YTUP
Journals
About
Services
Guides
Sign InSubmit Article
HomeJournalsYildiz Journal of Art and Design10.62051/ytu.yildiz-journal-of-art-and-design-aesthetic-reflections-from-stone-to-clay
YJYildiz Journal of Art and Design
Get Alerted Download PDF
AbstractKeywords1. GĠRĠġYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignSonuçYildiz Journal Of ART And DesignYildiz Journal Of ART And DesignKaynakçaYildiz Journal Of ART And DesignGörsel KaynakçaYildiz Journal Of ART And DesignShare and CiteRelated Articles
Article Open Access1 January 2020

Aesthetic reflections from stone to clay

Order Reprints Cite Share

Seyhan YILMAZ*

* Author to whom correspondence should be addressed.

Yildiz Journal of Art and Design 2020, Vol. 6, Issue 2; doi.org/10.62051/ytu.yildiz-journal-of-art-and-design-aesthetic-reflections-from-stone-to-clay

Download PDF

Abstract

Nature has a very important place in humankind life since ancient times and is an unlimited source of inspiration for artists with all its elements. It affects all humanity with its form, colour, texture and continuous motion. The nature that nourishes almost all the branches of art will continue this mission as long as it exists. Stone one of the most powerful elements of nature, is also an ordinary object for humankind. In close view, stone with its rich structure, texture and colour variety has been seen as a cult object by mankind since the first ages of history and shown various meanings. It has been also seen that it is used in blessing, healing, medicine, wish, magic, vow, oath, giving birth to children, raining or snowing in daily life. In many cultures, people have seen an extraordinary reality and strength in the stones and being influenced by its magnificence, hardness, form and colour. It is seen that some cultures sanctify the stones by respecting them because of their characteristics and representing another power. In this paper, it has been examined the aesthetic reflection of the stone theme in ceramic art which has an important place in nature. Within the scope of the research, the ceramic works that national and international ceramic artists produced in the context of the theme of stone were discussed. Consequently, the stone element which is an important part of nature; creates inspiration for artists with its texture, form and visual richness. By impact and objective reality of being a cult object in human consciousness; it is shaped in the works of ceramic artists. In examined works, it is observed the stone form mostly represents the model in a realistic way and besides it comes to life in different forms with its conceptual dimension and presents the connotation of the cult object in this aspect. Additionally, artists perform the form in question as a metaphor of the memories that human beings have accumulated in their current lives.

Keywords: Ceramic; stone; cult; nature.

1. GĠRĠġ

Sanat, mağara dönemlerinden günümüz modern yaĢamına kadar insan hayatında hep var olmuĢtur. Estetik temelli olan sanatsal süreç, malzemesini ve malzemesinin pratik niteliğini çoğunlukla doğadan almaktadır. Renk, çizgi, doku ve biçim gibi birçok tasarım elemanı doğanın birer yansıması niteliğindedir. Sanatçı bu yansımaları estetik süzgecinden geçirerek, sübjektif bir tavır ile yeniden ele alır ve kendi söylemleri ile özgün bir sonuca ulaĢarak sanat eserini ortaya koyar. Söz konusu eseri, iç dünyanın somutlaĢtırılmıĢ bir ifadesi olabileceği gibi doğanın salt nesnel görünüĢü de olabilmektedir. Doğanın unsuru olan dağlar, taĢlar, ağaçlar, denizler; biçim, ses ve renk gibi pek çok unsurun yanı sıra gözle görülmeyen yanları da dahil olmak üzere sanatçılar için sonsuz bir ilham kaynağıdır. Ancak bu sonsuz güzellikler içerisinde insanoğlunun giderek daha yapay ve sağlıksız bir çevre içerisine itildiği, endüstrileĢmenin getirdiği olumsuzluklara, hızlı tüketim ve devamında çevresel atıklara bağlı olarak doğanın bozulduğu görülmektedir. Bu sebepten insanların fiziksel ve ruhsal yaĢantılarında bozulmalar yaĢandığı, doğal ve organik olana yönelme arzusunun her alanda hızlı bir Ģekilde arttığı görülmektedir. Buradan hareketle birçok sanat eserinde doğaya olan eğilimin varlığı dikkat çekmektedir. Bu çalıĢmada doğanın önemli unsurlarından biri olan taĢın seramik eserler üzerinden ele alınıĢı incelenecektir. Doğada çoğunlukla amorf bir yapıda bulunan taĢ; renk ve doku özellikleri olarak sonsuz çeĢitlilik göstermektedir. Ġnsanoğlunun yaĢantısında çoğunlukla fark etmediği üzerine basıp geçtiği, kimi zaman değersiz kimi zaman da çok iĢe yarar gördüğü taĢa, tarihin erken devirlerinden beri değer yüklediği görülmektedir. S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 TDK‟ye göre taĢ; “kimyasal veya fiziksel durumu değiĢiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan kireç taĢı, Oltu taĢı gibi sert ve katı madde” Ģeklinde açıklanmaktadır. TaĢlar kendilerini oluĢturan maddelerin cinsine ve dıĢ tesirlerin etkilerine göre değiĢik yapıdadırlar. Söz konusu yapısal durum taĢların çeĢitlenmesini sağlamaktadır. Mevcut taĢlar, dıĢ tesirlerin etkisiyle zamanla ufalanıp daha sonra birbiri ile karıĢarak doğal bir bağlayıcı ile yeniden birleĢir ve tortul taĢlar olarak isimlendirilen taĢları meydana getirir. Magma olarak bilinen, yer küresi içinde bulunan kızgın ve erimemiĢ kütleler, yanar dağlardan dıĢarıya püskürdükten sonra zamanla soğuyarak katılaĢıp sert bir yapıya dönüĢür. Bu oluĢumlar kimi zaman da yer küre altında katılaĢarak magmatik taĢları oluĢturur (Sarıbıyık, t.y).TaĢların biçim, doku dayanıklılık gibi özelliklerine bağlı olarak kullanım yerleri değiĢmektedir. Tarihin erken devirlerinde kap kacak ve alet yapımında kullanılan çoğu dayanıklı taĢlar geçmiĢten günümüze çeĢitli yapılarda, yol köprü inĢasında, duvar kaplamalarında kullanılmıĢtır. Bunların dıĢında değerli ve yarı değerli taĢlar ise yine geçmiĢten günümüze çeĢitli Ģekillerde aksesuar ve takı yapımında kullanılmıĢtır. Bu taĢlar; elmas, yakut, zümrüt gibi değerli ve yeĢim, akik gibi yarı değerli taĢların yanı sıra fildiĢi, inci, kemik, kehribar gibi organik taĢlardır (Arslan, 2012). Farklı fiziksel özellikleriyle taĢın kullanım sahası çeĢitlenmektedir. Kolay Ģekil verilmesi, zengin doku çeĢitliğine sahip olması onu tarihin erken devirlerinden beri kendisinden yaygın olarak faydalanılan bir nesne konumuna getirmiĢtir. Bilinen en eski taĢ sanatı, yaklaĢık 40.000 yıl önce Üst Paleolitik Dönem‟de görülmektedir. Avrupa, Asya ve Afrika kıtasında görülmeye baĢlayan bu sanatın ilk örnekleri keski olarak kullanılan taĢtan aletlerdir (Stone Age, 2018). TaĢlar kült objesi olarak inanıĢlarda da yer almıĢtır. Dini amaçlı dikilmiĢ olduğu söylenen ilk megalit yapılar, dolmen ve menhirlerdir. Bu yapılara Fransa ve Ġngiltere baĢta olmak üzere Batı Avrupa‟dan Asya‟nın içlerine kadar çeĢitli bölgelerde rastlanmaktadır (Yıldırım, 2018). TaĢın ilk alet olarak kullanılmasının ardından figüratif biçimde Ģekillendirildiği görülmektedir. Bunlar arasında en güzel örnekleri ise bereket tanrıçası/venüs olarak bilinen kadın figürlerdir. TaĢ ve piĢmiĢ toprağın yanı sıra fildiĢi ve kemik malzemelerden de oluĢturulan bu figürlerin kireç taĢından yapılan ve Avusturya‟ da ortaya çıkan örneği ise Willendorf Venüsü‟dür (Güvemli, 2009). Doğada faklı biçim ve özelliklere sahip renkli taĢlar insanoğlunun sürekli dikkatini çekmiĢ; korunma, savunma, kesme, oyma gibi çeĢitli günlük kullanımlarla birlikte süs eĢyası olarak da faydalanılmıĢtır. Erken Neolitiğin yerleĢik toplumlarında sıklıkla görülen taĢ takılar, malzeme türü ve formları açısından günümüz modern takılarına kaynaklık etmektedir. Erken devirlerde kireçtaĢı, sabuntaĢı, mermer gibi malzemelerden yapılan boncuklu bilezik ve kolyelerde özellikle kolay iĢlenebilen taĢ türleri tercih edilmiĢtir (Baysal, 2015: 13). Daha sonraları ise renkli taĢlardan oluĢan

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 takılar yer almıĢtır. Günümüzde taĢların Ģifa vermesi inancından kaynaklanan yarı değerli taĢlara yönelim artarken değerli taĢlara olan ilgininse her çağda yerini korumakta olduğu dikkati çekmektedir.

1.1. ÇeĢitli Kültürlerde TaĢın Yeri ve Önemi

Tarihin erken devirlerinde insanoğlu yağmur, fırtına, sel gibi tabiat olaylarından etkilenerek güneĢ, gökyüzü, dağ, taĢ ve ağaç gibi birçok doğa unsurunu kutsallaĢtırmıĢlardır. TaĢların sunduğu renk, biçim gibi görsel ihtiĢamının ve dayanıklılığının tesirinde kalarak onda olağanüstü bir gerçeklik ve kuvvet görmüĢlerdir. TaĢları, kendilerini veya ölülerini korumak için gerekli olan enerjinin merkezi olarak kabul eden insanlar, onları ruhsal düĢüncelerinin bir elemanı olarak kabul ederek belli amaçlara ulaĢmada bir araç olarak kullanmıĢlardır (Kıyak, 2011). Altay Türklerinin yaratılıĢ efsanelerinde, uçsuz bucaksız evrende uçan Ülgen, denizden çıkan taĢa oturunca rahatlar ve bu durum Ģu Ģekilde açıklanır: “Denizden çıkan taĢ fırladı çıktı yüze, Hemence taĢı tuttu, bindi taĢın üstüne! Artık Ülgen memnundu, rahatı bulmuĢ idi Üzerinde duracak bir yeri olmuĢ idi.” Yukarıdaki mitolojik anlatıda görüldüğü üzere taĢ, mitolojide kurtarıcı, üzerinde durulabilen bir korunak anlamındadır. Dünya var oldukça duran taĢlar, en kalıcı belgelerdir. Çünkü insan eli ile üzerine iĢlenen izlerle biçimlenen, tarihe ıĢık tutarak geçmiĢten geleceğe kültürel mirasın taĢındığı önemli kaynaklardandır. Tarih öncesi devirlerdeki çeĢitli kültürlerde yer alan taĢla ilgili inançlar incelendiğinde Aterien (Geç TaĢ Devri) kültür devrinde, taĢın önemli bir yerinin olduğu görülmektedir. Sümer, Babil, Akad gibi kültürlerde yer alan ve önemli iĢlevler üstlenen taĢ, Anadolu‟da Hititler‟de ve daha sonraki kültürlerde sıklıkla görülmektedir. Hititler‟de ve Anadolu‟da kutsallığına inanılan HavaĢ TaĢları fetiĢ olarak kullanılmıĢtır. Frigler‟de görülen Ana Tanrıça Kybele‟nin baĢlangıçta bir meteor taĢıyla ilgisi olduğu düĢünülmektedir (Yardımcı, t.y: 1-2). TaĢların tıpkı kendisini doğuran toprak gibi insana yaĢam verdiği, onları doğurduğu ve doğurganlaĢtırdığı düĢünülmektedir. Birçok mitte insanların taĢlardan türedikleri, taĢın mutlak gerçekliğinin hem yaĢamı hem de kutsallığı açıklayan arkeotopik bir imge olduğuna dair örnekler bulunmaktadır. Delikli taĢlar bunun en güzel örneğini oluĢturmaktadır. Farklı yapı ve özellikleri sebebiyle bir kısım taĢlar verimliğin ve kutsal gücün merkezi olarak görülmüĢtür. Bazı kayalar ve taĢlar biçimleriyle insanları veya hayvanları andıran bir görüntüye sahiptir. TaĢ ve kayaların bu görüntüleri çoğunlukla kutsal bir nesneye veya Ģahsa olan saygısızlıkları neticesinde Tanrı tarafından cezalandırıldığı düĢünülen insanlardır. Kutsal mekân anlayıĢı bağlamında türbe ziyaretlerinde S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 uygulanan bir kısım ritüellerde de kutsal taĢ inancını görmekteyiz. Türbelerde öngörülen yerlere dilek tutulup yapıĢtırılan “dilek taĢları” kutsallık atfedilen taĢlardandır. Yine türbelerde yer alan “Ģifa taĢları” da taĢa yüklenen kutsallığın bir göstergesidir. Bu durum, değerli ve yarı değerli taĢlara iliĢkin büyü ve mistisizm inanç anlayıĢından kaynaklanır. GöktaĢları, toplumların mitolojilerinde ve inanıĢlarında oldukça önemli bir yer tutar. Bu taĢların kutsallığı tamamen göksel bir kökene dayanmaktadır. Çünkü yukarıdan gelen her Ģeyin büyüsel ve kutsal güçlerle dolu olduğuna inanılır. Bazı toplumlar, bir kısım taĢları sahip olduğu renklerden dolayı gökle iliĢkilendirmiĢ, onları kutsal ve büyüsel gücün simgesi kabul etmiĢtir. Örneğin mitolojide adı geçen lacivert taĢlar, bütün yıldızlı göğün büyüsünü simgeleyen taĢlardır (Kıyak, A. (2011: 131). Dinsel olarak ele alındığında, örneğin Ġslamiyet‟te, cenneten geldiğine inanılan “Hacer-ül Esved” olarak bilinen kutsal bir taĢ mevcuttur. Bununla birlikte Ġslamiyet‟te Tanrı‟nın buyruğuna uyma, kötü iĢlerden ve zararlı davranıĢlardan kaçınmanın bir sembolü olarak görülen Ģeytan taĢlama ritüeli önemli bir inanç geleneğidir (Tanyu, 1968: 172). Ayrıca çeĢitli toplumlarda ve inançlarda taĢla ilgili farklı mitler, masallar ve efsaneler gibi folklorik unsurlar bulunmaktadır. KutsanmıĢ taĢlar, taĢ ziyaretgâhı, Ģifalı taĢlar gerek geçmiĢ yıllarda ve gerekse günümüzde hala etkisini sürdürmektedir (Tanyu 1968: 3). Türk kültüründe kutsal bilinen, yağmur yağdırmak veya rüzgâr estirmek gibi büyüsel iĢlevler yüklenen ve kahinlik özelliğinin bulunduğuna inanılan taĢ “Yada TaĢı” inancıdır (Tanyu 1968: 41-46). TaĢla ilgili inanç alanı dıĢında değirmen taĢı, ark taĢı (oluk), kuyu taĢı, suluk, çeĢmelerde yalak taĢı, düven altında çakmak taĢı, dibek taĢı, merdivenlerin ilk basamağı olarak yapılan ayak taĢı, binek taĢı, fırın taĢı, dilek taĢı, siğil taĢı, göbek taĢı, musalla taĢı ve mezar taĢı gibi hem iĢlevsel hem de kültürel unsurlar günlük yaĢantıda yer bulmaktadır (Yardımcı, ty: 9). Tüm medeniyetler yaĢam kadar ölümü de kutsallaĢtırmaktadır. Bunun en çarpıcı örneği ise her toplumda farklı biçimlerde karĢılaĢılan mezar taĢlarıdır. Kült objesi geleneğini geçmiĢten günümüze değiĢmeden sürdüren mezar taĢları, insanoğlunun Tanrı ile iletiĢime geçmesinde manevi bir rol üstlenen araç konumundadır. Mezar taĢları tekrar hayat bulacağına inanılan ölülerin kim olduklarının bilinmesi, gömüldükleri yerin iĢaretlenmesi ve kendilerine dua edilmesi amacıyla dikilmektedir. Orta Asya‟da mezar taĢı olarak bilinen balbalların farklı bir amacı temsil ettiği görülmektedir. Özellikle Göktürkler‟de, hakan veya kahraman gibi ün salmıĢ kiĢilerin mezarlarına "öldürdükleri düĢmanları" temsil eden heykel biçimli taĢları diktikleri, eğer taĢ bulamazlarsa ağaçtan yapılmıĢ heykel veya kazıkları bu amaçla kullandıkları görülmektedir (Tanyu, 1968:88). Çoğu Müslüman toplumda bir sosyal yardımlaĢma pratiği olarak içleri oyuk olup nakdi yardımın içine konduğu sadaka taĢları önemli yer tutmaktadır. Ġki sokağın birleĢtiği noktada, mezarlık, cami, türbe gibi mekanların yanında veya çevresinde yer alan taĢlar ihtiyaç sahibi insanlar için birer yardımlaĢma aracıdır (Çetin, 2014).

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 Birçok anlamın yüklendiği taĢlar, aynı zamanda insanoğlunun ilk eğlence aracı olup tarihte bilinen ilk oyunların taĢ ile oynandığı görülmektedir. Örneğin gülle, dama, satranç, dokuz taĢ, yedi kule, ve beĢ taĢ (Yardımcı, 2009) gibi sayılabilir TaĢın yukarıda sayılan özelliklerinden ötürü pek çok efsanede, masalda ve hikâyede yer aldığı gibi atasözlerinde ve deyimlerde de sıklıkla karĢılaĢılmaktadır. Örneğin, “Ummadığın taĢ baĢ yarar”, “Yalnız taĢ duvar olmaz”, “Yuvarlanan taĢ yosun tutmaz”, “BaĢ baĢa vermeyince taĢ yerinden kalkmaz” gibi atasözleri ile “Bağrına taĢ basmak”, “Eteğindeki taĢları dökmek” gibi deyimler sayılabilir. TaĢlarla ilgili bu deyimler insanların hayır dualarında ve beddualarda yer bulmaktadır. Bunlar arasında en bilinenleri “Ayağına taĢ değmesin”, “Tuttuğun taĢ altın olsun”, “Allah seni taĢ etsin” gibidir. Günlük yaĢantıda sıfat olarak kullanımı da yaygındır. Örneğin; “TaĢ kalpli”, “TaĢ kafalı” (TaĢ Deyimleri, t.y.) gibi.

1.2. TaĢtan Toprağa Estetik Yansımalar

Yukarıda verilen bilgilerden hareketle doğanın önemli bir parçası ve insanoğlunun hayatında baĢlangıçtan bu yana var olan taĢın serüveninin çok geniĢ bir perspektife yayıldığı görülmektedir. TaĢa yüklenen anlam ve kullanım sahası dıĢında formunun, dokusunun ve renginin zengin oluĢu pek çok sanatçıya ilham vermiĢ ve bu doğal nesnenin görüntüsünü model alarak eserlerinde yorumlamıĢlardır. AraĢtırma, sanatçıların taĢ teması üzerinden yola çıkarak oluĢturdukları seramik eserler incelenerek gerçekleĢtirilmiĢtir. Sanatçıların taĢ temasına yönelmelerindeki nedenler, ilham aldıkları taĢlar, temadan hareketle vermek istedikleri mesaj ve konuyu nasıl yorumladıkları irdelenmiĢtir. Seramik sanatçısı Emet Egemen IĢık Aslan, kült objesi olarak kullanılan Baitylos taĢından ilham alarak seramik eserler oluĢturmuĢtur. “Baitylos” Eski Yakındoğu araĢtırmalarında anikonik1 tapınım içinde kutsal sayılan her türlü taĢ için kullanılan bir terimdir. Ayrıca günümüzde bu terim “Tanrının Evi” anlamını taĢıyan Sami kökenli “beth-el” sözcüğüyle iliĢkisine bağlı olarak çeĢitli tanrıları temsil eden anikonik kült taĢları için de kullanılmaktadır (Yaman 2013: 155). Baitylos‟un, simgesel ve biçimsel çerçevesi kesin olmamakla birlikte bir nesneyi, figüratif olmayan bir kült taĢını ifade ettiği açıktır. Baitylos; kutsal sayılan bir göktaĢı, doğaüstü güçlere sahip “kâhin taĢ”, tanrı heykelinden farkı olmayan kaba haldeki bir dikilitaĢ, yine tanrı imgesi olarak kendisine tapınılan koni biçimli bir taĢ,

Anikonik: Dinler tarihinin erken evresi tapınım modeli, bu uzak geçmiĢin tanrıları insan elinden çıkmıĢ imgelerle temsil edilmemiĢtir. Anikonik geleneğin temelindeki ilham, ilahi güce sahip olduğuna inanılan doğa unsurlarıdır; kutsallık taĢıdığı düĢünülen dağlar, ağaçlar, ırmaklar ve benzeri doğa unsurları çağlar boyunca farklı coğrafyalarda farklı insan toplulukları tarafından inancın merkezine yerleĢtirilmiĢtir. Yunan tapınım tarihinde tanrı tasvirlerinin yer almadığı, resimsiz, ikonsuz erken evre için kullanır (Yaman, 2013: 7-8).

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 siyah bir taĢ ya da önünde libasyon yapılan kurban kesilen bir taĢ Ģeklinde yapılan tanımların tümünü içermektedir” (Yaman, 2013: v). Roma imparatorluk dönemine ait sikkelerde görülmeye baĢlayan kült taĢları Yunan-Roma görsel kültürünün bir parçası haline gelmiĢ olup, anikonik taĢlar özellikle Ġ.S. ikinci ve üçüncü yüzyıllarda, figüratif tanrı temsilleri olarak tapınak yapılarının içinde, tören arabalarının üstünde ve çeĢitli kült sahnelerinde görülmektedir (Yaman, 2013: 156). Anna Maria Bisi, steller üzerinde en fazla tercih edilen tasvirin baitylos tipi taĢlar olduğuna dikkat çekmektedir. Görsel 1‟de Emesa‟nın rahip kralı Uranius Antoninus‟un (Ġ.S. 253) bastırdığı bronz sikke üzerinde tapınak içinde Emasa‟nın baĢtanrısı Elagabalus‟u temsil eden koni biçimli taĢı görülmektedir.

Herodianus, Batı Suriye‟de Orontes (Asi) kıyısındaki Emesa‟da Fenikece El Gabal olarak adlandırılan tanrıya adanan tapınaktan bahseder. Tapınakta yer alan adak sunularının zenginliğini anlatan Herodianus, buradaki kült imgesini Ģöyle tanımlar: “Bu Yunanlar ve Romalılardan alıĢık olduğumuz tarzda insan elinden çıkmıĢ bir tanrı heykeli değildir. Siyah, koni biçimli büyük bir taĢtır; gökten / tanrıdan / Zeus‟tan indiğine inanılarak tapınım görür. TaĢın üzerinde küçük çıkıntılar ve iĢaretler vardır, insanlar bunların güneĢin kaba bir resmi olduğuna inanır” (Yaman, 2013: 54-55).

Görsel-1 Tapınak içinde Elagabalus‟un koni biçimli taĢı. (Emesa‟nın rahip kralı Uran‟ius Antoninus‟un ĠS 253‟te bastırdığı bronz sikke

Sanatçı E. Egemen IĢık Aslan 2017‟de açtığı “Baitylos” isimli kiĢisel sergisinde taĢıl ögelere yer vermiĢtir. Sanatçı, eski Yunan ve Latin kaynaklarına göre baitylos olarak isimlendirilen taĢın biçiminden ilham almıĢ ve sergisine aynı ismi vererek eserlerini “Baitylos Serileri” olarak adlandırmıĢtır. Sanatçı anikonik tapınım geleneği içinde, kült taĢları olan baitylosları çağdaĢ imgelere dönüĢtürmüĢ ve yeni anlamlar kazandırmıĢtır. IĢık Aslan‟ın seramik formları, sanki bilinmeyen ancak bilinmek isteyen bir sır‟a dair kanıtlardır. Soyut formlarında izlenen boyut, kütle, renk ve doku karĢıtlığı uyuma dayalı bir bütünlük içermektedir (Galeri Soyut, 2017). YaĢamın ilk izleri aynı zamanda inanç geleneğinin bir parçası olan baitylos, pek çok kültürde üçgen, koni, obelisk, piramit ve benzeri biçimler olarak görülmektedir (Yaman, 2013: 27). Sanatçının “Baitylos” adlı kiĢisel sergisindeki eserler incelendiğinde, formların konik biçimli ve oval oluĢu dikkat çekmektedir. Eserler S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 çok parçalı birimlerden oluĢmakta ve birimler üzerinde irili ufaklı çukurlar yer almaktadır. Bu çukurların yukarıda bahsedildiği üzere söz konusu kült taĢın üzerinde bulunan çıkıntıları temsil ettiği söylenebilir. AĢağıdaki örnekte görüldüğü üzere sanatçı, döküm yöntemi ile Ģekillendirdiği birimleri yan yana getirerek oluĢturduğu simetrik kompozisyonu siyah beyaz renk karĢıtlığı ile parçalı kompozisyona dönüĢtürmektedir (Görsel 2).

Görsel 2. Emet Egemen IĢık Aslan, “Baitylos Serisi”, 98x98x6 cm. Dökümle Ģekillendirme, Ġsli ve raku piĢirimi, 2017 Sanatçı Amy Dov eserlerini kilin doğasında var olan doğal taĢlardan ilham alarak oluĢturmaktadır. Sanatçının materyallere olan sevgisi ve sanatsal duyarlılığı, Kuzey Kaliforniya'nın sekoyaları arasında geçen çocukluğunun ilk döneminde baĢlamıĢtır. Sürekli Ģekilde doğayı gözlemleyen sanatçı bu konuda yıllarını harcayarak dünyanın sürekli geliĢen vizyonunu seramik çalıĢmalara dönüĢtürmüĢtür. Toprak ve ateĢ birleĢtiğinde ortaya çıkan sonuç, Dov‟u etkilemektedir. Eserlerinde doğanın yansımasıyla birlikte zamanın asılı kaldığı görülmektedir. Kemikler, kayalar, dallar, pas, kum sanatçının heykelleri ve vazoları için ilham kaynağı olmuĢtur. Dov, kil, oksit ve sır ile doğanın renklerini ve dönüĢümlerini sanat eserine taĢımaktadır (Dov, t.y.). Sanatçı, kolye ve duvar panoları olarak tasarladığı formlarında taĢın doğal dokusunu kullanmıĢtır. Ayrıca keten ipleri de tasarıma dahil etmiĢtir. Ġpleri form yüzeyinde çizgisel doku oluĢturmanın yanı sıra yaptığı taĢları birbirine bağlamak ve asmak için kullanmıĢtır (Görsel 3). Primitif taĢ aletleri anımsatan bu eserler izleyiciyi adeta arkeolojik müze gezintisine davet etmektedir. TaĢ görünümlü seramikleri birbirine bağlamak için kullandığı keten ipler ise bu primitif çağrıĢımı doğal görünümüyle desteklemektedir. Sanatçının elle serbest Ģekillendirme yöntemiyle ürettiği seramik taĢların amorf yapısının, renklerinin ve taĢın doğal dokusunun oldukça baĢarılı Ģekilde yansıtıldığı görülmektedir.

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

Görsel 3. Amy Dov, “Hanging”, Seramik ve keten ip, Elle Ģekillendirme, (t.y.) Pınar ÇalıĢkan GüneĢ, taĢların; belleğinde iz bırakan çocukluk anılarını canlandırdığını, zihninde önemli bir yer tuttuğunu ifade etmektedir. GüneĢ‟in çalıĢmaları, ağırlıklı olarak deniz, kumsal ve taĢlardan meydana gelmektedir. Sanatçı, en sevdiği oyuncakların çocukluğunu doğayla iç içe geçirdiği mekanlardaki taĢlar olduğunu dile getirmektedir. GüneĢ, çalıĢmalarını renklendirirken yine doğal bir malzeme olan ağaç küllerini kullanmayı tercih etmektedir. Kullandığı her bir taĢ farklı bir ağacın külünden hazırladığı sırlarla renk bulmaktadır. Sanatçının eserindeki seramik birimler, moloz taĢları andırmaktadır. Üst üste dizilmiĢ adeta neredeyse düĢecek hissi veren bu kinetik yapıdaki birimlerin Ģekil, boyut ve renkleri ile dengeli bir kompozisyona dönüĢtüğü görülmektedir (Görsel 4). Eser üst üste dizilen taĢların sonradan topla vurularak devrildiği bir oyunu çağrıĢtırmaktadır.

Görsel 4. Pınar ÇalıĢkan GüneĢ, “Hadi Oynayalım”, h-20 cm. PekiĢmiĢ Çini-tuz sırı, 1250 ºC S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 Kırk yıldan fazla süredir seramik taĢlar tasarlayan Güney Kaliforniya'dan heykeltıraĢ ve seramik sanatçısı Brad Miller‟in ilham kaynağı doğadır. Doğanın içindeki heykeller olarak gördüğü taĢları çok çeĢitli boyutlarda ve doğal taĢlara benzer formda biçimlendirmektedir (Görsel 5-6). Miller, eserlerinin esin kaynağına dair Ģu açıklamalarda bulunmaktadır: “Los Angeles sahilinde ya da Ģehirde bulabileceğiniz her Ģey hakkında bir düĢünün. Ama her Ģey! Üzerine kurulu olan dünyada doğanın yeniden Ģekillendirme iddiası içinde olduğu Ģeyleri, dağları, taĢları düĢünün… Ben yeryüzüne daha fazla doğal Ģeyler bırakmak istiyorum. Bu yüzden tıpkı yeryüzünün yaptığı gibi toprak, pigment, organikler ve enerji kullanıyorum…”. Miller, eserlerini çeĢitli süreçlerden geçirerek oluĢturmaktadır. Bunlar; astarın katmanlarının boyanması, piĢirilmesi, aĢındırılması ve kumlaması gibi sayılabilir. Söz konusu süreçte eserlerini rastlantısal Ģekilde de oluĢturabilen sanatçı, eserlerinde dıĢavurumcu ve kavramsal yaklaĢımlar da sunmaktadır (Cella, t.y.).

Görsel 5. Brad Miller, “Ġsimsiz” Seramik, Elle ġekillendirme, 12 x 30 cm.1200 -1300 ºC Doğada bulunan bütün taĢlar birbirinin benzeriymiĢ gibi görünseler de biçim, boyut, kütle ve renk olarak asla aynı değildir. Bu zengin çeĢitlilik taĢları sıradanlıktan kurtarmaktadır. Sanatçı Miller‟in Görsel 6‟da yer alan çok parçalı birimlerden oluĢan hiper-gerçekçi taĢ görünümlü eseri ile bu zenginliğe vurgu yaptığı, renk, doku ve biçim çeĢitliliği sunduğu görülmektedir. Sanatçı Miller‟in eserindeki seramik taĢ formları sahilde bulunan aĢınmıĢ çakıl taĢlarını andırmaktadır. Sanatçının komposizyonu adeta, taĢların hangi büyük kütleden koparak, nasıl aĢındıkları ve nerelerden sürüklenerek geldikleri sorusunu sordurmaktadır.

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

Görsel 6. Brad Miller, “Untitled (Stones)”, Seramik, Elle Ģekillendirme, Düzenleme, 2017 Arizonalı sanatçı Judy Mohr‟un “Petroglif Tabakları” tarih öncesi döneme ait mağara duvarlarına çizilen resimleri hatırlatmaktadır. Stonoware çamurla elle Ģekillendirdiği ürünlerini yüksek derecede piĢirmiĢ, özellikle toprak renklerinden kahverengi, krem ve yumuĢak mavi tonlarında sırlamıĢtır. (Primping Your Home, t.y.). Sanatçı Mohr‟un resimsel anlatımlı tabakları tarih öncesine ait taĢtan yapılmıĢ mağara buluntusu izlenimini uyandırmaktadır. Söz konusu döneme dair resimsel göndermeleriyle sanatın primitif biçimlerine ve güzelliğine dikkat çekmektedir (Görsel 7). Amorf tabağı, form açısından taĢa yakın olup kütlesel bakımdan taĢ formundan uzaktır. Tasarımda öne çıkan unsurların, Paleolitik Çağ‟da mağara duvarlarına çizilen primitif resimler ve aynı zamanda taĢıdığı doku ve renk ile taĢı yansıttığı söylenebilir.

Görsel 7. Judy Mohr, “Petroglif Tabaklar Serisi” (t.y.) Sanatçı Hasan BaĢkırkan, ortaya koyduğu taĢ biçimli seramik eserlerle ilgili; “Doğanın insanoğluna toprak malzemeyi sunduğunu, kendi tercihinin de doğanın sunduğu toprak malzemenin S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 doğasını çok fazla bozmadan doğaya iade etmek” olduğunu dile getirmektedir. ÇalıĢmaları, yalınlığı çok bozmadan ve özellikle parlaklıktan sakınarak yine doğal yöntemlerle Ģekillenmektedir. Doğadan ilham alınan özellikle “taĢ” formundaki çalıĢmaları zamanla hazır buluntu piĢmiĢ toprak seramik malzeme kullanımına evrilmiĢtir.” (Görsel 8) (16.03.2019 tarihinde yapılan görüĢme notlarından).

Görsel 8. Hasan BaĢkırkan “Olympos‟tan Troia‟ya”, 18 x 22 x 9 cm. Hazır buluntu seramik malzeme, Mısır çamuru, BirleĢtirme, 2018 BaĢkırkan, Görsel 8‟de yer alan seramik eserini hazır buluntu seramik parçalarla oluĢturmuĢtur. Doğanın parçaları olan bu birimlerle oluĢturduğu eseri ile doğaya dikkat çektiği anlaĢılmaktadır. Üst üste dizdiği ve Mısır çamuru ile birleĢtirdiği birimlerle dinamik ve hareketli bir yapı oluĢturmuĢ, arada kullandığı açık ve koyu renklerle kompozisyonu hareketlendirmiĢtir. Elizabeth Delyria çalıĢmalarında doğadan esinlenen ve doğal dokuları ön plana çıkaran bir sanatçıdır. Michigan Gölü kıyılarından etkilenen sanatçı esin kaynağını Ģöyle açıklamaktadır. “Kendisinin çalıĢmaları, su kenarlarında akıntıyla taĢınan taĢ ve odun parçalarıdır. Eserleri, su ve karanın birleĢim noktasında bulunan nesnelerin bir yansımasıdır. Ġlk bakıĢta sahilde bulabileceğiniz nesneler gibi görünen, daha yakından incelendiğinde izleyicinin çalıĢmanın tamamen bir sanatçı eliyle meydana getirildiğini gördüğü, tahta ve taĢın bir araya gelmesiyle oluĢan heykellerdir.” Sanatçının çalıĢmalarında suyla karanın birleĢtiği noktaya yaptığı vurgu, yapay olan ile doğal olan arasındaki zıtlığı yansıtmada farklı bir bakıĢ açısı yaratmaktadır (Görsel 9).

baĢlayan sanatçı, tutkusu olan doğal çevre ve dokuları daha iyi yansıtabileceğini düĢündüğü için seramik alanına yönelmiĢtir (Aykanat, 2014: 25-26).

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

Görsel 9. Elizabeth Delyria, “Cairn with Driftwood” Elle Ģekillendirme, Boyama ve sırlama, 45,72 x 35,56 x 25,40 cm. 1200 ºC, 2013 Sanatçı Delyria‟nın seramik eseri yukarıdaki bilgilerden hareketle dalgaların aĢındırarak kıyıya attığı taĢ ve odun parçası gibi görünmektedir (Görsel 9). Sanatçı kompozisyonunu kütlesel hacmiyle katı bir Ģekilde duran taĢ görünümlü seramik formlarının arasına yumuĢak bir nesne olan ahĢap görünümlü seramik objeyi yerleĢtirmiĢ, açık koyu renklerle ve birim biçim çeĢitliliği ile kompozisyonu dengelemiĢtir. Doğanın estetiğini malzemenin estetiğine taĢıyan David Binns, doğadan ve onun yaratılarından esinlenmekte, gezilerinden edindiği mimari izlenimleri ve jeolojik yapıları çalıĢmalarına aktarmaktadır. Sanatçının seramik alanına dair yaptığı araĢtırmaları ve zengin teknoloji bilgisini eserleri üzerinden okumak mümkündür. Kil bünyeye çeĢitli ilaveler yaparak bünye reçetelerini kendisi oluĢturan sanatçı, doğadaki çeĢitli yapı ve dokuları eserlerinde yansıtmaktadır. Bünye reçeteleri içerisinde cam, zirkon, mullit ve Ģamot gibi refrakter malzemeleri pigmentle karıĢtırmakta, granit gibi doğal mineralleri de ilave ederek bir çeĢit kompozit görünümlü malzeme oluĢturmaktadır. Binns ortaya çıkarmak istediği kompozisyonu elde etmek için gezdiği yerlerden çeĢitli mineraller toplayarak bunları kil reçetesine eklemektedir. Sanatçı böylece doğanın estetiğini ve o malzemeyi aldığı mekânın ruhunu eserlerine yansıttığına inanmaktadır. Sanatçının rötuĢlayarak perdahladığı eserleri girift hatlara sahip olmayan yalın formlardır (Görsel 10). Binns, mineralojik ve tinsel özü vurgulamak için eserlerinde mineralleri kullanmaktadır (Baklan, 2018: 83-84).

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

Görsel 10. David Binns, “Two Piece Standing Form”, 60 x 30 x 6 cm. Porselen, Atık cam, Agrega katkılı seramik bünye, Döküm, PiĢme sonrası kesim ve perdahlama, 2009 Sanatçı Leonie Regan‟ın çalıĢması kavramsal olarak ikonik ve dokunsal belleğe odaklanmaktadır. Böylelikle görülen ve hissedilen bu duyulara cevap olarak hatıralar geri getirilebilir. Sanatçının bu koleksiyon için ilham kaynağı temelde sahildir. Kendisi, özellikle sahil boyunca yürüyerek çakıl taĢları ve deniz kabuklarını seçerken parçanın büyüklüğüne, Ģekline, renklerine ve dokularına bakmaktadır. Bu nesneleri keĢfederek duygusal bir koleksiyonun hatıralarını bir araya getirmektedir. Bir seramik sanatçısı olarak etkileĢim, uygulamalarının kilit unsurlarından biridir. TaĢlara dokunmak sanatçının kendisinde hayranlık uyandırmaktadır. Kendi nesnelerini oluĢtururken doğal formları keĢfederek iĢe baĢladığını ifade etmektedir. Sanatçı, formlarını çimdikleme yöntemi ile yaptığı iki yarım küreyi birleĢtirerek oluĢturmaktadır. BirleĢtirdiği küresine ise hayalindeki son Ģekli elleriyle müdahale ederek vermektedir (Görsel 11). Ortaya çıkan form üzerinde ise sayısız sır denemeleriyle her parçayı kendine özgü hale getirmektedir (Regan, 2014). Sanatçı avucunun içinde biçimlendirdiği formların kimi yerlerini bazen eliyle bastırarak deforme etmektedir. Sanatçı doğal taĢ görünümünden ziyade farklı biçim ve renklerle oluĢturduğu bu eserlerle sahilde renkli kompozisyonlar oluĢturmakta mekânın ruhunu canlandırmaktadır.

Görsel 11. Leonie Regan, “Phenomenology”, ġablonla ve elle Ģekillendirme 1180-1280 ºC piĢirim aralığında, 5 -10 cm aralığında değiĢen ölçülerde, PekiĢmiĢ çini, ÇeĢitli sırlar, 2014

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 Amerikalı Sanatçı Gerald Arrington‟u nehirdeki taĢlar derinden etkilemiĢ ve çalıĢmalarına ilham kaynağı olmuĢtur. Topladığı taĢları sürekli olarak inceleyen sanatçı, onları çok iyi Ģekilde analiz etmektedir. Arrington, kendine has olan Ģekillendirme tekniği üzerinde yirmi yılı aĢkın süredir çalıĢmaktadır. Uygulama süreci öncelikle sanatçının torna üzerinde kapalı bir form çekmesiyle baĢlar. Daha sonra form hala tornanın üzerindeyken renkli astar ile birtakım uygulamalar yapar. Kuruma gerçekleĢtikten belli bir süre sonra formlara vurarak müdahale eder ve nihai formu oluĢturur. Dalgaların ve akıntının karaya doğru sürüklediği kaya, taĢ ve odun gibi cisimler, sanatçının dikkatini çekmiĢ ve doğa estetiğini trompe l'oeil tekniği kullanarak oluĢturmuĢtur (Görsel 12). Eserler doğal ve sanatsal dünyaların kesiĢme noktalarına iliĢkin varsayımlara meydan okumak için tasarlanmıĢ benzersiz seramik formlardır (Arrington, 2018).

Görsel 12. Gerald Arrington, “Neolitic Teapot Series”, Elle ve Tornada Ģekillendirme, PekiĢmiĢ çini ve porselen, 2016 Stephanie Hammill, eserlerini çömlekçi çarkında kapalı bir form olarak biçimlendirmektedir. Deri sertliğine gelen formu önce bilinçli olarak kırıp ardından piĢirmektedir. Kendi bünye reçetesi ile oluĢturduğu taĢ biçimli formlarında sır ve bünye arasındaki yüzey reaksiyonunu vurgulayarak benzersiz eserler ortaya koymaktadır. Eserlerinde dikkat çeken önemli nokta, sahilden topladığı kumun içerisinden gelen demir içerikli atıkların yarattığı etkidir. Eserlerinin birçoğunda Japon 'Kintsugi‟ sanatında olduğu gibi özellikle oluĢturduğu çatlakları altın tozu ve bir bağlayıcı ile doldurmaktadır. Onarılan her parça, kırılmadaki düzensiz desenler ve ardından altınla vurgulanmıĢ birleĢtirme çizgileri nedeniyle eĢsiz bir görünüm sunmaktadır (Görsel 13). Stephanie‟nin „Kintsugi‟ ile ürettiği seramik çalıĢmaları üzerindeki altın görünümlü çatlaklar zarif görünümleriyle yaĢlanma olgusuna pozitif çağrıĢım yapmaktadır. Sanatçı, kintsugi tekniğini çağdaĢ bir ifade olarak kullandığını dile getirmektedir (Cownie, t.y.). Sanatçının seramik formları amorf yapıda olup dıĢ yüzeyleri düz ve deniz kenarında bulunan dalgaların aĢındırdığı taĢlara benzemektedir.

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

Görsel 13. Stephanie Hammill, Fracture lines, PekiĢmiĢ çini, 28 x 15 x 15 cm. 2016

Duygu Kahraman, taĢ temalı eserinde geçmiĢe doğru duygusal bir yolculuk içindedir. Elle Ģekillendirdiği formlarını taĢ ile ezerek iç boĢluklar oluĢturmaktadır. DeğiĢken formlardan oluĢan çok parçalı eser, dikey ve yatay duran yüzeyler üzerine yerleĢtirilmiĢtir. DüĢey duran yüzey üzerine monte edilmiĢ formlar aĢağıya doğru indikçe çoğalmakta ve sonunda birikmektedir. Bu Ģekilde kompozisyona akıĢkan hareket kazandırıldığı, ürün-süreç iliĢkisi üzerinden sanatçının duygusal yolculuğunu metafor ile anlattığı görülmektedir.

Görsel 14. Duygu Kahraman “TaĢı Seversen Altında Ezilirsin”, 170 x 70 x 65 cm. ġamotlu çamur, Lazer baskı, 1200 ºC, 2013 Baskı tekniği ile belleğindeki birtakım sözcükleri formlarına taĢıyan sanatçı, hafızasında yer eden imgeleri taĢ unsuru ile birleĢtirmiĢtir. Sanatçı; “Ezilmenin dayanılmaz ağırlığıyla dağlar taĢlar dile gelir; harfler yumuĢacık çamur üzerinde konuĢmaya baĢlar: TaĢı seversen altında ezilirsin” sözleriyle S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 üzerimize aldığımız ve bazı taĢımakta zorlandığımız yükleri metaforik biçimde bizlere hatırlatmaktadır (Görsel 14) (15.03.2019 tarihinde yapılan görüĢme notlarından).

Görsel 15. Duygu Kahraman “TaĢı Seversen Altında Ezilirsin”, Detay Sanatçı Mehtap Morkoç, çalıĢmalarında tarihi mekanları baĢ aktör olarak ele almıĢtır. KiĢisel olarak gezilen ve görülen yerlerden edinilen fotoğraflar ya da çizimler kullanılarak görselleĢtirilen mekânsal imgeler, seramik çalıĢmalarına konu olmuĢtur. Sanatçı, çalıĢmalarında mekânsal parçaları yeniden bir araya getirerek kendi alanını oluĢturmaktadır. Morkoç, daha önceden belirlemediği ve kırılmıĢ parçaların rastlantısallığından faydalandığı biçimler üzerine mekanlar ve ona ait referansları kazıyarak oluĢturmuĢtur (Görsel 16). Ortaya çıkan eserler kırılma aĢamasında Ģekillenen parçaların yönlendirdiği, önceden tasarlanması mümkün olmayan biçimlerdir. Kırılan parça yüzeylerinde bir mekânın belli bölümleri ve ona ait çizimlerle anlatılmak istenen tarihi mekanlar görselleĢtirilmiĢtir.

Görsel 16. Mehtap Morkoç, We‟re on a road to nowhere, Seramik, 40 x 40 cm. YerleĢtirme, 2016

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 Sanatçı Mehmet Tüzüm Kızılcan 2004 yılında Ġzmir‟de “TaĢ Yerinde Ağırdır” isimli bir sergi açmıĢtır. Bir dikdörtgen kaide üzerinde duran taĢ görünümlü seramik parça, izleyicide neredeyse düĢecek hissi uyandırmaktadır (Görsel 17). Dikdörtgen kaide üzerinde duran form, potansiyel enerjiyle yüklü ve yer çekimine karĢı direnmekte olduğu izlenimini vermektedir (Yılmaz, 2013: 457). “TaĢ yerinde ağırdır” atasözü herkesin kendi çevresinde önem taĢıdığı anlamına gelmektedir (Dersimiz.com, t.y.). Sanatçı bu atasözden yola çıkarak eseri ile insanın yabancısı olduğu bir yerde yeterince tanınmadığı için değerinin takdir edilmeyeceğini anlatmaya çalıĢmıĢtır.

Görsel 17. Mehmet Tüzüm Kızılcan, “TaĢ yerinde ağırdır”, Seramik, Sagar piĢirim, 2004 TaĢtan toprağa estetik yansımalar konulu bu makalede taĢ temalı seramik eserlerin geniĢ bir yelpazeye yayıldığı görülmektedir. Doğaya olan hayranlıkla birlikte insanoğlu tarihin erken devirlerinden itibaren hatta günümüzde de doğanın en güçlü yapı taĢına çeĢitli anlamlar yüklemiĢ, bu malzemeyi tılsımlı olarak kabul ederek kolye ve bilezik gibi aksesuarlar halinde vücudunda taĢımaya baĢlamıĢtır. Ġlk örnekler incelendiğinde bunların daha ziyade boncuk Ģeklinde taĢ kolyeler olduğu söylenebilir. Gün geçtikçe bu takıların kemik, deniz kabukları, hayvan diĢleri gibi organik taĢların yanı sıra inci, elmas yakut, zümrüt, yeĢim, akik gibi değerli ve yarı değerli taĢlardan yapıldığı, tunç çağı ile birlikte değerli madenlerin bu taĢlarla bir arada kullanıldığı bilinmektedir. Takıların tılsım ve nazar amaçlı kullanılmasının dıĢında süslenme amacıyla kullanımı daha yaygındır. Ġnsanoğlu kendisini daha güzel hissetmek için eski çağlardan bu yana süregelen süslenme eğilimini boynunda, parmaklarında, bileklerinde, kulaklarında, baĢında veya vücudunun çeĢitli yerlerine takı takarak sürdürmektedir.

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

Görsel 18. Sibel Sevim, Kolye, 6 cm. 1200 ºC, 2019 Sanatçı Sibel Sevim‟in seramik ve porselen kaseler, vazolar, duvar panoları ve çeĢitli formlar olarak tasarladığı pek çok eserinin yanında kolye, broĢ ve yüzükler olarak tasarladığı takı tasarımları da mevcuttur. Seramik takılarına çeĢitli metaller eĢlik etmektedir. Anadolu Uygarlıklarındaki takılardan yola çıkarak tasarladığı formların üzerine çini motifleri kiĢisel olarak yorumlayarak karıĢık dekor teknikleri ile uygulamalarını gerçekleĢtirmiĢtir. Görsel zenginlik sağlaması ve ana malzeme olan seramiği koruma altına alması açısından farklı metaller ve malzemelerle takıları kombine etmiĢtir. Sergisinde ve kiĢisel internet sayfasında her bir takının altında sözler bulunmaktadır. Eseri yaparken hissettiklerini ses kaydına alan sanatçı daha sonra ürün sergilenirken bu kaydı yazınsal Ģekilde eserlerin altına yerleĢtirmektedir. Sevim‟in Görsel 18‟de yer alan ve eserini Ģekillendirirken yaĢadığı duygu durumu Ģu Ģekildedir; Kadın derler toprağın cinsine Su katınca ana olur içine Ben el verdim o dil verdi Boynum kıldan ince senden gelene Sanatçı Sevim, yukarıdaki bahsi geçen ifadeleriyle hammaddesi toprak olan seramiği Anne metoforu ile görselleĢtirmiĢtir. Sanatçı, Pek çok medeniyette taĢ takılarda sıkça rastlanan boncuk ögesini aksesuarlarında kullanmaktadır. Görsel 18‟de yer alan çalıĢmasında Geleneksel Türk çini motiflerinden haliç motifini kullandığı üzerini ise altın yaldızla dekorladığı görülmektedir.

Sonuç

GeçmiĢten günümüze taĢla ilgili unsurlara insanoğlunun hayatının her safhasında rastlanmaktadır. Tarihi kalıntılardan baĢlamak üzere günlük yaĢantıda kullanılan aletler, kap-kacaklar, süslenme amacıyla kullanılan çeĢitli aksesuarlar ve mimari yapı elemanları Ģeklinde geniĢ bir perspektife S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 yayıldığı anlaĢılmaktadır. Eski çağlara bakıldığında kült objesi olarak önemli bir yer edinen taĢın insanoğlunun yaĢamında barınma ve korunma gibi en temel ihtiyaçlara cevap verdiği görülmektedir. Mağaralar insanoğlunun sadece barındığı ve korunduğu yerler olarak kalmayıp aynı zamanda arkeolojinin ve sanat tarihinin ilk belge niteliğindeki kanıtlarıdır. Çağlar boyunca heybetinden etkilenilen ve korkulan aynı zamanda sağladığı geniĢ kullanım alanı nedeniyle çok sevilen taĢ Ģekilden Ģekle bürünmüĢtür. Yakından bakıldığında zengin bir yapı, doku ve renk çeĢitliliğine sahip olan taĢ; bir kült objesi olarak mezar taĢı, balbal, baitylos, yada taĢı, dilek taĢı, Ģifa taĢı, sadaka taĢı Ģeklinde varlık göstermiĢtir. Günlük kullanımda yer bulan taĢlar; değirmen taĢı, ark taĢı, kuyu taĢı, yalak taĢı, çakmak taĢı, dibek taĢı, eĢik taĢı, binek taĢı, fırın taĢı, siğil taĢı, göbek taĢı gibi örneklendirilebilir. Bahsi geçen kullanımları haricinde eğlenme amacıyla kullanılan oyun taĢları da geçmiĢ çağlardan günümüze varlığını sürdürmektedir. Bahsedilen tüm fonksiyonel kullanımlarının haricinde insanoğlunun ilk sanatsal faaliyetlerinin temelini de taĢın oluĢturduğu görülmektedir. BaĢlangıçta üzerine yapılan çizimlere zemin teĢkil eden taĢ, daha sonra yontularak ve kazınarak birer sanat objesine dönüĢtürülmüĢtür. Bu çalıĢmada doğada varlığıyla önemli bir yer tutan taĢın seramik sanatındaki estetik yansımaları incelenmiĢtir. ÇalıĢma kapsamında sanatçıların taĢ temasından hareketle hem mitolojik unsurlar hem de taĢın biçimsel özelliklerinden yola çıkarak eserler ortaya koyduğu anlaĢılmaktadır. Doğanın önemli bir parçası olan taĢın genel biçiminin, renginin ve dokusunun çok zengin oluĢu sanatçıları etkilemiĢ; bu doğal nesnenin görüntüsünü model alarak eserlerinde yorumlamıĢlardır. Sanatçıların ortaya koydukları eserler incelendiğinde biçim, doku ve renk olarak doğal taĢlara benzer formlar ürettikleri görülmüĢtür. Bu durum izleyicilerin belleğinde doğayı yeniden çağrıĢtırmalarına yol açmaktadır. AraĢtırmada taĢ temalı seramik eserler üzerinden seçilen örneklerde sanatçıların taĢlardaki sembolik anlamları irdeleyerek eserler ortaya koydukları görülmektedir. Bazı sanatçılar kültürün parçası olan mitleri hatırlatarak taĢa geçmiĢte yüklenen role gönderme yapmaktadırlar. Bazı sanatçılar ise taĢ biçimli eserlerini bir deyimle bağdaĢtırarak gerçekleĢtirmiĢlerdir. AraĢtırmada neredeyse tüm sanatçıların taĢ temalı eserleri ile doğal ve organik olanı çağrıĢtırdıkları sonucuna ulaĢılabilir. Öte yandan çoğu sanatçı, iletmek istediği mesajı taĢ metaforu üzerinden yapmaktadır. Görsel ögeler bakımından çoğu çalıĢmanın doğada var olan taĢların birer yansıması olduğu, söz konusu durumun kullanılan bünye, astar, sır ve sır üstü dekor unsurlarıyla kuvvetlendirildiği söylenebilir.

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

Kaynakça

Arrington, G. (2018). http://arringtondesign.com/ EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Arslan, S. (2012). Anadolu Medeniyetlerinde Kullanılan Takıların Günümüz Seramik Sanatında Yeniden Yorumlanması, Ġnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Seramik Ana Sanat Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Malatya s.45-51 Aykanat, E. (2014) Doğal Dokuların Geometrik Biçimli Seramik Yüzeylerdeki Yorumu, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Seramik Anasanat Dalı, Yüksek Lisans Sanat ÇalıĢması Raporu, Ankara Baklan Önal, P. (2018). Sanatta Malzemenin Yaratım Sürecindeki Rolü ve Seramik Sanatında Esere Özel Bünye Kullanımı, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Seramik Ana Sanat Dalı Sanatta Yeterlik Sanat ÇalıĢması Raporu, Ankara Baysal, E. L. (2015). eolıtık D nem Ki isel Süs E yaları Yenı Yakla ımlar ve Türkiye'deki Son Ara tırmalar, TÜBA-AR, Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi Turkish Academy of Sciences Journal of Archaeology, Sayı: 18 Cella, E. (t.y.). Edward Cella https://edwardcella.com/exhibition/132/exhibition_works/3278 EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Cownie, N. (t.y.). Neil Cownie Architect. https://www.neilcowniearchitect.com.au/stephaniehammill-ceramic-artist/ EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Çetin, E. (2014) Bir Sosyal Yardımla ma Pratiği Olarak Askıda Kahve ve Sadaka Ta ı, Akademik BakıĢ Dergisi, Sayı:41 Mart-Nisan https://dergipark.org.tr/tr/download/articlefile/383828 EriĢim Tarihi 15.11.2019 Dersimiz.com. https://www.dersimiz.com/atasozleri_sozlugu.asp?islem=bilgigoster&id=673 Dov, A. (t.y.). Amy Dov. http://www.amydovstudio.com/about

Galeri Soyut. (2017). https://www.galerisoyut.com.tr/emet-egemen-isik-aslan-2017/ EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Güvemli, Z. (2009). Sanat Tarihi, Varlık Yayınları, Ġstanbul, s: 11 Kıyak, A. (2011). Eski Türk Kültüründe Ta -Kaya Kültünün Elazığ’daki Yansımaları, Toplum Bilimleri Dergisi, Temmuz- Aralık http://toplumbilimleri.com/?mod=sayi_detay&sayi_id=4 EriĢim Tarihi 15.11.2019 Primping Your Home. (t.y.). https://primpingyourhome.com/products/judy-mohr-art-potteryplates-painted-rock-art-prehistoric-imagery?variant=13659439333411 EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Regan, L. (2014.) Leonie Regan Fine Artist. https://leonieregan.weebly.com/ceramics.html EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Stone Age. (2018). https://www.history.com/topics/pre-history/stone-age EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 S. YILMAZ, TAġTAN TOPRAĞA ESTETĠK YANSIMALAR

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 Sarıbıyık, M. (t.y.). Doğal Ta lar, Yapım Malzemesi ve Laboratuvarı, Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi https://docplayer.biz.tr/15040358-Yapi-malzemesi-ve-labaratuvari-dogaltaslar.html EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 s: 7,19 Tanyu, H. (1968). Türklerde Ta la İlgili İnançlar, Ankara Üniversitesin Ġlahiyat Fakültesi Yayınları, Ankara Üniversitesi Basımevi TaĢ Deyimleri. (t.y.) Deyimler S zlüğü, http://www.tas.deyimleri.com/ EriĢim Tarihi 14.11.2019 TDK(t.y.). http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5cb21db579 c5b9.25276812 EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Yaman, ġ. (2013). Eski Yakındoğu’da Anikonik Tapınıma İ aret Eden Bir Kült esnesi Olarak Baıtylos, Ġstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Eskiçağ Tarihi Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Ġstanbul Yardımcı, M. (2009). Geleneksel Kültürümüzde Ta , Zile’de Ta larla İlgili İnanmalar, Uygulamalar ve Oyunlar, Çukurova Üniversitesi Türkoloji AraĢtırmaları Dergisi s.1-2 http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/mehmet_yardimci_geleneksel_kulturumuzde_tas.pdf EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Yıldırım, C. (2018). Sanat Tarihi-I, Hiperlink Eğitim ĠletiĢim Yayıncılık, Ġstanbul, s: 20 Yılmaz, S. (2013). Kinetik Sanat ve Çağda Türk Seramik Sanatında Kinetik, 7. Uluslararası PiĢmiĢ Toprak Sempozyumu, EskiĢehir

Görsel Kaynakça

Görsel 1. Yaman, ġ. (2013). Eski Yakındoğu’da Anikonik Tapınıma İ aret Eden Bir Kült esnesi Olarak Baıtylos, Ġstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Eskiçağ Tarihi Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Ġstanbul, s:195 Görsel 2. Emet Egemen IĢık Aslan. https://www.galerisoyut.com.tr/emet-egemen-isik-aslan2017/ EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Görsel 3. Amy Dov. (t.y.) http://www.amydovstudio.com/about 2019

Görsel 4. Pınar ÇalıĢkan GüneĢ kiĢisel arĢivinden Görsel 5. Brad Miller kiĢisel arĢivinden Görsel 6. Edward Cella Art&Architecture. https://edwardcella.com/exhibition/132/exhibition_works/3278 EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Görsel 7. Primping Your Home (t.y.). https://primpingyourhome.com/products/judy-mohrart-pottery-plates-painted-rock-art-prehistoric-imagery?variant=13659439333411 EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Görsel 8. Hasan BaĢkırkan kiĢisel arĢivinden Görsel 9. Elizabeth Delyria kiĢisel arĢivinden

Yildiz Journal Of ART And Design

Volume: 6, Issue: 2, 2019, pp 89-111 Received Date: 26/04/2019 Accepted Date: 01/11/2019

01/11/2019 Görsel 10. David Binns, https://www.davidbinnsceramics.com/cast-glass-ceramic-work EriĢim Tarihi 24.04.2019 Görsel 11. Leonie Regan kiĢisel arĢivinden Görsel 12. http://arringtondesign.com/ EriĢim Tarihi 12 Nisan 2019 Görsel 13. Stephanie Hammill kiĢisel arĢivinden Görsel 14. Duygu Kahraman kiĢisel arĢivinden Görsel 15. Duygu Kahraman “TaĢı Seversen Altında Ezilirsin”, Detay https://www.behance.net/gallery/11972785/Tas-Seversen-Altnda-Ezilirsin Görsel 16. Mehtap Morkoç kiĢisel arĢivinden Görsel 17. Seyhan Yılmaz, Kinetik Sanat ve Çağdaş Türk Seramik Sanatında Kinetik, 7. Uluslararası PiĢmiĢ Toprak Sempozyumu, EskiĢehir, 2013, http://pismistoprak.tepebasi.bel.tr/bildiriler/bildiri7.pdf Görsel 18. http://www.sibelsevim.com.tr/detay/k-abk-1.html EriĢim Tarihi 14.11.2019

Share and Cite

YILMAZ, S. Aesthetic reflections from stone to clay. Yildiz Journal of Art and Design 2020, Vol. 6. https://doi.org/10.62051/ytu.yildiz-journal-of-art-and-design-aesthetic-reflections-from-stone-to-clay

Export:

Related Articles

An evaluation on the work and concept components in postmodern artMuteber BURUNSUZ, 1 January 2020Boys and authority in the independent cinema of Turkey 2010-2020Zehra YİĞİT, 1 January 2020Innovative approaches according to concept of sustainability and modular fashion designIşın ŞEVKAY, Irmak BAYBURTLU, 1 January 2020Personalized design analysis of Netflix thumbnails under graphic design principlesDide AKDAĞ SATIR, 1 January 2020
Publication History
Published1 January 2020
Versionv1
AccessOpen Access
10.62051/ytu.yildiz-journal-of-art-and-design-aesthetic-reflections-from-stone-to-clay
Article Figures (9)
Figure 1Figure 2Figure 3Figure 4Figure 5Figure 6Figure 7Figure 8Figure 9
Related Articles
An evaluation on the work and concept components in postmodern artMuteber BURUNSUZYildiz Journal of Art and Design, 1 January 2020Boys and authority in the independent cinema of Turkey 2010-2020Zehra YİĞİTYildiz Journal of Art and Design, 1 January 2020Innovative approaches according to concept of sustainability and modular fashion designIşın ŞEVKAY, Irmak BAYBURTLUYildiz Journal of Art and Design, 1 January 2020
Yildiz Journal of Art and Design coverYildiz Journal of Art and Design Download PDF

Subscribe to YTUP

Stay connected and receive the latest research updates directly in your inbox.

YTUP — Yıldız Technical University Publishing

Advancing knowledge and fostering innovation through high-quality, peer-reviewed academic publications.

About YTU

Discover

  • ›Articles
  • ›Journals
  • ›Research Topics
  • ›Open Access Policy

Guidelines

  • ›Author guidelines
  • ›Services for authors
  • ›Policies and publication ethics
  • ›Editor guidelines
  • ›Fee policy

Explore

  • ›Articles
  • ›Research Topics
  • ›Journals
  • ›How we publish

Support

  • ›Help center
  • ›Emails and alerts
  • ›Contact us
  • ›Submit
  • ›Career opportunities
YTU Logo

© 2026 Yıldız Technical University (Istanbul, Turkey)

Terms and ConditionsTerms of UsePrivacy PolicyPrivacy SettingsDisclaimer
Like this platform? Join our teamHave feedback or questions?
Supervisor