Mobile Technology Addiction in Terms of Consumer Behavior in the Digitizing World A Qualitative Rese
* Author to whom correspondence should be addressed.
Yildiz Social Sciences Institute Journal 2018, Vol. 2, Issue 2, pp. 18-34; doi.org/10.62051/ytu.yildiz-social-sciences-institute-journal-mobile-technology-addiction-in-terms-of-consumer-behavior-in-the-digitizing-worl
Abstract
Keywords: Consumer Behavior; Mobil Internet Addiction; Technology Addiction
4. Mobil internet kullanımında hangi mecraları ne kadar süreyle kullanıyorsunuz?
Sosyal Medya: Facebook, Whatsapp, Instagram, Snapchat, Twitter
Youtube vb. video siteleri (Bilgi Almak / Eğlence / Vakit Öldürme )
5. Akıllı Telefon ile geçirdiğiniz sürenin kısıtlanması fikrine nasıl bakarsınız? (Evet / Hayır )
6. Akıllı Telefon ile geçirdiğiniz süre 1 saat ile sınırlansaydı bu süreyi nasıl
değerlendirirdiniz? Davranışınız ne olurdu? Hangi uygulamalar önceliğiniz olurdu?
7. Mobil
değerlendirirdiniz? 8. Problematik mobil internet kullanımı nedeniyle bir süre sonra boyun fıtığı, anksiyete bozukluğu, depresyon gibi kalıcı hastalıklar yaşayacağınızı bilmek sizde nasıl bir tutum değişikliğine neden olurdu?
Bulgular
Çalışmada yukarıda belirtildiği gibi üç farklı zamanda yapılan üç odak grup görüşmesinin araştırma verileri toplu olarak değerlendirilmiş ve her bir soru ayrı ayrı tablolar ile detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Odak grup görüşmesinde araştırmaya başlamadan önce katılımcılara “1. Soru olan teknoloji ile ilişkinizde kontrolün kimde olduğunu düşünüyorsunuz” sorusuna katılımcıların 15’i yani %62,5’i kontrolün kendisinde olduğunu, kalan 9 yani %37,5’i ise kontrolün teknolojide olduğunu düşünmektedir. 2. soru olan akıllı telefonunuz var mı sorusuna, iki kişi hayır cevabını vermiş, kalan 22 üniversite öğrencisi ise akıllı telefon sahibi olduğunu belirtmiştir. 3. soru olan akıllı telefon ile kullanım sıklığınız nedir sorusuna katılımcıların %45’i 4-7 saat arasında cevap vermiştir. Günün 8 saat üzerinde mobil internette zaman geçiren öğrenciler ise katılımcıların %20’sini oluşturmaktadır. 1 saatten az ve 1-3 saat arası vakit geçiren öğrencilerin toplamı ise katılımcıların %32’sini oluşturmaktadır.
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
24. Katılımcı
Süre 1-3 saat arası 4-7 saat arası 4-7 saat arası 4-7 saat arası < 1 saat 4-7 saat arası 1-3 saat arası 4-7 saat arası 4-7 saat arası < 1 saat 8 saat ve üzeri 4-7 saat arası 4-7 saat arası 1-3 saat arası 8 saat ve üzeri 8 saat ve üzeri 8 saat ve üzeri 1-3 saat arası 1-3 saat arası 8 saat ve üzeri 4-7 saat arası 4-7 saat arası < 1 saat 4-7 saat arası
Tablo 3. Mobil İnternet Kullanım Süreleri Akıllı Telefon Kullanım Süresi < 1 saat 1-3 saat arası 4-7 saat arası 8 saat ve üzeri Toplam
5. Kişi
4.soru olan mobil internet kullanımında daha çok hangi teknolojik uygulamalarda vakit geçiyorsunuz sorusunun cevapları Tablo 4’de yer almaktadır. Odak grup görüşmesinde sözlü olarak belirtilen en önemli cevaplar ise uyanır uyanmaz ilk olarak Instagrama bakma isteği içinde oldukları ve WhatsApp konuşmalarına verilen cevapların gündelik işlerinden bile önce yer aldığı olmuştur. X ♡ : Bu işaretin olduğu kutucukların katılımcıları o aplikasyona çok bağlı olduğu ve çok keyif aldığını göstermektedir. Boş olan kutucuklarda da katılımcıların herhangi bir bilgilendirme yapmadığı cevaplardır.
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
Odak grup görüşmesinde katılımcıların soru 4 de yer alan mobil internet aplikasyonlarındaki kullanım oranlarında göze çarpan en belirgin özellik 19-25 yaş arasındaki üniversite öğrencilerinin Instagram ve Youtube aplikasyonları kullanım sıklıkları çok yüksektir. Facebook aplikasyonun gençler tarafından çok tercih edilmediği ve popüler olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların ilgi alanları doğrultusunda da Youtube kanalında vakit geçirdikleri ve çeşitli videolar izledikleri gözlemlenmiştir. Katılımcıların odak grup görüşmesinde verdikleri cevaplardan en çok tercih ettikleri Instagram hesabının bu kadar popüler olmasının nedenlerini şu şekilde özetlemiştirler; merak, kim nerede, ne yapıyor, kimlerle birlikte, ne giymiş, ne yemiş, nereye gitmiş gibi sorular ilgilerini çekmektedir.
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
Bir diğer önemli bulgu ise katılımcıların aynı zamanda WhatsApp uygulamalarını çok sık kullandığı gözlemlenmiştir. Mesajlaşmak, telefonlaşmak yerine katılımcılar WhatsApp üzerinden birbirleriyle iletişim kurmaktadırlar. Tablo 4’deki cevaplarda erkek katılımcıların daha çok spor, haber sitelerine ilgi gösterirken, kız katılımcıların fal, moda, astroloji vs. gibi uygulamalara yöneldikleri gözlemlenmiştir. Odak grup görüşmesine katılan 5 kişinin (8 saat ve üzeri akıllı telefon kullanıcıları) oyun bağımlılığı olduğu tespit edilmiştir. Bu kişiler odak grup görüşmesindeki cevaplarında internet üzerinden online futbol maçları, strateji oyunları, kelime oyunları vs. gibi oyunlara da çok ciddi ilgi göstermektedirler. Bu oyun bağımlılarına karşılık odak grup görüşmesine katılan 24 kişiden 2 kişinin akıllı telefonun olmadığını diğer 2 kişinin ise 1 saatten az vakit geçirdiği tespit edilmiştir. Katılımcılardan 1-3 saat arası mobil internet kullanan 4 kişi olduğu tespit edilmiş, toplamda %33’ün telefon bağımlısı olmadığı ve kullanım oranlarının düşük olduğu araştırmanın önemli sonuçlarından biridir. 5. Soru da odak grup görüşmesinde katılımcılara “Mobil internet ile geçirdiğiniz sürenin kısıtlanması fikrine nasıl bakardınız?” sorulmuştur. Sonuçları Tablo’5 de ayrıntılı olarak verilmiştir. Tablo 5. Mobil internet Kullanım Süreniz Kısıtlanması Fikrini Nasıl Değerlendirirdiniz? Katılımcılar 1.
Cevaplar “Hayır, buna sıcak bakmıyorum. Çünkü kısıtlamak ya da belli bir süreye indirmek bu soruna çözüm olamayacağı inancındayım. Başka yöntemlerle insanlar gene kullanmaya devam ederdi.” “Evet, ben mobil internet süremin kısıtlanmasına sıcak bakardım. Özellikle sağlık açısından süre kısıtlaması çok iyi olurdu. Görme ile ilgili konularda daha az şikâyetlerimiz olur idi.” “Evet, ben mobil internet süremin kısıtlanmasına sıcak bakardım. Sağlık açısından insanlar daha sağlıklı olurdu. Boyun, baş ağısı ve göz problemlerini gerçekten çok arttırıyor.” “Genel olarak yasaklara ve kısıtlamalara karşıyım.” “Evet, bu fikre sıcak bakıyorum.” “Evet, bu fikre sıcak bakıyorum. Ancak bireysel kontrol mekanizması” “Evet, bu fikre sıcak bakardım. Bireysel kontrolümüz ile yaparsak cep telefonun bir parçamız olmadığını kendimize kanıtlayabiliriz.” “Hayır, sıcak bakmazdım.” “Evet, sıcak bakardım.” “Akıllı telefonum yok. Ama kısıtlama düşüncesi saçma bence. Akıllı telefon olmadığında hayat daha anlamlı ve dolu dolu geçiyor.” “Evet, mantıklı olurdu. Sosyal aktivitelere daha fazla zaman ayırılabilirdi. Çünkü belirli saatlerde mesaj gelmeyeceğini ve atamayacağımızı bilir ve daha rahat hareket ederdik.” “Evet, olumlu bakardım. Kendimle ve kariyerimle ilgili konulara daha fazla zaman ayırabilirdim.” “Hayır, istemezdim bunu, ben internette ticaret ile uğraşıyorum ve eğer sosyal medya olmasa idi bunun yerine tanıtım yapmam gerekirdi.”
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
“Evet derdim.” “Evet derdim, sadece ticaret açısından iyi olmazdı. Sosyal medyada kendi ihtiyaçlarımı karşılayan networklar olmalıdır.” “Hayır, kısıtlama istemezdim ben. Çünkü sadece arkadaşlarımla değil, gündemden de haber almak için mobil internet kullanımından vazgeçmezdim.” “Evet, çünkü gereksiz zaman geçirdiğimi düşünüyorum. “Hayır, istemezdim, kısıtlamalara karşıyım. Özgürlüğüme tehdit gibi algılıyorum.” “Evet, çünkü gereksiz zaman geçirdiğimi düşünüyorum. “Hayır, sıcak bakmazdım. Kesinlikle bırakmayı düşünmüyorum.” “Hayır, istemezdim, kısıtlamalara karşıyım. Özgürlüğüme tehdit gibi algılıyorum.” “Hayır, sıcak bakmazdım.” “Evet derdim.” “Hayır istemezdim. Kullanımı değiştirmek istemezdim.”
Katılımcılar bu soruyu dışardan bir müdahale veya kısıtlama getirilmesi fikrine %46’sı “Hayır sıcak bakmazdım” derken , %54’ü “Evet sıcak bakardım” cevabını vermiştir. Verilen bu cevaplardan katılımcıların mobil internet kullanım sıklıklarından şikâyetçi olduklarını ve bırakmak için bir vesile aradıkları gözlemlenmiştir. %46’lık sıcak bakmayan kesimin telefon ve mobil internet kullanımın yüksek olduğu ve telefon bağımlısı olduğunu yanlış olmayacaktır. Ayrıca bu grubun dışarıdan müdahaleyi bir engelleme olarak algıladıkları ve tepki gösterdikleri görülmüştür.
6. Soru da odak grup görüşmesinde katılımcılara “Akıllı Telefon ile geçirdiğiniz süre 1
saat ile sınırlansaydı bu süreyi nasıl değerlendirirdiniz? Hangi uygulamalar önceliğiniz olurdu?” sorulmuştur. Sonuçları Tablo’6 de ayrıntılı olarak verilmiştir. Tablo 6. Akıllı Telefon ile geçirdiğiniz süre 1 saat ile sınırlansaydı bu süreyi nasıl değerlendirirdiniz? Hangi uygulamalar önceliğiniz olurdu? Katılımcılar 1.
Cevaplar “WhatsApp, Bundle ve Youtube uygulamaları önceliğim olurdu. Takip ettiğim yerleri önem sıralamasına göre sıraya koyarak hızlıca tarama yapardım.” “İlk olarak mesajlarıma bakardım. Sonra ilk olarak Instagram’a hızlıca bakardım. Daha sonra Youtube’a bakardım. Başlarda heyecanla baktığım telefonum sonra alışınca 1 saat bile sıradan olmaya başladı benim için.” “Araştırmalarımı yapardım hızlıca. Ödevlerimi için tarama yapardım. Son 15-20 dakika da Instagram’a girip kim ne yapıyor diye bakar en sonda da acil aramalarımı yapardım.” “Genel olarak yasaklara karşıyım.” “Sadece önemli mesajlarıma bakar ve cevap verirdim.” “Bu 1 saatlik zamanda sadece kendime fayda sağlayacak uygulamalara vakit ayırırdım.” “İletişim ve haber okumaları önceliğim olurdu.”
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
“1 saate verimli geçirmek için çaba harcardım. Instagram ve Youtube sitelerine girerdim.” “Sınırlı zamanla arkadaşlarım ile konuşma yapar, Whatsapp ve Instagram en önceliğim olur kalan zamanımı aileme ve çevremdeki insanlara vakit ayırma tercih ederdim.” “Akıllı telefonum yok ama bilgisayarda youtube da film izlerdim.” “En çok Instagram’ı kullanırdım birde maillerimi kontrol ederdim.” “Instagram ve Twitter’ı kontrol eder kalan zamanda da araştırmalarım için kullanırdım.” İnternette ticaret yaptığım için sipariş kontrolü ve iş ile ilgili durumlar için kullanırdım. Zaman kısıtlı olduğu için sadece iletişime öncelik verirdim. Telefon ile konuşmayı seven biriyim. “Zaman kısıtı olduğu için maksimum fayda ile kullanmaya çalışırdım. Google, Gmail ve sosyal medyayı hızlı kullanmaya çalışırdım.” “Sosyal medya ile geçirirdim. Instagram da en son gönderiler iyice takip ettikten sonra Twitter de kim ne yazmış diye bakardım.” “Daha çok amaca yönelik kullanmaya çalışırdım.” “Arkadaş ve ailem ile iletişim kurmaya çalışırdım. Whatsapp ve Instagram önceliğim olurdu.” “Önemli olabilecek işlerimi hallederdim. Mail ve Whatsapp zaman geçirirdim.” “Benim için çok kısıtlı bir zaman olduğu için 1 saat içerisinde ilgilendiğim bütün sosyal medya hesaplarıma bakıp günlük işlemi halletmeye çalışırdım.” “Yapmak zorunda olduğum işlerimi hallederdim. Geri kalan vakitlerde ise dışarda zaman geçirirdim.” “Instagram ve Youtube bakardım. O gün yüklenen postları izlerdim.” “Zaten kullanımım çok az. Benim için değişen bir şey olmaz.” “Banka ve mail işlemlerini hallederdim. Diğer zamanlarımda ise sevdiklerimle vakit geçirirdim.”
Odak grup görüşmesine katılan katılımcıları 6. Soruya verdikleri yanıtlarda çoğunlukla, öncelikli olarak iletişim amaçlı (telefonla konuşmak) kullandıkları, ikinci olarak hızlı bir şekilde haber almak için WhatsApp uygulamalarına yöneldikleri ve üçüncü olarak da yine Instagram uygulamasına girerek kimin ne yaptığı gibi soruların cevabı için meraklarını tatmin ettikleri görülmüştür. 7.Soru olan “Mobil internet kullanımınız tamamen engellenseydi bu süreyi nasıl değerlendirirdiniz?” soruna odak grup görüşmesine katılan 24 kişinin 17’si kadarı çok benzer cevapları vermiştir. Katılımcılar mobil internet kullanımlarının tamamen kısıtlanması durumunda bu süreyi kitap okuyarak, müzik dinleyerek, park ve bahçede dolaşarak, yeni enstrümanlar öğrenerek, spor yaparak ve değişik yerleri keşfederek değerlendirerek söylemiştir. Bir bayan katılımcı ellerini daha aktif kullanabileceği bir aktivite ile ikame
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
edebileceğini, bir başka katılımcı ise bunun nafile bir şey olduğunu, insanların kitap okuma seviyelerinde ki düşüklüğü engelleme ile değişemeyeceği cevabını vermiştir. 8.Soru olan “Problematik mobil internet kullanımı nedeniyle bir süre sonra boyun fıtığı, anksiyete (kaygı bozukluğu), depresyon gibi kalıcı hastalıklar yaşayacağınızı bilmek sizde nasıl bir tutum değişikliğine neden olurdu?” sorusuna verilen cevaplar aşağıdaki Tablo 7’de verilmiştir. Tablo 7. Hasta olmanız durumunda tutumunuz ne olurdu? Katılımcılar 1. 2. 3.
Cevaplar “Sınırlama yoluna giderdim.” “Sosyal medya kullanımımı kesinlikle azaltırdım. Sağlığım, eğlenmemden daha önemli.” “Böyle bir şey olacağını bilsem kesinlikle elimi bile sürmezdim, zaten anksiyete bozukluğuna sahip biri olduğum için daha da tetiklememek için uzaklaşırdım. “Tutumum pek değişmezdi.” “Kesinlikle kullanmazdım.” “Kullanımı azaltma yönünde gayret ederdim.” “Hastalık yaşayacağımı bilsem telefonumu kesinlikle kullanmazdım.” “Ben pek önemsemezdim. Çünkü zaten spor yapıyorum. Bu rahatsızlıklar beni etkilemez.” “Kesinlikle ya çok azaltırdım ya da kullanmamaya başlardım.” “Kullanmıyorum zaten. Zamanım kıymetlidir, dikkate alırdım.” “Devam etmem. Bunlardan bazılarının belirtisini gördüğümde daha az sosyal medya ve telefonda zaman geçiririm.” “Davranışımı kısıtlayarak süreyi en aza indirerek bu hastalılara yakalanma riskimi azaltırdım.” “Sağlık problemini sebep olacağını bildiğimde kullanımı azaltırdım. Önce sağlık” “Sonunda bir bedel ödemek olduğunu bildiğim için sağlığımdan ödün vermezdim.” “Devam etmezdim. Yalnız işlerimi halletmek için süreyi daha da verimli değerlendirmeye çalışırdım.” “Dozunu azaltmaya çalışırdım. Ama kullanmaktan asla vazgeçmezdim.” “Bu olumsuz durumla karşılaşacağımı bilsem de mobil internetten kopamazdım. Ama olabildiğince dikkat etmeye çalışırdım.” “Daha dikkatli kullanırdım ve ya zamanı azaltırdım. Ancak günümüzde mobil internet kullanımını sıfıra indirmenin de mümkün olmayacağını düşünüyorum. Ancak ciddi bir hastalığa yakaladığımda da mobil kullanımını bırakırdım.” “Sınırlandırmaya çalışırdım.” “Davranışımı değiştirmezdim. İleride zaten birçok hastalığa yakalanacağız.”
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
“Süre kullanımını kontrol altında tutmaya çalışırdım.” “Sınırlandırmaya çalışırdım.” “Dikkat ederdim. Zaten fazla kullanmıyorum.” “Sınırlama getirmeye çalışsam bile yine aynı ritüele geri dönerdim.”
Odak grup görüşmesinde sekizinci sorudaki mobil internet kullanımı nedeniyle ciddi sağlık problemlerine yakalanacağını bilmeleri katılımcıların çoğunluğunda (%84’ünde) davranış değişikliğine neden olurken, 4 kişide (%16’sında) herhangi bir davranış değişikliğine neden olmamıştır. Bu da araştırmaya katılan katılımcılarda farkındalık yaratıldığını ve mobil telefon bağımlılığının uzun dönemde insan sağlığı üzerinde ciddi etki yarattığı bilincini oluşturmuştur.
9. Soru olan “Teknolojiyle ilişkinizde kontrolün kimde olduğunu düşünüyorsunuz? ”
sorusuna katılımcıların 20’si yani %83’ü kontrolün kendisinde olduğunu, kalan 4 kişi ise yani %17’si kontrolün teknolojide olduğunu düşünmektedir. SONUÇ ve DEĞERLENDİRME 21. yy. postmodern pazarlama dünyasında artık ürün ve hizmetlerin hedef kitleye ulaştırılmasında kullanılan yöntemler değişmiştir. Artık TV, radyo, gazete ve dergi gibi tek yönlü iletişim sağlayan geleneksel kanalların yerine bilgisayar ve mobil tabanlı olan iletişim kanalları tercih edilmektedir. Sosyal ağlar ve mobil uygulamalar işletmelerin mesajlarını yayma, ürünü yönetme gibi yeni pazarlama stratejileri daha çok talep görmektedir. Geleneksel satın alma yöntemlerinin kullanıldığı dönemdeki tüketici ile bugünkü tüketiciler bile karşılaştırıldığında arada büyük farklılıklar olduğu görülmektedir. Geleneksel dönemdeki tutundurma faaliyetlerinin yerine artık günümüzde daha çok sosyal medyanın ön planda olduğu, bilgisayardan çok mobil üzerinden reklam verme, ürün-hizmet tanıtımları ve bunlar ile ilgili video paylaşımlarının yer aldığı yeni bir dönem yaşanmaktadır. İşte bu yeni dönemdeki modern iletişim kanallarını kullanan tüketicilerin de davranış modelleri değişmiş ve pazarı eskisinden çok daha yakından tanıyan ve takip eden bir tutum içine girmişlerdir. Çalışmada değişen ve yeni oluşan bu pazar yapısındaki tüketicilerin davranışlarını daha iyi analiz edebilmek için planlanan odak grup görüşmesi ile genç tüketicilerin davranışları hedeflenmiştir. Üniversite öğrencilerine yapılan odak grup görüşmesine göre genç tüketicilerin davranış özellikleri şu şekilde özetlenebilir. Odak grup görüşmesine katılan üniversite gençlerinin telefon bağımlılığının yüksek olduğu görülmektedir. %45’i 4-7 saat arasında, %20’si ise 8 saat ve üzerinde mobil internet ile vakit geçirmektedir. Üniversite öğrencileri en çok mobil uygulamalardan Instagram uygulamasını kullanmakta, Facebook uygulamasını tercih etmediklerini bunu daha çok ebeveynlerinin kullandığını belirtmiştirler. Instagram uygulamasını en çok arkadaşlarının ve etrafındaki kişilerin ne yaptıkları, nereye gittikleri ve nasıl yaşadıkları ile ilgili bilgileri öğrenmek için kullandıkları gözlemlenmiştir. Araştırmanın yapıldığı odak grup görüşmesindeki gençlerin büyük çoğunluğunun Youtube kanallarına çok ilgi gösterdikleri ve yoğun mobil kullanan katılımcıların en az 5 ve üzeri Youtube kanalına abone olduklarını ve birçok konuda bu mecradan bilgi edindiklerini belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan kız katılımcılar daha çok Instagram, WhatsApp ve diğer uygulamalardan fal-astroloji-seyahat gibi uygulamalara ilgi gösterirken, erkek katılımcılar spor-araba-bilgisayar oyunları-teknoloji gibi
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
uygulamaların yer aldığı uygulamalara ilgi göstermektedir. Araştırmaya katılan katılımcılar iletişim şekli olarak daha önce mesajlaşma ile iletişim sağlarken günümüzde WhatsApp ile iletişim kurduklarını belirtmişlerdir. Araştırmaya katılan üniversite öğrencileri mobil ile müzik dinlediklerini, iletişim için kullandıklarını, ödev-sunum araştırmaları için kullandıklarını ve bir ürün veya hizmet satın almadan önce detaylı araştırma için kullandıklarını belirtmiştirler. Eskiden tüm bunları ayrı ayrı farklı cihazlarda yaparlarken şimdi hepsini mobil üzerinden yerine getirmektedirler. Katılımcıların mobil internet kullanım sürelerinin kısıtlanmasına çoğunluğu sıcak bakmakta ve uzun süre mobilde vakit geçirmekten rahatsızlık duyduklarını belirtmişlerdir. Mobil internet kullanımlarının 1 saat ile sınırlandırılması durumunda katılımcıların genel tutumu, mobil mecrayı sadece telefon olarak kullanma şeklindedir. Araştırmada katılımcılar mobil telefonunun ikamesi olarak daha çok dışarıda vakit geçirmek istemektedir. Birey kendisini yalnız hissettiğinde, bir şeyler keşfetme arzusu duyduğunda ya da eğlenmek istediğinde ihtiyaçlarını sanal dünyanın kısa yol çözümleriyle bastırdığını düşünmektedir. Ancak bu ihtiyaçlarını gerçek dünyada tatmin etmesi en doğal ve doğru yöntemdir. Dışarıda, gerçek aktivitelere yönelerek geleneksel sosyalleşme ve eğlenme yöntemlerine geri dönmek en doğal çözümdür. Araştırma türü olarak odak grup görüşmesinin seçilmesinin nedeni teknoloji bağımlılığı gibi önemli bir konuda gençlerin bu konu hakkındaki duygu ve düşüncelerini daha yakından incelenmiştir. Özetle, odak grup görüşmesinde genç tüketici kitlesini oluşturan üniversite öğrencilerinin mobil telefonu çok iyi kullandıkları ve bağımlılık oranlarının çok yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın yapıldığı örneklem grubu olan üniversite öğrencilerinin mobil internet ortamında sosyal aktiviteler, sportif faaliyetlerden ziyade bilgisayar oyunlarını oynama, sohbet etme (chat), sosyal medyayı takip etme, müzik dinleme, hareket halindeyken boş vakit geçirmek için bilinçsizce internette dolaşma gibi eylemlerle ilişkili olduğu gözlenmiştir. Mobil uygulamalar üniversite gençlerinin aynı zamanda sosyal ve kültürel seviyelerine katkı sağlamakta, farklı yaşam deneyimleri ve hikâyeleri izlemelerine fırsat vermekte, onları birer dünya insanı olmaları konusunda desteklemektedir. Ancak bilinçli kullanım büyük önem arz etmektedir. Zira tüketiciler mobil internet kullanımında geçirdiği zamanı kontrol edememekte ve saatlerini su gibi harcamaktadır. Bu nokta da mobil internet bağımlısı olmakta olmamakta kişinin kendi öz kontrolünde yatmaktadır. Gençlerin bilinçli olması mobil telefonları etkili ve efektif kullanması konusunda gayretli olması da önemlidir. Bu çalışma ile yapılan kalitatif araştırmadan çıkan sonuçlar doğrultusunda gerçekleştirilmesi planlanan kantitatif araştırma ile daha kapsamlı bulgular elde edilmesi amaçlanmıştır.
Kaynakça
AAP. (2016) American Academy of Pediatrics Announces New Recommendations for Children’s Media Use. https://www.aap.org/en-us/about-the-aap/aap-pressroom/Pages/American-Academy-of-Pediatrics-Announces-New-Recommendations-forChildrens-Media-Use.aspx Erişim Tarihi: 02.10.2017 Ahuja, S., & Kumari, S. G. (2009). Impact of Extended video Viewing on Cognitive, Affective and Behavioral Processes in Preadolescents. (Doktora tezi). American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Washington, DC: American Psychiatric Association.
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
Ampofo, L. (2015). Mindfulness in the Machine: Breaking Our Technology Addiction http://www.socialmediatoday.com/content/mindfulness-machine-breaking-our-technologyaddiction Erişim Tarihi: 02.10.2017 Atladóttir, H. O., Parner, E.T., Schendel, D. (2007). “Time Trends in Reported Diagnoses of Childhood Neuropsychiatric Disorders: A Danish Cohort Study,” Archives of Pediatrics & Adolescent Medicine 161( 2), 193–198 Bank of America. (2016). Trends in Consumer Mobility Report 2016. http://newsroom.bankofamerica.com/files/press_kit/additional/2016_BAC_Trends_in_Consu mer_Mobility_Report.pdf Erişim Tarihi: 02.10.2017 Beard, K. W. (2005). Internet addiction: A review of current assessment techniques and potential assessment questions. CyberPsychology & Behavior, 8(1), 7–14. Bianchi, A. ve. Phillips, J.G. (2005). Psychological Predictors of Problem Mobile Phone Use. CyberPsychology & Behavior. 8(1): 39-51. Brown, A. (2011). Media use by children younger than 2 years. Pediatrics, 128 (5):1040-5 Çokluk, Ömer, Kürşad Yılmaz ve Ebru Oğuz, 2011. “Nitel Bir Görüşme Yöntemi: Odak Grup Görüşmesi”, Kuramsal Eğitimbilim, 4(1), www.keg.aku.edu.tr Davenport, T. H., & Beck, J. C. (2001). The attention economy: Understanding the new currency of business. Harvard Business Press. Deci, E. L., Koestner, R., & Ryan, R. M. (1999). A meta-analytic review of experiments examining the effects of extrinsic rewards on intrinsic motivation. Psychological Bulletin, 125, 627-668. Dews, P. B. (1955). Studies on behavior. I. Differential sensitivity to pentobarbital of pecking performance in pigeons depending on the schedule of reward. Journal of Pharmacology and Experimental Therapeutics, 113(4), 393-401. Ertemel, A.V. (2016). Dijital Çağda İllüzyonel Pazarlama, Abaküs Eyal, N. (2014). Hooked: How to build habit-forming products. Penguin: NY, ABD. Facebook & IDC. (2013). http://www.adweek.com/digital/facebook-idc-studysmartphones/ Erişim Tarihi: 01.09.2017 Fogg, B. J. (2002). Persuasive Technology: Using Computers to Change What We Think and Do. Morgan Kaufmann Publishers, CA Fortin, D. R., & Dholakia, R. R. (2005). Interactivity and vividness effects on social presence and involvement with a web-based advertisement. Journal of Business Research, 58(3), 387-396. Graham, P. (2015). The Acceleration of http://www.paulgraham.com/addiction.html Erişim Tarihi: 12.10.2017
Graybiel, A. M. (1990). Neurotransmitters and neuromodulators in the basal ganglia. Trends in Neurosciences, 13(7), 244-254. Greenfield, D. N. (1999). Psychological characteristics of compulsive Internet use: A preliminary analysis. Cyberpsychology & behavior, 2(5), 403-412.
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
Gürce, Y. M. (2017). The Effects of Online Consumer Reviews on Purchase Intention: A Study for Young Consumers, 7/1, Journal of Current Researches on Business and Economics, 137-155. Griffiths, M. (2000). Internet addiction – Time to be taken seriously? Addiction Research, 8(5), 413–418. Henderlong, J., & Lepper, M. R. (2002). The effect of praise on children's intrinsic motivation: A review and synthesis. Psychological Bulletin, 128, 774-795. JWT (2011). Fear of Missing Out (FOMO) http://www.jwtintelligence.com/ production/FOMO_JWT_TrendReport_May20 11.pdf Erişim tarihi 13.10.2017 JWT. (2012). Fear of Missing Out (FOMO), http:// www.jwtintelligence.com/wpcontent/uploads/2012/03/F _JWT_FOMOupdate_3.21.12.pdf Erişim tarihi 13.10.2017 King, D. L., Delfabbro, P. H., Griffiths, M. D., & Gradisar, M. (2011). Assessing clinical trials of Internet addiction treatment: A systematic review and CONSORT evaluation. Clinical Psychology Review, 31(7), 1110–1116. Kuss, D. J., & Griffiths, M. D. (2012). Internet gaming addiction: A systematic review of empirical research. International Journal of Mental Health and Addiction, 10, s.278-296. Kuss, D.J., Griffiths, M.D., Binder, J.F. (2013). Internet addiction in students: Prevalence and risk factors Computers in Human Behavior 29, 959–966 Leung, L., & Lee, P. S. N. (2012). The influences of information literacy, internet addiction and parenting styles on internet risks. New Media & Society, 14(1), 117–136. Leung, L. (2004). Net-generation attributes and seductive properties of the internet as predictors of online activities and internet addiction. CyberPsychology and Behavior, 7, 333348. Leroy, S. (2009). Why is it so hard to do my work? The challenge of attention residue when switching between work tasks. Organizational Behavior and Human Decision Processes, 109(2), 168-181. McHaffie, J. G., Stanford, T. R., Stein, B. E., Coizet, V., & Redgrave, P. (2005). Subcortical loops through the basal ganglia. Trends in neurosciences, 28(8), 401-407. Mitchell, P. (2000). Internet addiction: Genuine diagnosis or not? The Lancet, 355(9204). Morgan, C. & Cotten, S. (2003). The relationship between Internet activities and depressive symptoms in a sample of college freshmen. CyberPsychology & Behavior, 6(2), 133–142. Morris, D.Z. (2017). New French Law Bars Work Email After Hours. Fortune http://fortune.com/2017/01/01/french-right-to-disconnect-law/ Erişim Tarihi: 12.10.2017 Pezoa-Jares, R. & Espinoza-Luna, I. (2013). Internet addiction: A review. Journal of Addiction. Research & Therapy S6, 004 Przybylski, A. K., Murayama, K., DeHaan, C. R., & Gladwell, V. (2013). Motivational, emotional, and behavioral correlates of fear of missing out. Computers in Human Behavior, 29(4), 1841-1848.
Yıldız Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2018, Cilt 02, Sayı 02, s.18-34
Rideout, V., Vandewater, E.A, Wartella,, E,A, 2003, Zero to Six: Electronic Media in the Lives of Infants, Toddlers and Preschoolers Rideout, V. (2011). Zero to eight: Children's media use in America. Common Sense Media. Sigerson, L., Li, A.Y.-L. Cheung, M.W.-L., Cheng, C. (2017) Examining common information technology addictions and their relationships with non-technology-related addictions, Computers in Human Behavior, 75, 520-526 Smith, A. D., & Bolam, J. P. (1990). The neural network of the basal ganglia as revealed by the study of synaptic connections of identified neurones. Trends in neurosciences, 13(7), 259-265. Social Security Administration. (2013). SSI Annual Statistical Report. Washington, DC: July 2013 http://www.ssa.gov/policy/docs/statcomps/ssi_asr/2012 /ssi_asr12.pdf Erişim Tarihi 01.10.2017 Şahsuvaroğlu, Tuna ve Ekşi, Halil. 2008. “Odak Grup Görüşmeleri ve Sosyal Temsiller Kuramı”, Eğitim Bilimleri Dergisi, Cilt: 28, Sayı: 28. TimeWellSpent Hareketi (2017), http://www.timewellspent.io/app-ratings/ Erişim Tarihi: 02.10.2017 Twenge, J. M. (2017). IGen: Why Today’s Super-Connected Kids Are Growing Up Less Rebellious, More Tolerant, Less Happy--and Completely Unprepared for Adulthood--and What That Means for the Rest of Us. Simon and Schuster. Wansink, B., Painter, J. E., & North, J. (2005). Bottomless bowls: why visual cues of portion size may influence intake. Obesity, 13(1), 93-100. Widyanto, L., & Griffiths, M. (2006). ‘Internet addiction’: A critical review. International Journal of Mental Health and Addiction, 4, 31–51. Williams, R. E., & Kraft, J. S. (2012). The mindfulness workbook for addiction: A guide to coping with the grief, stress and anger that trigger addictive behaviors. New Harbinger Publications. Yeşilay, 2017, Teknoloji bağımlılığı, http://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/teknoloji Erişim Tarihi: 23.10.2017 Yıldırım, A ve Şimşek, H, 2006. Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri. Seçkin Yayıncılık, Ankara. Young, K. S. (1998). Internet addiction: The emergence of a new clinical disorder. CyberPsychology and Behavior, 1, 237-244. Young, K. (2010). Internet addiction over the decade: A personal look back. World Psychiatry, 9(2), 91. Young, K., & Abreu, C. (2011). Internet addiction. A handbook and guide to evaluation and treatment. Hoboken, NJ: John Wiley & Sons. Zeldes, N. (2008) “Quiet Time” and “No Email Day” pilot data is in!. Intel IT Peer Network, https://itpeernetwork.intel.com/quiet-time-and-no-email-day-pilot-data-is-in/) Erişim Tarihi 10.10.2017. 34
Share and Cite
ERTEMEL, A.V.; PEKTAŞ, G.Ö.E. Mobile Technology Addiction in Terms of Consumer Behavior in the Digitizing World A Qualitative Rese. Yildiz Social Sciences Institute Journal 2018, Vol. 2, pp. 18-34. https://doi.org/10.62051/ytu.yildiz-social-sciences-institute-journal-mobile-technology-addiction-in-terms-of-consumer-behavior-in-the-digitizing-worl

