunu arttırmanın bir yolunun da olumsuz düşünceleri en aza indirmek olduğunu göstermektedir. Katılımcılar olumsuz düşüncelerin insanları etkisi altına aldığında olumsuz duyguları da beraberinde getirdiğini ifade etmişlerdir. Bu olumsuz duygular da öznel iyi oluş üzerinde olumsuz bir etki oluşturmaktadır (Ryff ve Singer, 2008). Bu nedenle, olumsuz düşünceleri en aza indirmenin öznel iyi oluşu art-

tırmada kullanılabilecek yollardan biri olduğu ifade edilebilir. Olumlu düşünebilmek de araştırmada öznel iyi oluşu arttırmanın bir yolu olarak ortaya konmuştur. Olumsuz düşünceler ve onların beraberinde getirdiği olumsuz duyguların öznel iyi oluş üzerinde olumsuz bir etki oluşturması gibi olumlu düşünceler de olumlu duyguları beraberinde getirmektedir. Olumlu duyguların varlığı sayesinde de öznel iyi oluş algısı artmaktadır (Larsen vd., 2001). Bu doğrultuda olumlu düşünebilmenin öznel iyi oluşu arttıran önemli unsurlardan biri olduğu ileri sürülebilir. Araştırmada, katılımcıların kendilerini mutlu eden etkinliklerle ilgilenmelerinin öznel iyi oluşlarını arttırdığını ifade ettikleri ortaya konmuştur. İnsanlar kendilerine iyi gelen etkinliklerle ilgilendiklerinde kendilerini daha mutlu hissetmektedirler ve yaşamlarından daha çok doyum elde etmektedirler (Csikszentmihalyi, 1999). Bu nedenle kişilerin kendilerini mutlu eden etkinliklerle ilgilenmelerinin öznel iyi oluş düzeylerinin artmasına katkı sunacağı düşünülebilir. Katılımcılar da kendilerine iyi gelen etkinliklerle ilgilendiklerinde kendilerini daha mutlu hissettiklerini ifade etmişlerdir. Bu bulguya benzer şekilde Canbay (2010), lise öğrencilerinin öznel iyi oluşları ile sosyal beceri düzeyleri arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğunu bulmuştur. Araştırmanın öznel iyi oluşu arttırma yollarına ilişkin sonuçlarından biri de kişinin kendini mutlu eden kişilerle vakit geçirmesidir. Araştırma sonuçları mevcut araştırmaya katılan öğrencilerin kendilerine yakın buldukları kişilerin yanında daha rahat davrandıklarını ve kendilerini daha mutlu hissettiklerini göstermektedir. Bu şekilde birbirine benzeyen insanların bir arada oluşu bireylerin yaşadıkları deneyimlerden daha fazla doyum elde etmelerine ve yalnızlık duygusundan sıyrılmalarına katkı sağlamaktadır (Fordyce (1977). Böylelikle kişilerin kendilerini mutlu eden kişilerle bir arada olmalarının öznel iyi oluşları üzerinde olumlu bir etki oluşturacağı düşünülebilir. Nitekim Çevik (2010) lise öğrencileriyle gerçekleştirdiği bir araştırmada, algılanan sosyal desteğin öznel iyi oluşu açıklayan önemli bir değişken olduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda araştırmanın bu sonucunun alanyazınla uyumlu olduğu söylenebilir.

Sonuç VE Öneri̇ler

Lise öğrencilerinin öznel iyi oluşunu etkileyen faktörlerin incelenmesini amaçlayan bu çalışmada ilk olarak öznel iyi oluşun olumlu duygulanımlar yaşama, olumsuz duygulanımlar yaşamama ve yaşam doyumu sağlama olarak anlamlandırıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Mevcut çalışma öğrencilerin öznel iyi oluşunu etkileyen temel unsurların; olumlu yaşam olayları, olumsuz yaşam olayları, yaşam doyumunu arttıran durumlar, yaşam doyumunu engelleyen durumlar olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları öğrencilerin öznel iyi oluşlarının sosyal ilişkilerinde, akademik gelişimlerinde, psikolojik/ruhsal gelişimlerinde, fiziksel gelişimlerinde ve toplumsal yaşamlarında yansıma bulduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca öznel iyi oluşun bu yaşam alanlarını

Yıldız Journal of Educational Research, Vol. 6, Issue. 1, pp. 34–47, September, 2021

hem etkilediği hem de bu yaşam alanlarından etkilendiği anlaşılmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre öznel iyi oluşu arttırma yolları; kişinin kendini sevmesi, kendisini kusurlarıyla kabul etmesi, pozitif, enerjik ve özgüvenli olması, hayata olumlu tarafından bakabilmesi ve olumlu duygulara odaklanması, kendini mutlu eden etkinliklerde yer alması ve kendini mutlu eden kişilerle vakit geçirmesi olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara dayalı olarak uygulamaya ve gelecek araştırmalara dönük bazı öneriler sunulabilir. Uygulama açısından bakıldığında, öznel iyi oluşun öğrencilerin çeşitli yaşam/gelişim alanlarında yansıma bulduğu düşünüldüğünde, öğrencilerin tüm gelişim alanlarının desteklenmesine yönelik eğitim müfredatlarının oluşturulması önerilebilir. Bununla birlikte olumsuz duyguların öğrencilerin öznel iyi oluşlarını olumsuz yönde etkileyen bir faktör olduğu sonucundan hareketle, öğrencilerin bu duygularla baş etmelerini kolaylaştıracak bir unsur olarak okul psikolojik danışmanları tarafından öğrencilere stres ve öfke gibi olumsuz duygularla başa çıkma hususunda eğitimler verilebilir. Ayrıca okul ortamında öğrencilerin kendilerini mutlu eden etkinliklerle ilgilenebilmeleri için sosyal ve kültürel etkinliklerin planlanması önemli görülebilir. Son olarak velilere olumlu bir aile ortamı oluşturma ve aile ilişkilerini güçlendirme konusunda eğitimler verilerek öğrencilerin öznel iyi oluşları üzerinde olumlu etki oluşturulması sağlanabilir. Araştırma açısından bakıldığında, konuya yönelik daha fazla araştırma bulgusunun üretilmesi önemli görülebilir. Zira yapılan alanyazın taraması sonucu, öğrenci öznel iyi oluşunu etkileyen değişkenlere yönelik yeterli araştırma bulgusunun olmadığı görülmektedir. Bununla birlikte öğrencilerin öznel iyi oluşuna ilişkin farklı paydaşların görüşlerinin incelendiği araştırmaların son derece sınırlı olduğu düşünüldüğünde, gelecek araştırmalarda ilgili konunun öğretmen ve veli gibi farklı paydaşların perspektifinden ele alınması alana katkı sağlayabilir. Son olarak öznel iyi oluşun katılımcıların hayatlarını büyük ölçüde etkilediği düşünüldüğünde, öğrencilerin öznel iyi oluşunu arttırma amaçlı neler yapılabileceği konusunda daha fazla bulguya ihtiyaç olduğu belirtilebilir. Etik: Bu makalenin yayınlanmasıyla ilgili herhangi bir etik sorun bulunmamaktadır. Hakem Değerlendirmesi: Dış bağımsız. Çıkar Çatışması: Yazarlar, bu makalenin araştırılması, yazarlığı ve/veya yayınlanması ile ilgili olarak herhangi bir potansiyel çıkar çatışması beyan etmemiştir. Finansal Destek: Yazarlar bu çalışma için finansal destek almadığını beyan etmiştir. Ethics: There are no ethical issues with the publication of this manuscript. Peer-review: Externally peer-reviewed. Conflict of Interest: The authors declared no potential conflicts of interest with respect to the research, authorship, and/or publication of this article. Financial Disclosure: The authors declared that this study has received no financial support.

Share and Cite

YALDIZ, T.; KILINÇ, A.Ç. Examining the factors affecting the subjective well-being of high school students. Yildiz Journal of Educational Research 2021, Vol. 6, pp. 34-47. https://doi.org/10.51280/yjer.2021.012

Export:

Related Articles

Determining the opinions of guidance teachers on the problems they encounter at schoolYasin BAYRAKTAR, Subhan EKŞİOĞLU, 1 January 2021Opinions of students in the undergraduate program of arts and crafts education on the professionYeliz ERDOĞAN, Sema ÜNLÜER, 1 January 2022Fen Bilimleri Dersinde Değerler Eğitiminin Uygulanabilirliğine İlişkin Öğretmen GörüşleriGöktürk ŞENTÜRK, Mustafa ARSLAN, 1 January 2020A case study on lean occupational safetyMesut ULU, Semra BİRGÜN, 1 January 2024
Publication History
Published1 January 2021
Versionv1
AccessOpen Access
10.51280/yjer.2021.012
Related Articles
Determining the opinions of guidance teachers on the problems they encounter at schoolYasin BAYRAKTAR, Subhan EKŞİOĞLUYildiz Journal of Educational Research, 1 January 2021Opinions of students in the undergraduate program of arts and crafts education on the professionYeliz ERDOĞAN, Sema ÜNLÜERYildiz Journal of Educational Research, 1 January 2022Fen Bilimleri Dersinde Değerler Eğitiminin Uygulanabilirliğine İlişkin Öğretmen GörüşleriGöktürk ŞENTÜRK, Mustafa ARSLANYildiz Journal of Educational Research, 1 January 2020
Yildiz Journal of Educational Research coverYildiz Journal of Educational Research Download PDF

Subscribe to YTUP

Stay connected and receive the latest research updates directly in your inbox.

YTUP — Yıldız Technical University Publishing

Advancing knowledge and fostering innovation through high-quality, peer-reviewed academic publications.

About YTU

Discover

  • ›Articles
  • ›Journals
  • ›Research Topics
  • ›Open Access Policy

Guidelines

  • ›Author guidelines
  • ›Services for authors
  • ›Policies and publication ethics
  • ›Editor guidelines
  • ›Fee policy

Explore

  • ›Articles
  • ›Research Topics
  • ›Journals
  • ›How we publish

Support

  • ›Help center
  • ›Emails and alerts
  • ›Contact us
  • ›Submit
  • ›Career opportunities
YTU Logo

© 2026 Yıldız Technical University (Istanbul, Turkey)

Terms and ConditionsTerms of UsePrivacy PolicyPrivacy SettingsDisclaimer
Like this platform? Join our teamHave feedback or questions?
Supervisor