A study on recognition level and applicability of just-intime system in Konya industrial zone
* Author to whom correspondence should be addressed.
Sigma Journal of Engineering and Natural Sciences 2004, Vol. 22, Issue 4, pp. 279-293; doi.org/10.62051/ytu.sigma-journal-of-engineering-and-natural-sciences-a-study-on-recognition-level-and-applicability-of-just-intime-system-in-konya-in
Abstract
Keywords: Just in Time; applicability; recognition level; Industry of Konya
1. Gi̇ri̇ş
Tam Zamanında Üretim (TZÜ) Sistemi, Japonya’nın düştüğü ekonomik sıkıntılar sonucu, Toyota firması öncülüğünde ortaya çıkmış bir üretim tekniğidir. Zamanla değişik firmaların da uygulaması sonucu yaygınlaşmış ve 1980’lerden itibaren Amerika Birleşik Devletleri’nde de uygulama alanı bulmuştur [1]. Tam Zamanında Üretim, “en az kaynakla, en kısa zamanda, en *
Sorumlu Yazar/Corresponding Autor: e-mail: tpaksoy@yahoo.com , Tel: (0332) 223 20 41
ucuz ve hatasız üretimi, müşteri talebini de bire bir uyabilecek /yanıt verebilecek şekilde, en az israfla (veya israfsız), ve nihayet tüm üretim faktörlerini en esnek şekilde kullanıp, potansiyellerinin tümünden yararlanarak nasıl gerçekleştiririz “ arayışının bir sonucudur [2]. İşletmeler, genellikle firmanın mali bakımdan maksimum verimlilikle çalışmasını ve üretim süreçlerinin aksamamasını isterler. Bu isteğe bağlı olarak stok tutarlar, yedek üretim malzemeleri bulundururlar ve değişik şekillerdeki müşteri isteklerini karşılayabilmek için çaba harcarlar. Tabiidir ki, üretim süreci içerisinde stok tutmak, bir işletmeye, talepleri zamanında karşılayabilmek için bir güven duygusu kazandıracaktır. Ancak yetkililerin üzerinde fazla durmadığı bir nokta vardır ki, bu da stokların maliyetidir [3]. Türkiye işletmeleri, gerek ekonomik gerekse teknolojik belirsizlikler ve eksikliklerden dolayı, stok tutma eğilimi olan işletmelerdir. “Sıfır Stoklu Üretim”, “Minimum Stoklu Üretim”, “İhtiyaç Kadar Üretim”, “İhtiyaç Kadar Malzeme” ve son olarak da “Stoksuz Üretim” gibi değişik isimlerle anılan, fakat içerikleri aynı olan “Tam Zamanında Üretim” sisteminin, Konya sanayi işletmelerinde tanınmışlığı ve uygulanılabilirliği inceleyen bu çalışmanın, ülkemizde hakim olan stoklu üretim görüşünün geleceğinin incelenmesi ve mevcut üretim tekniklerinin yerine geçebilecek değişik sistemlerin belirlenmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma ile aşağıdaki amaçlara ulaşılmak istenmiştir: • Konya genelinde hakim olan üretim stratejilerinin belirlenmesi, • Mevcut kaynakların ne ölçüde değerlendirildiğinin hesaplanması, • Küresel rekabet ortamında bulunan örgütlerin, ileri imalat teknolojilerinden hangi ölçüde ve ne kadar faydalandıklarının saptanması, • İstatiksel Proses Kontrol (İPK) , Malzeme İhtiyaç Planlaması (MİP), Toplam Kalite Yönetimi (TKY), CAD-CAM Teknolojisi vb. ileri imalat teknolojilerinden yararlanma oranlarının belirlenmesi ve değerlendirilmesi, • Konya sanayi işletmeleri için “tam zamanında üretim” kelimesinin ve uygulamasının ne ifade ettiğinin belirlenmesi, • Son olarak, işletmelerin hangi oranda TZÜ sistemini uyguladıkları ve işletmelere uygulanabilirliği konusunda nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğinin belirlenmesi. Bu amaçları sağlamada anket yöntemi kullanılmış ve Konya Sanayi Odası’na kayıtlı 1124 işletme arasından büyüklük sırasına göre ilk yüze giren işletmelere, elektronik posta gönderilerek internet aracılığıyla web üzerinde anketler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar SPSS
12.0. paket programı vasıtasıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir.
Çalışmanın ikinci bölümünde bu konuda geçmişte yapılan çalışmalar anlatılmış ve bir literatür derlemesi sunulmuştur. Üçüncü bölümde, önce araştırmada kullanılan materyal ve metot tanımlanmış ve ardından araştırma verileri yorumlanmıştır.
2. Li̇teratür İncelemesi̇
Goddard [4], bu alandaki öncü çalışmalardan biri olan “Toyota Nissan’a Karşı: Kaynak Planlama ve Çizelgelemede İki Yaklaşım” başlıklı araştırmasında, Toyota ve Nissan tarafından uygulanan iki farklı fakat başarılı kaynak planlama ve çizelgeleme yaklaşımını anlatmıştır. MRPII’nin, Nissan tarafından son derece iyi bir şekilde uygulandığını ve popülaritesini artıracağını savunmuştur. Ayrıca “karışık modelli çizelgeleme”nin hem Toyota hem de Nissan’a önemli yararlar sağlayacağını iddia etmiştir. Blau [5], Avrupa otomobil üreticilerinin yalın üretime ilgisini araştırmış, özellikle Mercedes Benz’ de “Mercedes-özel yalın mantığı” olarak adlandırılan sistemi incelemiştir. 2.4 milyar dolardan fazla harcanan bu proje ile dikey imalat entegrasyonun tedarikçiler ile oluşan güven ortamı sayesinde %50’den %30’a düştüğü, yeni esnek imalat yapısı ile verimliliğin %30 arttığı vurgulanmıştır. Ayrıca, Vokswagen, Volvo ve Renault’ daki uygulamalara da değinilmiştir. Gülsün ve ark. [6], TZÜ sisteminin performansını etkileyen faktörler ve ekonomik çalışma alanlarının belirlenmesi üzerinde bir çalışma yapmışlardır. Farklı üretim yönetim teknikleri (Tam
A Study on Recognition Level and Applicability... Zamanında Üretim (TZÜ), Malzeme İhtiyaç Planlaması (MİP) ve Optimum Üretim Tekniği (OÜT) ) için hazırlık süresi, işlem süresi, parti büyüklüğü ve talep dalgalanması gibi belirlenen faktörler altında ekonomik çalışma alanlarının tespit edilerek, hangi şartlar için bir tekniğin diğerine tercih edileceğinin belirlenmesine çalışılmıştır. Sonuç olarak; hazırlık zamanlarının toplam üretim zamanının %12.5 seviyesinin altına düşürüldüğü veya burada tutulduğu sürece ve işlem süresince değişimi ortalama seviyeden %25 daha fazla olmadığı müddetçe, TZÜ’ nün , en ekonomik üretim yönetim tekniği olduğu gösterilmiştir. Dong [7], “Çin’de TZÜ ve Endüstri Mühendisliği Uygulamaları” konulu bir çalışma yapmıştır. Dong’a göre; II. Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde yapılan iş verimliliği ve etkileri üzerindeki çalışmalar, Endüstri Mühendisliği’ni, bir yönetim tekniği olarak ön plana çıkarmıştır. Bu tekniğin ortaya çıkışını izleyen süreç içerisinde Japonya, “yeni fikir bilinçliliği oluşturma” ve “yalın üretim” adı altında “Endüstri Mühendisliği Teorileri” geliştirmiştir. Dong, yaptığı çalışmada bu iki yaklaşım arasındaki ilişkileri incelemiştir. Ayrıca, TZÜ sisteminin ve Endüstri Mühendisliği tekniklerinin yararlarını göstermek için Şangay’ da bir motosiklet fabrikasındaki uygulamalar gerçekleştirmiştir. Womack ve ark. [8], yöneticilerin, yalın işletmeye geçiş sürecinde yeni yönetim felsefelerini benimsemeleri gerekliliğini ortaya koymuş ve yöneticiler için, çalışanların, şirketlerin ve birimlerin, yasal ve mantıklı ihtiyaçlarını anlamaları ve bunları karşılayabilmek için plan yapmaları gerektiğini belirlemiştir. Gunasekaran ve Lyu [9], Tayvan’da bulunan ve farklı çeşitlerde otomobil lambası üreten küçük bir işletmede TZÜ uygulaması yapmışlardır. Araştırmacılara göre, dünya üzerindeki büyük ölçekli işletmeler, TZÜ sistemini uygulayarak, sürekli gelişmişler ve başarıya ulaşmışlar, KOBİ’ler ise, ekonomik olarak ülke ekonomisi üzerinde büyük bir rol oynadıkları halde, TZÜ sistemini dikkate alınması gereken bir gerçek olarak görmedikleri için aynı başarıyı yakalayamamışlardır. Whitson [10], yaptığı çalışmada TZÜ sisteminin sağlık sektöründe uygulamasını incelemiş ve bu sektördeki TZÜ yaklaşımının ve uygulamalarının, diğer sektörlerdeki kadar olumlu olduğunu gözlemlemiştir. McLachlin [11], tam zamanında üretim sisteminin uygulanması sürecinde yönetim karar yetkisinin önemini ve gerekliliğini sorgulamış, TZÜ sistemini uygulayan altı tesis üzerinde bir araştırma yapmıştır. Kochan [12], Avrupa’daki yeni montaj tesislerine göz gezdirerek, yeni Mercedes- A sınıfı otomobillerin üretimi için Daimler Benz’ de kullanılan yalın üretim tekniklerini incelemiş, Volvo ve Mitsubishi’ nin kullandığı esnek NedCar teknolojisini tanıtmış ve yeni Octavia montaj tesislerinde tedarikçileri bir araya getirerek Skoda’ nın elde ettiği başarıları anlatmıştır. Chandra ve Kodali [13], TZÜ sisteminin Hindistan endüstrisindeki gelişimini incelemiş ve uygulanabilirliği için, sistemin faydalarını ve elemanlarını ortaya koymuşlardır. Amoako ve ark. [14], gelişmekte olan ülkeler kapsamındaki Gana’da, 48 üretim fabrikasında TZÜ sisteminin gelişimini incelemişlerdir. Yaptıkları çalışmalar sonucunda, TZÜ sistemini uygulayan Ganalı üretim firmalarının, uygulamayanlara nispetle daha ileride olduklarını görmüşler, ileride oldukları noktalara örnek olarak da, üretim zamanı, sürekli kalite geliştirme ve tedarikçi ilişkileri gibi hususları göstermişlerdir. Hancock ve Zayko [15], “Amerika Birleşik Devletleri’nde yalın üretim sistemi uygulamaları neden yavaş gelişiyor ?” sorusuna yanıt aramış, uygulamada karşılaşılan ana sorunları analiz etmiştir. Muffatto [16], üretim paradigmalarının değişimini incelemiş ve bu bağlamda Toyota ve Volvo karşılaştırması yapmıştır. İsveç üretim modelini ve onun yalın üretim modeli üzerindeki etkilerini incelemiş, bu iki model arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koyan bir çalışma gerçekleştirmiştir. Aladağ [17], Tam Zamanında Üretim ortamında, tedarikçilere yönelik bir çok ölçütlü karar analizi yapmıştır. Bu çalışmada tedarikçiler; zamanında, uygun kalitede teslim ve fiyat
ölçütlerine dayanan bir değerlendirmeyle belirlenmektedir. Daha sonra firmanın kalite, teslim ve fiyat hedeflerindeki başarı oranlarını yükseltmek üzere tedarikçilerden sağlanması gereken satın alma oranları analiz edilmektedir. Perez ve Sanchez [18], İspanya’nın Aragon bölgesindeki otomotiv endüstrisinde TZÜ uygulamaları konulu bir çalışma yapmıştır. 28 otomotiv tedarikçisi ile ilgili çalışmalar yapan Perez ve Sanchez; müşteriler, tedarikçiler ve teknoloji merkezleri ile işbirliği yapan işletmelerin yarısına yakınının, üretim proseslerini geliştirdiklerini ortaya koymuşlardır. Canel ve ark. [19], hizmet sektörünün imalat sektörü kadar TZÜ’ nün faydalarını fark etmekte hızlı davranmadığını, TZÜ’ nün “ürün” değil “süreç” odaklı olduğunu bu nedenle hizmet sektöründe de uygulanabileceğini ileri sürmüş ve hizmet sektöründe TZÜ’ ye ilişkin bir çerçeve sunmuştur. Cua ve ark. [20], sürekli gelişim ve israfın önlenmesi gibi ortak temel amaçlara sahip olan; Tam Zamanında Üretim (TZÜ), Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ve Toplam Üretken Bakım (TÜB) sistemlerinin uygulamalarını ve imalat performansı üzerinde yarattıkları etkileri analiz etmişler ve bu üç sistemin birlikte kullanımının (joint implementation) daha etkin bir performans sağladığını savunmuşlardır. Carnes ve ark. [21], Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren 82 firmaya yönelik tahmin sistemlerinin performansı üzerine odaklanan bir araştırma yapmışlardır. Bu firmaların yarısı (41 tanesi) TZÜ uygulamakta, diğer yarısı ise geleneksel yöntemler kullanmaktadır. Sonuç olarak, TZÜ uygulayan firmaların kazançların tahmininde daha başarılı oldukları ortaya çıkmıştır. Ahmad ve ark. [22], Tam Zamanında Üretim (TZÜ) sistemlerinde yapısal çalışmaların (kalite yönetimi, ürün teknolojisi, iş bütünleştirme sistemi ve insan kaynakları yönetimi politikaları) uygulama performansına etkilerini analiz etmişlerdir. Elektronik, makine ve ulaştırma olmak üzere üç sektörü içine alan A.B.D., İtalya ve Japonya’da yerleşik 110 tesis üzerinde yapılan araştırmada, yapısal çalışmaların TZÜ uygulamaları ve tesisin rekabetçiliği arasındaki ilişkiye yön verdiği ortaya çıkmıştır. 3. TAM
3.1. Araştırmanın Yöntemi
“Tam Zamanında Üretim Sisteminin Konya Sanayi İşletmelerinde Tanınmışlığı ve Uygulanabilirliği” başlıklı anketin, gerçekten istediği sonucu elde edebilmesi için Konya sanayisinin genelini kapsayan bir çalışma yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede, Konya Sanayi Odasınca belirlenen büyüklük sırasına göre ilk yüz şirketin, -ki bunlar değişik sektörlerde faaliyet göstermektedirler- elektronik posta adreslerine gönderilen bir başvuru ile web üzerinde anket sorularını yanıtlamaları istenmiştir.
3.2. Araştırmaya Katılan İşletmelerin Seçimi
Anket soruları hazırlandıktan sonra önemli olan bir diğer husus ise, örneklem olarak alınacak işletmelerin seçiminde uygulanacak kriterlerin belirlenmesidir. Çalışmada hedef seçilen bölge Konya olduğu ve TZÜ sistemi, genelde imalat işletmelerinde uygulandığı için Konya Sanayi Odası’na kayıtlı imalat sektöründeki işletmelerin seçilmesi öngörülmüştür. Konya’da faaliyet gösteren değişik sektörleri yansıtacak şekilde TZÜ sistemini tanıma ve uygulama oranlarını değerlendirebilmek için 22 ana sektör belirlenmiştir. Bu sektörlerin harici herhangi bir sektör olması durumuna karşılık “diğer” seçeneği de şıklara ilave edilmiştir. Konya Sanayi Odasının hazırladığı “Odamıza Kayıtlı Büyük Firmalar” başlıklı rapor baz alınarak yüz firmaya gönderilen anket ile yapılan saha çalışması ile elde edilen verilerin analiz edilmesinden önce toplanan ham
A Study on Recognition Level and Applicability... verilerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Adı geçen yüz firmadan 27 tanesi ankete katılmış, yapılan gözden geçirme ve kontrol çalışmaları sonucunda 25 adedi “işlenebilir” bulunmuştur. Bu süreçte, anketin tam olarak doldurulup doldurulmadığı, cevapların rasgele doldurulup doldurulmadığı (bütün cevaplara örneğin son şıkkı işaretlemek gibi) gibi hususlar dikkate alınmıştır. Daha önce yapılan çalışmalar dikkate alındığında [23; 24; 25], ana kütleden seçilen örnekler üzerinde gerçekleşen geri dönüş oranının %20 ile %40 arasında değiştiği görülmektedir. Dolayısıyla bu %25’lik geri dönüş oranı kabul edilebilir bir oran olarak değerlendirilebilir. Anketi doldurduktan sonra “Gönder” butonuna basıldığı an, sonuçlar yine web üzerinde bir sayfada toplanmakta ve daha sonra teker teker değerlendirilmektedir. Sonuçlar, anketi hazırlayan kişinin anlayacağı bir kısalıkta gelmektedir. Fakat soru ve seçenek sayısı çok olduğu için bir anket değerleme metodu olan SPSS’e başvurulmuştur. SPSS 12.0, gerek veri girmede gerekse verileri değerlendirmede daha kalıcı ve özel çözümler sunduğu için tercih edilmiştir.
3.3. Araştırma Sonuçları ve Değerlendirme
Bu bölümde öncelikle, ankete katılan işletmeler hakkında çeşitli bilgiler sunulmuş ardından değerlendirmelere yer verilmiştir. 3.3.1. Araştırmaya Katılan İşletmeler Hakkında Tanıtıcı Bilgiler Anketin ilk bölümü işletmeyi tanıtıcı bilgileri içermektedir. “Yer aldığı sektör” başlıklı kısımda web sayfasında bir liste kutusu (list box) içinde 23 seçenek sunulmuştur. Bunlardan, katılımcılar tarafından işaretlenen seçenekler Çizelge 1’deki gibi bir dağılım göstermektedir. Çizelge 1. Sektörel dağılım çizelgesi Sektör
Makine ve İmalat Sanayi İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Tekstil Diğer Plastik Sanayi Otomotiv ve Yan Sanayi Mobilya Sanayi Matbaa ve Kırtasiye Gıda Sanayi Döküm Çelik/Metal Sanayi
Toplam
Çizelge 2’de görüldüğü üzere Konya sanayinde genel olarak “siparişe göre üretim” ve “seri üretim” sistemleri uygulanmaktadır, “parti tipi üretim” veya “proje tipi üretim” gibi sistemler ise pek sık kullanılmamaktadır.
Çizelge 2. Ankete katılan firmalarda uygulanan üretim sistemleri Üretim Şekli
Toplam
Çizelge 3’te görüldüğü üzere ankete cevap veren işletmelerin sahip oldukları kalite güvence belgeleri görülmektedir. Çizelge 3. Kalite güvence sistemleri Kalite Belgesi
Toplam
Çizelge 4’de ise işletmelerin stok bulundurma sebepleri belirtilmiştir. Konya Sanayisinin stoklu çalışmasının sebebi, %76 gibi büyük bir oranla talep belirsizliğine bağlanırken, %24 ile ekonomik belirsizlikler izlemektedir. Çizelge 4. İşletmelerin stok bulundurma sebepleri Sebep Talep Belirsizliği
Toplam
3.3.2. Araştırmaya Katılan İşletmelerde Tam Zamanında Üretim Bu bölümde anket çalışmasına katılan işletmelerin Tam Zamanında Üretim Sistemlerine bakış açıları değerlendirilmiştir. Tam Zamanında Üretimin Konya Sanayinde ne anlam ifade ettiğinin yanıtları Çizelge 5’te sunulmuştur. Çizelge 5. Tam zamanında üretimin anlamı Tanım
İstenilen Malzemenin, İstenilen Zamanda ve Yerde İstenildiği Miktarda Hazır Olmasıdır
Üretimin Tüm Aşamalarında İsraf Ve Verimsizliğin Önlenmesi İle Sürekli Gelişmenin Hedeflenmesidir
Tedarikçiden Sipariş Edilen Mal İle Müşteriye Teslimatın Tam Zamanında Yapılmasıdır.
Toplam
A Study on Recognition Level and Applicability... Konya’da Tam Zamanında Üretimin uygulanmasında varılan nokta Çizelge 6’da özetlenmiştir. Çizelge 6 . Tam zamanında üretim sisteminin kullanımı İşletmenizde TZÜ Uygulamaları
Toplam
Alınan yanıtlar şunu göstermektedir ki, Konya Sanayisinde Tam Zamanında Üretim Sistemi tam ve doğru olarak henüz anlaşılabilmiş değildir. %36’lık bir kesim herhangi bir bilgiye sahip olmadığını belirtmektedir. Çizelge 7. TZÜ için Türkiye'deki en büyük engel Faktör Stoksuz Çalışma Sonucu Üretim Sık Sık Kesintiye Uğrayacak ve Verimlilik Azalacaktır Türkiye Ekonomisi Koşullarında Yan sanayi İle Tam Zamanında Entegrasyon Mümkün Değildir Enflasyonist Ortamlarda Stok İle Çalışmak tercih Edilecektir Ana Sanayi-Yan Sanayi İlişkilerinin Yetersiz Olması Bu Sistemi Engeller TZÜ yerine, MRP, MRPII ve ISO gibi sistemler Daha yararlı Olacaktır Türk Toplumunun Kültürel Yapısına Ters Bir Üretim Sistemdir
Toplam
Tam Zamanında Üretim Sisteminin uygulanmasında Türkiye işletmeleri için en büyük engel ankete katılanların büyük bir bölümü (%44) tarafından stoksuz çalışma nedeniyle üretimin kesintiye uğrayacağı endişesi olarak belirtilmiştir. Yan sanayi ilişkilerindeki zayıflık ve tatminsizlik (%32) burada da karşımıza çıkmaktadır. Çizelge 8. Türkiye işletmeleri için en büyük dış sorun Faktör İstikrarsız Ekonomi Kalifiye Eleman Eksikliği
Toplam
Çizelge 8’den de görüleceği üzere, Konya Sanayisi Türkiye işletmeleri için en büyük dış sorunu istikrarsız ekonomi (%52) olarak görmekte, onu kalifiye eleman eksikliği (%20) izlemektedir. Hukuksal alt yapı eksikliği akademisyenlerce çok sıklıkla vurgulanmasına rağmen sanayi çevrelerinde pek rağbet görmemektedir. Bu da sorunun tam olarak bilincinde olunmadığını göstermektedir. Çizelge 9. Türkiye'de TZÜ' nün geleceği Faktör Ekonomik Belirsizliklerin Ortadan Kalkması İle Uygulanabilir TKY ve ISO ile Entegre Edilerek Kullanılabilir
Toplam
Tam Zamanında Kavramı Nedeni İle Türkiye'de Uygulanamaz Stoksuz Üretim Kavramı Nedeni İle Türkiye'de Uygulanamaz
Tam Zamanında Üretim Sisteminin Türkiye’de geleceği konusunda umutlu olunduğu bir gerçektir. %40’lık bir kesim stok tutma nedeni olarak gördükleri ekonomik belirsizliklerin ortadan kalkması ile bu sistemin uygulanabileceğini düşünmektedir. %28 TKY ve ISO ile entegre uygulanabileceğini düşünürken, %20 bu sistemi Türkiye şartları için uygun bulmamaktadır. 3.3.3. Tam Zamanında Üretim İçin Alıcı Tedarikçi İlişkileri Üç yıl içindeki tedarikçi sayısındaki değişim Çizelge 10’da sunulmaktadır. Çizelge 10. Tedarikçi sayısı Üç Yıl Önce Şu Anda Ort. Tedarikçi Sayısı
Toplam
“Son üç yılda işbirliği esasına göre tedarikçi sayısında bir azalma olmalıdır” şeklindeki varsayımımızın Çizelge 10’da da görüldüğü üzere geçerli olmadığı ortaya çıkmıştır. Varsayımımızın aksine, Konya sanayinde tedarikçe sayısı üç yıl önce ortalama olarak 19,92 iken mevcut durumda bu sayının 24,28 olduğu görülmektedir. Bu bağlamda araştırmaya katılan işletmelerin son üç yılda işbirliksel bir yaklaşım ile tedarikçi sayılarını azaltmak yerine arttırmışlardır. Çizelge 11’de, ankete cevap veren yetkiliden tedarikçiler ile olan ilişkilerin değişmesinde etkili olan faktörlere 1’den 8’e kadar olan bir ölçekte değer tayin ederek sıralamaları sonucu elde edilen sonuçlar verilmiştir.
A Study on Recognition Level and Applicability... Çizelge 11. Tedarikçi ilişkilerinin değişmesinde etkili olan faktörler Standart Faktörler Ortalama Sapma Yeni üretim tekniklerinin uygulanmaya başlanması 5,2400 2,18480 Hükümetin politikaları 5,1600 2,59294 Uluslararası alanda meydana gelen değişiklikler 4,9200 1,84662 Müşterilerden gelen baskılar 4,4800 2,08407 Ürün teknolojisinde meydana gelen bir değişiklik 4,2800 2,03142 Bilişim teknolojileri ve internetin sağladığı yeni 4,0400 2,22636 imkanlar Rekabetin artması 2,7600 1,89912 Ekonomik faktörler 2,6000 2,12132
χ2 =37,682 Çizelge 11’den de görüldüğü üzere, Konya sanayinde Tedarikçi İlişkileri’nin değişmesinde etkili ilk üç faktör sırası ile, “ekonomik faktörler, rekabetin artması ve bilişim teknolojileri-internetin sağladığı imkanlar” olarak belirtilmiştir. İşletmelere aynı zamanda “Tedarikçilerinizle ticari ortaklığınız (örneğin hisse senetlerine yatırım) var mı?”. Bu soruda %76 Hayır cevabı alınmıştır. Bu da Konyalı sanayicilerin tedarikçiler ile ticari ortaklığa pek sıcak bakmadığını göstermektedir. Anketin bu aşamalarından itibaren işletmelerin en büyük üç tedarikçilerini dikkate alarak soruları cevaplamaları istenmiştir. Çizelge 12’de TZÜ sistemini uygulayan tedarikçi sayıları, Çizelge 13’te ise sahip oldukları kalite güvence belgelerine göre tedarikçiler sıralanmıştır. Çizelge 12. TZÜ sistemi uygulayan tedarikçi sayısı Tedarikçi Sayısı
Toplam
Çizelge 13. Kalite güvence belgesine sahip işletme sayısı Tedarikçi Sayısı
Toplam
Ankete katılanlardan tam zamanında üretim sisteminin uygulanması sürecinde tedarikçiler ile yaşanabilecek sorunlara 0 ile 3 arasında değişen bir ölçekte değer vermesi istenmiştir. Çizelge 14’te bu sürece ilişkin verilen cevaplar sunulmuştur.
Çizelge 14. TZÜ uygulamasında tedarikçiler ile yaşanabilecek sorunlar Sorun
Tedarikçinin dağıtım konusundaki taahhüdünü gerçekleştirmesi
Satın alınan mamullerin kalitesi Tedarikçinin teknik yetenek düzeyi
Konya sanayi tam zamanında üretim sisteminin uygulanabilmesinde “tedarikçilerin talepleri karşılayabilme gücü”nü önemli bir faktör olarak algılayabilmektedir. Katılımcılar bu faktörün değerini ortalama 2,040 olarak belirlemişlerdir. İkinci dereceden en önemli faktör ise 2,00 ortalama değeri ile “Tedarikçinin dağıtım konusundaki taahhüdünü gerçekleştirmesi”dir. Çizelge 15. Tedarikçi özelliklerindeki değişim Tedarikçi Özellikleri Kalite Kontrol Tekniklerinin Bilincinde Olmak ve Uygulamak Mamul Kalitesi
Dağıtım Konusunda Verilen Taahhütleri Gerçekleştirebilme Gücü Coğrafi Yakınlık Size Yönelik Yatırım Araçlarına Yatırımda Bulunmak
Toplam
Çizelge 15’den de görüleceği üzere son üç yıla nazaran işletmelerin tedarikçi özelliklerine verdikleri değer açısından “mamul kalitesi” faktörüne verilen değerin ortalama olarak üç yıl önce 2,96 iken bugün bu değerin 4,04 olduğu, aynı şekilde “düşük maliyet” faktörüne verilen değerin ortalama olarak üç yıl önce 3,40 iken bugün 4,04’e ulaştığı
A Study on Recognition Level and Applicability... görülmektedir. “İşletmelerin son üç yılda tedarikçi özelliklerine verdiği önem artmıştır”, şeklinde kurulan varsayım bu soruya verilen yanıtlar ile desteklenmiştir. Çizelge 16. Tedarikçilere sipariş verme prosedürü Üç Yıl Önce Frekan Yüzde s (%)
Siparişler, Çok Sayıdaki Tedarikçinin Fiyat Teklifleri Dikkate Alınarak, En Düşük Fiyat Edene Verilir
Çok Sayıda Fiyat Teklifi Alınmakla Beraber Sipariş Verilirken,Kalite, Dağıtım..vs Gibi Fiyat Dışı Faktörler Göz Önüne Alınmakta
Tek Bir Tedarikçiden Fiyat Teklifi Alınmakta ve Fiyat Dışı Faktörler (kalite, maliyet düşürme,..) Sipariş Vermede Temel Ölçüt Alınmakta
Toplam
Çizelge 16’dan da görüleceği üzere, Konya Sanayisinde tedarikçilere sipariş verme prosedürünün fiyat/maliyet odaklılıktan kalite, dağıtım gibi fiyat dışı faktör odaklılığa doğru olumlu bir gelişim içinde olduğu gözlenmektedir. Sadece fiyatı dikkate alırım ve en düşük fiyatı verene sipariş veririm diyen üç yıl önce %52 gibi büyük bir oranda iken şimdi bu oran %24’e inmiştir. Çizelge 17. Tedarikçilerle olan ticari ilişkiler İlişki Türü Kısa Vadeli Ticari İlişki (1 yıla kadar) Orta Vadeli Ticari İlişki (1-3 yıl arası) Uzun Vadeli Ticari İlişki (3 yıldan fazla)
Toplam
Çizelge 17’de görüldüğü gibi ticari ilişkilerde, kısa vadeden uzun vadeye doğru bir geçiş eğilimi görülmektedir. Ancak hala ideal düzeyde olduğu iddia edilemez. Çizelge 18’den de görüldüğü üzere Konya sanayinde tedarikçilerle olan risk paylaşımı çok düşük ve kısmi düzeyden, yüksek düzeye doğru bir gelişme göstermektedir. Bu aşamada işletmelerin tedarikçileriyle aralarındaki ticari bağımlılık derecesini belirtmeleri istenmiştir. Tedarikçinin düşük bağımlılık derecesi : Toplam cirosunun %20'sinden azını sizin satışlarınızdan elde etmesi Tedarikçinin yüksek bağımlılık derecesi : Toplam cirosunun %50'sinden fazlasını sizin satışlarınızdan elde etmesi
Sigma 2004/4 Çizelge 18. Tedarikçileriniz ile risk paylaşma dereceniz Üç Yıl Önce
Maliyet Dalgalanmaları İle İlgili Konularda Çok Düşük Düzeyde Risk Paylaşımı
Maliyet Dalgalanmaları İle İlgili Konularda Kısmi Konularda Kısmi Düzeyde Risk Paylaşımı
Maliyet Dalgalanmaları İle İlgili Konularda Yüksek Düzeyde Risk Paylaşımı
Toplam
Çizelge 19. Tedarikçilerle ticari bağımlılık düzeyi Üç Yıl Önce Frekans Yüzde(%)
Bağımlılık Düzeyi Belirli Bir Girdiyi Çok Sayıda Tedarikçiden Alma ve Tedarikçilerin Düşük Bağımlılığı Tek Veya İki Tedarikçiden Girdi Sağlama ve Tedarikçilerin Düşük Bağımlılığı Veya Çok Sayıda Tedarikçinin Yüksek Bağımlılığı
Tek Tedarikçiden Girdi Sağlama ve Tedarikçilerin Yüksek Bağımlılığı
Toplam
Çizelge 19’dan da görüleceği gibi, son üç yılda işletmeler ile tedarikçileri arasında ticari bağımlılık düzeyi artmaktadır. Çizelge 20. Tedarikçilerle iletişim yoğunluğu derecesi Üç Yıl Önce Yüzde( Frekans %)
İletişim Türü Sık Olmayan ve Sadece İş İlişkilerini İlgilendiren Konularda Resmi İletişim Araçlarının Kullanılması Kişisel ve Sosyal Faaliyetler En Düşük Düzeyde Tutulmakla Beraber Resmi ve Gayri Resmi İletişim Araçlarının Kullanılması İle Düzenli Bir Bilgi Alışverişi İş İlişkileri Yanında Sosyal İlişkileri de Kapsayacak Şekilde Resmi Ve Gayri Resmi İletişim Araçları Kullanılarak Düzenli Bir Bilgi Alışverişinin Gerçekleştirilmesi
Toplam
A Study on Recognition Level and Applicability... Çizelge 20’den de görüleceği üzere, son 3 yılda işletmeler ile tedarikçileri arasındaki iletişim artmaya başlamış ve bu iletişim düzenli bir konuma ulaşmıştır. Çizelge 21. Ana Sanayi -Yan Sanayi ilişkileri memnuniyet düzeyi Ana Sanayi -Yan Sanayi İlişkilerinden Memnun musunuz?
Toplam
Çizelge 21’den de görüleceği üzere;Konya Sanayinde Ana sanayi-Yan sanayi ilişkilerindeki sorunun teşhisi açısından fevkalade ehemmiyetlidir. %88 bu ilişkilerden memnun olmadığını belirtirken, sadece %12’lik bir bölüm memnun görünmektedir. Bu çizelge geleneksel yöntemlerle artık daha fazla devam edilemeyeceğinin bir göstergesidir.
4. Sonuç
Tam Zamanında Üretim sistemi, genel prensipleri ile, israfı önlemeye yönelik, malzeme aktarım sürecinin “eş zamanlı” olmasını sağlayan, çekme sistemine göre üretim akışını şekillendiren, Toplam Kalite Kontrol, İstatistiksel Kalite Kontrol gibi değişik teknikleri de benimsemiş bir üretim sistemi olarak karşımıza çıkmaktadır. TZÜ sistemi, Konya işletmelerinde, “istenilen malzemenin, istenilen zamanda, istenilen yerde ve istenilen miktarda hazır olması” biçiminde algılanmaktadır. Neredeyse tamamına yakını üretim akışı sırasında stok bulunduran işletmeler, buna mazeret olarak talep belirsizliği ve ekonomik belirsizlikleri göstermektedirler. Özellikle emniyet stoğu ve mevsim stoğunun yaygın olduğu Konya Sanayisinde, Kaizen konusundaki gelişmeler de yetersiz düzeydedir. Ancak, sevindirici nokta şudur ki, uygulamaların yetersizliğine rağmen Tam Zamanında Üretim Sistemine soğuk bakılmamakta ve gelecekte uygulanabileceği belirtilmektedir. Tedarikçileri ile olan ilişkilerinden fazlaca memnun olmayan Konya Sanayi, bu ilişkilerin seyrini etkileyen faktörlerin başında hükümet politikaları, müşterilerden gelen baskılar ve yeni üretim tekniklerinin uygulanmaya başlaması gelmektedir. Tedarikçilerle olan zayıf ilişki düzeyi, ticari ortaklık konusunda da kendini göstermekte ve Sanayisinin büyük bir bölümünde bu tip ortaklıklara rastlanılmamaktadır. Yinede bu ilişkilerdeki iyileşme gözden kaçırılmamalıdır. Tedarikçilerle olan risk paylaşımı son üç yıl içinde, çok düşük ve kısmi düzeyden yüksek düzeye doğru bir gelişim göstermiştir. Tam Zamanında Üretim Sisteminin uygulanması sürecinde tedarikçilerle karşılaşılabilecek güçlükler arasında en önemlisi, tedarikçilerin talepleri karşılayabilme gücü olarak görülmektedir. Ayrıca, Konya Sanayisinde tedarikçilere sipariş verme prosedürünün fiyat/maliyet odaklılıktan kalite, dağıtım gibi fiyat dışı faktör odaklılığa doğru olumlu bir gelişim içinde olduğu gözlenmektedir. Son üç yıl içinde yaşanan gelişime rağmen, alınan sonuçlar göstermektedir ki, Konya Sanayisinde ana sanayi-yan sanayi ilişkileri büyük bir tatminsizlik durumunu yansıtmaktadır. Bu durum Sanayide Tam Zamanında Üretim Sistemi gibi tekniklerin uygulamasının önündeki en büyük engel olarak görülürken, tedarikçilerle olan ilişkilerin zayıflığı teknoloji transferi gibi hayati konularda adeta bir kısır döngü yaratmaktadır. Ankete katılanların büyük bir bölümü Tam Zamanında Üretim Sistemin uygulanmasında Türkiye işletmeleri için en büyük iki engeli, stoksuz çalışma nedeniyle üretimin kesintiye uğrayacağını endişesi ve yan sanayi ilişkilerindeki zayıflık ve tatminsizlik olarak görmektedir. Konya Sanayisi en büyük dış sorunun istikrarsız ekonomi olduğunu düşünmekte, onu kalifiye eleman eksizliği izlemektedir. Tüm bu yorumlara rağmen, Tam Zamanında Üretim Sisteminin Türkiye ve Konya’da geleceği konusunda umutlu olunduğu bir gerçektir. Yaklaşık katılımcıların yarısı, stok tutma nedeni olarak gördükleri ekonomik belirsizliklerin ortadan kalkması ile bu sistemin
uygulanabileceğini düşünürken, yalnızca beşte birlik kesim bu sistemi bölgesel olarak uygulanamaz olarak görmektedir.
Share and Cite
PAKSOY, T.; KAYA, İ. A study on recognition level and applicability of just-intime system in Konya industrial zone. Sigma Journal of Engineering and Natural Sciences 2004, Vol. 22, pp. 279-293. https://doi.org/10.62051/ytu.sigma-journal-of-engineering-and-natural-sciences-a-study-on-recognition-level-and-applicability-of-just-intime-system-in-konya-in

